ARTVİN’DE EKONOMİ VE FİNANS PANELİ YAPILDI

ARTVİN’DE EKONOMİ VE FİNANS PANELİ YAPILDI
ARTVİN’DE EKONOMİ VE FİNANS PANELİ YAPILDI02.01.2018 09:55


Artvin’de “Ekonomi Finans   ve Artvin”  konulu panel düzenlendi. Bursa’da bulunan ve Artvin kökenli işadamlarının kurmuş olduğu  ARSİYAD- ARTSO ve ESOB’un organizasyonunda yapılan panelin konuğu ise Türkiye’nin yakından tanıdığı ekonomi uzmanı Ali Ağaoğlu oldu.

Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde  2017 yılının son günü öncesi  30 Aralık 2017  Cumartasi günü Saat 18.00’de başlayan panele  Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Yazan, ARSİYAD Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Taysi, ESOB Başkanı Demirhan Elçin, ARTSO Başkanı Kurtul Özel,  Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ARTSO Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Alkan, AFGAD Başkan Yardımcısı Sami Özçelik,  CHP İl Başkanı Ahmet Biber, İyi Parti İl Başkanı Filiz Akyüz, Arıcılar Birliği Başkan Yardımcısı Süleyman Kaya Keskin ve Artvin esnafı katıldı.

Panelin sunuculuğunu ARTSO personeli Yaşar Kars yaptı. Panelin açılış konuşmasını ise ARTSO Başkanı Kurtul Özel Yaptı. Kurtul özel yaptığı konuşmasında ise şu ifadelere yer verdi;

“Artvin’in ekonomisi perakende ekonomiye dayalıdır. Sanayi pek fazla gelişememiştir gelişememesinin en büyük nedeni de bölgesel pazarlara uzaklık, alt yapı sorunları ve organize sanayinin olmaması.  Son zamanlarda Arhavi ilçesinde organize sanayi kurulma aşamasında olup yer tahsisi bittikten sonra kısa zamanda bizler bu organize sanayimize kavuşacağız. 

Artvin’in ekonomisi tarıma dayalıdır.  Çay ve fındık ön plana çıkmaktadır. Sahildeki ilçelerimizde. Az bir miktarda mısır tarımı vardır. Çoruh havzasında sebze ve meyve tarımı yapılmaktadır. Bu da geleneksel tarım yöntemiyle yapılmaktadır.  Makineli tarım yer almamaktadır. İlimizin en önemli ürünlerinden bir tanesi de baldır. Bal üretiminde ilimiz önemli bir yere sahiptir.

İlimizin en önemli gelişim planlarından bir tanesi de turizmdir. Turizm alanında ilimizde alternatif turizmde eko turizmde, doğa turizminde, yayla turizminde, kültür turizmi alanlarından da çeşitli türlere sahip iller arasındadır.

Ayrıca ilimizde sarp sınır kapısına sınır olması sebebiyle hem ihracat hem de lojistik sektöründe önemli gelişmeler yaşanmıştır. Öte yandan sarp sınır kapısı 7 Milyon kişinin giriş çıkış yaptığı önemli bir kapıdır.

2016 yılının sonu 2017 yılına ilişkin oda üyelerimizle alakalı bilgi vermek istiyorum. 2017 ‘nin Şubat ayında Türk İslam Seferberliğine katıldık. 18 Bin kayıtlı çalışanımızın 22 Bin 500 kişiye çıkardık.  Bunlarda teşvikler sayesinde oldu. Neydi bu teşvikler, bizim de üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile beraber hareke ederek sigorta teşviklerini sağlamış olduk. Ayrıca sigorta primlerimizi erteletmiş olduk. Ayrıca odamız girişimci kursları faaliyetlerinde bulunduk.  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin girişimiyle Nefes Kredisi adı altında 50 Bin TL’ye kadar üyelerimize 990 faiz oranıyla kredi tahsis ettik.  KOSGEB nakit destek kredileri sağladık sizlere.

Kısaca odamızın yeni hizmet binamızı kısa zaman sonra açacağız. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından ilimizde TOBB Mesleki ve teknik Anadolu Lisesi yaptırılacaktır. Bu okulun yakın zamanda ihalesi yapılacaktır. Ayrıca rekabet edebilmek için birleşmemiz lazımdır. Başarıya giden yolda birleşmek vardır.dedi.

 

 

 

Daha sonra söz alan ESOB Başkanı Demirhan Elçin, Artvin esnafının genel durumunu, Ulusal marketler, maden sorunu ve ulaşım yollarını ele alan konuşma yaptı. Elçin konuşmasında;

“Bu etkinliğin gerçekleşmesinde lokomotif görevi olan Bursa ARSİYAD yöneticilerine ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bugün 168 bin nüfustayız. Esnaf sayımız 2001 yılında 8 Bin 637 iken şimdi 6 Bin 145’e düşmüş. Dolayısıyla Artvin küçüldükçe küçülmüştür. Hatta küçülmesi için ülkenin şartları göçe sebep olmuştur. Devlet sağlık ve eğitim şartlarını karşılarsa göçe engel olunur. Nüfus az olduğu için de ticarette ona göre oluyor. Artvin’e gelirken mutlaka kara yolunu kullanmak zorundasınız. Sahilden Artvin sınırına girdiğinizde bir karanlık şehire giriyorsunuz arkadaşlar! Başka illerde ışıklar var arkadaşlar! Bunları belediyeler mi veriyor valilikler mi veriyor TEDAŞ mı veriyor?  Bizim şehrimiz ise kap karanlık bir şehir sayın arkadaşlar! Hopa’yı dönünce başka bir ülkeye giriyoruz.

Aynı  şekilde  Yusufeli hududundan çıkınca Erzurum yoluna girdiğimizde arkadaşlar hava alanına girmiş gibi oluyoruz.

Bizle bu yollarımızın bu şekilde yapılarak Artvin’e yatırım yapılıyor da nereye yapılıyor! Bir tünel yaptırıldı hesapsızca yapıldı. Tünelin ucu baraja çıktı arkadaşlar! Bizim için en büyük sorun ulaşım sorunudur.  Devlet devletliğini yapacak biz de vatandaşlığımızı yapacağız arkadaşlar.

Her köşe başında bir ulusal marketin şubesi var. Bunlar marketya bizim bakkallarımız daha büyük.  Ulusal marketlerin önünü bir şekilde kapatmamız lazım.

Konuşmaların ardından her 2 oda başkanının konuşmalarını not alarak sunumuna başlayan panelist Ekon omi uzmanı Ali   Ağaoğlu dünya genelindeki gelişmeler ve ülkemizdeki yansımaları, Artvin’de yerel anlamda yapılabilecek ve yapılması gerekli çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Dünyadaki ekonomik yansımaların  mutlaka herkesi etkileyeceğini belirten Ağaoğlu şunları söyledi:

“Ben siz  bu yılı ve önümüzdeki yıllarda yaşanacak olanların tahminlerini anlatacağım.  Bizi 10 yıl sonra neler bekliyor?  Onları bir parça zamanımız el verdiği süre içinde konuşmak istiyorum. Bu arada Artvin’e ilke geldiğimi de  üzülerek söyleyeyim. İsviçre’den farkınız yok, Kışın bu kadar güzel ise bahar aylarında yazları ve sonbaharda  ne kadar güzel olduğunu hayal etmeye çalışıyorum.  Tabii ben buraya gelirken Ali Ağaoğlu bu mu diyenleriniz olmuştu. Hakiki Aliağaoğlu benim. Onun  gerçek soyadı İbrahimağaoğlu’dur.

 Şimdi 2017 yılında önemli olaylar nelerdir derseniz, Suriye meselesi Rusya ile  ilişkiler, Kuzey Irak’ta başarısız geçen Kürt referandumu,  Trump’a  gelince küreselleşmenin tabutuna son çiviyi çakan kişi oldu.  Bütün bu gelişmeler ışığında %11 gibi birazda orantısız hormonlu büyüdük.  Büyüdük mü, büyüdük. Herkese yansıdı mı, maalesef yansımadı. Bu genele yansıması için atılan adımlar ne yazık ki sınırlı.

 Ben şimdi 2018’den bahsedeceğim.  Ne oldu geçmişte? 2008 yılında dünyada çok ciddi bir  ekonomik kriz yaşandı. Bu nu dünya para basarak değil ama para saçarak düzeltmeye çalıştı.  Amaç ekonomik çarklar çalışsın enflasyonu durduralım. Nasrettin Hoca’nın yün hikayesini hatırlatan bir çözüm. Hani Nasrettin Hoca, alacaklısına, en kısa sürede borcunu ödeyeceğini söylüyor.  Nasıl yapacağını anlatıyor. Koyunlar yayla zamanı dikenli tellerin olduğu yoldan geçecek. Oraya yünler takılacak, o yünleri toplayacak hanımı çorap örecek, o da pazara gidip satacak ve borcunu böylece ödeyecekti ya.. Bizim bankalarımız kapattırıldı. Avrupa ve Amerika’da batan banka yok!.  Onlar basarak bankaları ayakta tutmaya çalışıyor. 

 2001 krizi sonrası  güven sorunu yaşandı. Şirketler, bankalara, bankalar devletlere güvenmezlerse sıkıntı yaşanır. Çünkü ekonomide en önemli şey güvendir.  Ekonomi de en çok ihtiyaç duyulan şeydir güven.  Biz batan bankaları çekerken kalan bankalarımız sağlamdır dedik ve güven sağladık.  İngiltere Avrupa Birliğinden ayrılacağım dedi. Ayrılacağım diyen kimdi, Gençler ve Londra demedi.  Kim çıkalım dedi. Londra’nın dışındaki yaşlı İngilizler.

Sonra başka bir şey ortaya çıktı. Küreselleşme bize ne vaat ediyordu. Mal, hizmet, sermaye ucuz işgücü.  Serbest dolaşmak. Böylelikle geliri her tarafa az çok paylaştırmaktı. Böylece bu dolaşımdan dolayı güzel bir dünya düşünüldü. Süper. Peki, ne oldu. Mal, hizmet, sermaye dolaştı.  Ne dolaşamadı İş gücü… Bakın ben dünyayı dolaştım.

Çin’den Avustralya’ya, Amerika’dan Uzak doğu’ya kadar avm’lerdeki markaların %70’i aynı.   Bu küreselleşme az sayıda markalara, az sayıda endüstriyel şirketlere yaradı. Ne oldu?  Az önce ESOB Başkanının bahsettiği esnafların durumunu lokal markaları son derece bozdu. Gelir dağılımının bozulmasının en büyük nedeni bana göre küreselleşmedir.

 Zombi şirketlere halen destek vermenin bir namlı yok. Ölmüş şirketleri ayakta tutamazsınız.  Çünkü bunlar bir süre sonra diğerlerini de hasta ediyor.  Hâlbuki küçük ve orta işletmelere az kaynaklarla destek olasınız onlar zaten borçlarına çok sadıktırlar. Esnaf Sanatkârlara üye olan esnaflar eğer gerçekten batmadılarsa mutlaka borçlarını öderler. 

Büyük borçlular öyle değil, Banka peşimizden koşsun derler.  Küçük esnaf ise borcunu ödemek için bankaya koşar. Şimdi Artvin özeliyle ilgili konuşacağım bölümde de söyleyeceğim. Siz 4. Destek kapsamındasınız. Sizde sorun şu. Barajlara gelen ödenekler kişi başına yüksek görünmesine neden oluyor. Ama kişilere dağılımı mümkün olmuyor. Burada bu paranın dolaşması mümkün değil.

Artvin özeline gelirsek, Ben organik tarımla uğraşıp batmış bir insanım. Çünkü yanlış yaptım.  10 üretecek yerde 1 ürettik.  Talepleri karşılayamadık. Doğru bir ekip kuramadık. Sonuç kaçınılmaz oldu. Macahel’den bir arkadaş bize satmak için organik bal getirdi. Gerçekten çok güzeldi. Çok ilginç bir teklifte bulundu bize. Bize dedi ki siz bu balı satın eğer zamanında satamazsanız şekerlenecek. 2006’lardan bahsediyorum.

Bize 55 TL’den veriyordu.  Sertifikalı. Hatta nerelerde nasıl üretildiği bilgileri vardı. Şekerlenirse o balı bana getirin yerine 5 TL’ye aynı bal vereceğim.” Dedi. Bal meselsini hafife almayın. Bunun üzerine gidin tadından geçilmeyecek. Organik bal çok önemli bir gelir kaynağı olacak.  Üniversite kenti olun.  Eskişehir örneğini biliyorsunuz. Az önce başkan güzel önerilerde bulundu. Bir şeyler vaat etmeniz lazım. Bana da vaat edin. 

Dört mevsim bir ilsiniz. İsviçre’ye benziyor Artvin ama orada sadece çam var. Burada her türlü ağaç ve bitkiler var.  İlkbahar, yaz, sonbahar, kış süpersiniz. Benim bir arkadaşım sadece fotoğraflarını çekmek için geliyor. Artvin’in markalayın, Artvin’in bu  paha biçilmez  güzelliklerini tanıtın, değerlerini  fikirlerini paraya çevirin, pazarlayın, İnsanları buraya  çekin. Artvin’in ihraç edeceği çok güzel ürünleri var.  Bergama tulumu, Kayseri Pastırması,  Malatya Kayısısı gibi. Artvin’in de markasını yaratın.  Bakın 260 coğrafya işareti var. Beş para etmezler. Sadece 3 tane coğrafya işareti dünyaca biliniyor. Çok üzgünüm. Bunların 2’sini biliyorum Antep Baklavası, Aydın İnciri.. Bunlar nerede para ediyor, Avrupa’da.  Lokal işaretler inanın bir işe yaramıyor.  Artvin organik bal hikâyesi ve hayvansal ürünler çok kıymetli. Bunun üzerinde durulması gerekiyor. Bakın Anzer balı kaç para yaklaşık bin TL. Artvin’in balı neden böyle olmasın.

Bana buradan tereyağı gönderdi dostlarımız. İnanın hayatımda ilk kez tereyağı yedim. Ne olur bu tadı bozmayın. Bunu bize satın.  Kestane balı yedim buram buram boğazımı yakıyor. Organik ürünlere olan talep çok yüksektir. Bunu siz karşılayamazsınız. Düşünün 15 milyonluk İstanbul’a bile cevap veremezsiniz. Yol engel mi engel ama aşılıyor. Bu ürünlerinizi bozmayın, tanıtın, markalayın bize satın. İnanın yetiştiremezsiniz.  Artvin’e sağlık turizmi getirin. Doğa turizmini öne çıkarın.  Teşvikte Artvin’i 4. Bölgeden çıkartıp 5-6. Bölgeye çıkartmak gerekiyor. Ben bu konuda bir yazıyı kaleme alacağım.”dedi.

 Sunumun ardından soru cevap bölümüne geçildi. Ali Ağaoğlu’na  günün anısına  ARTSO Başkanı Kurtul Özel  ve ESOB Başkanı Demirhan Elçin’den plaket verildi.  ARSİYAD’a Bursa dışından ilk kez üye olan İlyas Şahin’e  rozetini ARSİYAD Başkan yardımcısı  Mehmet Emin Taysi taktı.

ALİ AĞAOĞLU KİMDİR?

Boğaziçi Üniversitesi İş İdaresi mezunu olan Ağaoğlu, iş hayatına 1986 yılında başladı. Anadolu Kredi Kartları A.Ş.’de bölüm yöneticiliğinden sonra, Standard Chartered Bank’ın İstanbul, Westdeutsche Landesbank’ın İstanbul ve Moskova ofislerinin Hazine Bölümü’lerinde görev aldı.

1998-2001 yıllarında Egebank’ın Hazine bölümü Grup Müdürlüğü’nü yapan Ağaoğlu, birleşik Sümerbank’ın Oyakbank’a devrinden sonra ; Bayındırbank’ta, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesindeki bankaların Hazine bölümlerinin koordinatörlüğünü üstlendi. Bu dönemde; TMSF bankalarındaki mevduatları devredilmesi ve sorunlu kredilerin çözümlenmesi konularındaki çalışmalara da katıldı.

Arams, Aktif Çözümleme ve Danışmanlık şirketinde yönetici ortak olarak görev alan Ağaoğlu değişik kurumların finansal piyasalardaki risklerinin yönetilmesi konularında danışmanlık yapıyor.

2007-2008 yıllarında haftalık Tek Borsa dergisinde ve 2004 yılından bu yana Vatan Gazetesi’nde finansal piyasalar alanında köşe yazıları yazan Ağaoğlu, 2008-2012 arasında Fortune Türkiye dergisinin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmüş, 2009-2013 yılları arasında CNBC-E televizyonunun sabah kuşağında finansal piyasalardaki gelişmeleri yorumlamıştır. Benzer bir görevi halen daha Bloomberg televizyonu akşam kuşağında sürdürmektedir.

Kültür Üniversitesi’nde finansal piyasalar konusunda dersler vermektedir. Aynı zamanda Socar Türkiye’nin Hazine ve Finansal Risk Koordinatörlüğü görevini sürdürmektedir. Ali Ağaoğlu, evli ve bir kız çocuğu babasıdır.

HABER: SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: ekonomi

Diğer Ekonomi haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.