ÇAĞLAYAN VADİSİ’NDE HUKUK ZAFERİ…

ÇAĞLAYAN VADİSİ’NDE HUKUK ZAFERİ…
DANIŞTAY, Artvin’in Şavşat İlçesi Meydancık Köyü’nde yapımı planlanan HAS Hidroelektrik Santrali (HES) için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararını iptal eden mahkeme kararını onadı.11.10.2017 20:47
  Çağlayan Vadisi sakinleri kararı büyük bir sevinçle karşıladı. Adaletin eninde sonunda  mutlaka doğru karar verdiğinin bir örneği olduğuna vurgu yapan  Çağlayan Vadisinde yer alan 8 köyün sakinleri, HES’lerle mücadele edenlerin sonuna kadar mücadelelerinden  vazgeçmemeleri gerektiğini, HES’lerin  yanlış taraflarının olduğunu artık siyasi iktidarın ve adaletin açıkça  dile getirdiğine dikkat çekiyor..
Çağlayan Vadisi üzerinde kurulması planlanan 22 megawat gücündeki HAS HES projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 'ÇED Olumlu' raporu verdi. Meydancık Yöresi Köyleri Kalkındırma Dayanışıma Kültür ve Turizm Derneği öncülüğünde 26 kişi, ÇED raporunun iptali istemiyle 2 yıl önce Rize İdare Mahkemesine iptal davası açtı. Bölge halkı iptal davası başvurusunda ÇED raporunda planlanan faaliyetin çevresel etkilerinin yeterli düzeyde veri ve belgeye dayandırılmadığı, membada su haklarının korunmadığı, ÇED sürecinde bilgilendirme usullerine uyulmadığı, aynı vadide arka arkaya var olan diğer HES projelerinin gizlendiği, sucul yaşam ve faunaya müdahalede bulunulduğu, tarımsal sulamaya ilişkin veriler bulunmadığı, havza planlaması yapılmadığı ve can suyunun yetersiz olduğu iddialarına yer verdi.
HES’TE ÇAĞLAYAN ZAFERİ
Artvin’in Şavşat İlçesi Çağlayan Deresi üzerinde yapılması planlanan has Enerjiye ait  hidroelektrik santral (HES) projesi, bölgede bulunan 8 köy muhtarlığı,  Meydancık Yöresi Köyleri Kalkındırma Dayanışma Kültür ve Turizm Derneği ile köylülerinde arasında olduğu 26 davacı tarafından 2015 yılında Rize İdare Mahkemesine ÇED olumu kararın iptali gerekçesiyle dava açıldı.
2015 yılında yapılan ilk keşifte bilir kişi heyeti yapılacak projenin çevresel etkileri olacağı yönünde raporu vermesine rağmen mahkeme başkanı bilir kişi içerisinde çevre mühendisi olduğu halde, bilirkişide çevre mühendisi yok diyerek  yeni bir keşfe karar verdi. 25 Mayıs 2017 tarihinde yapılan ikinci keşifte ise bilirkişi heyeti yine bölgede yapılacak olan projenin çevreye zararı olacağı yönünde rapor vermesinin ardından Rize İdare Mahkemesi Çağlayan HES projesinde ÇED Olumlu kararın iptaline karar verdi.
Çağlayan Vadisi üzerinde yapılması planlanan HAS Hidro Elektrik Santrali'nin, bölgenin ekolojik dengesini bozacağını gerekçesiyle  ÇED olumu kararın iptali  gerekçesiyle projenin iptali için  26 davacının açtığı dava sonuçlandı.
Çağlayan vadisi su havzasından yararlanan Oba köyü, Dereiçi, Tepebaşı, Çukur, Eskikale, Yağlı, Demirci, Maden köyünün yer aldığı 8 köy muhtarlığı sakinleri kararı büyük sevinçle kutladı.  
Kararı değerlendiren Çağlayan Vadisi sakinlerinden davacı Emekli öğretmen Mahmut Yaşar, “ 24 Mayıs 2017 tarihinde yeniden yapılan bilirkişi keşfi sonrası bir açıklama yapmıştım. Orada demiştim ki; ‘Havza içerisindeki tüm su kaynaklarının HES şirketinin kullanımı ve tasarrufuna bırakılacağı gerçeği ile karşı karşıyayız. HES projesinin 1125 kotu ile sınırlı kalacağı söylemi inandırıcı değildir. 
 Bunun gerçeği membadan yani suyun kaynağından mansaba kadar HES şirketine 49 yıllığına veriliyor olduğudur. Bizim buna evet dememiz, razı olmamız mümkün değildir. Kaldı ki tüm Karadeniz’de ve Türkiye genelindeki tüm HES’lerin üreteceği toplam enerji, Türkiye toplam enerji ihtiyacının %2’sini karşılamıyor.   O zaman şu soru akla geliyor. Hes’ler gerçekten kalkınmanın bir parçası olarak enerji üretimi için mi, yoksa küresel ısınma sonucu kuraklığa giden dünyanın su kaynaklarının kullanım hakkını birilerinin elde etmesi midir? Takdiri kamuoyuna bırakıyorum. Umarım yöre halkının yaşam kültürünü hukukunu yargı korur. Beklentimiz bu doğrultudadır.’ Demiştim. Yargı, hukuk  benim tahmin ettiğim ve çok arzuladığım bir kararı verdi. Çünkü gerçek ortadadır. Burada 8 pare köy varsa, bu doğa cenneti varsa, burada oluşmuş kadim bir kültür ve yaşam varsa, bu vadi ve bu dere sayesinde oluşmuştur. Bundan dolayı biz  8 köy ile birlikte bu mücadeleyi verdik. Umarım bu karar birçok yanlışı da düzeltecek emsal bir karar olur” Dedi.
 Çağlayan Vadisi Has Enerji HES’e karşı verilen mücadelede 8 Köy adına basın açıklaması yapan  Emekli öğretmen Nizamettin Pehlevan, kararı olumlu bulduklarını, adaletin yerini bulduğunu söyleyerek, mücadele veren 8 köyün muhtarı ve sakinlerine teşekkür etti. 
 Pehlevan, bundan 4 yıl önce yaptığı basın açıklamasında ise şu ifadelere yer vermişti;
““Bizler bu vadide YAŞAYAN ESKİKALE, ÇUKUR, DEREİÇİ, OBA, DEMİRCİ,  YAĞLI, ÇAĞLAYAN, MADEN, TEPEBAŞI ve Meydancık Köyleri Kalkındırma Derneği bileşenleriyiz.
Atalarımız kadimden beri bu topraklarda çok zor şartlarda, yolsuz,  enerjisiz yaşamış ve asla bölgesinden, köyünden, toprağından ayrılmamıştır. Bazı dönemlerde göç imkânları doğmasına, verilmesine rağmen, daha iyi imkânlar bulunan yerlere gitmemiş, toprağını, bağını, deresini, dağını asla terk etmemiştir. 
Nedenlerine baktığımızda; İnsan yaşamının olmazsa olmazı olan 3 temel olgu ön plana çıkıyor. Bunlar, “TOPRAK-SU VE HAVA” olduğu aşikardır.  Toprak ananın ana şefkati ile cömertçe sunduğu bu ormanlar,  bu doğa ve bu doğanın etkileşimiyle yüzyıllar içerisinde oluşan kültür bizi buradaki ağaçların kökü gibi köyümüze bağlamıştır. Bundan dolayıdır ki; çeşitli nedenlerle zorunlu olarak diğer illere ve yurt dışında  göç etmiş Havza halkı  her yıl yaz aylarında mutlaka köylerine gelir, evine, yerine, bahçesine sahip çıkar, bu temiz havayı, muhteşem doğayı yılın 5-6 ayı doyasıya yaşar.
ŞAVŞAT’TA ÇAĞLAYAN VADİSİ İLE BİRLİKTE DİĞER 
VADİLER İLÇEMİZE “CİTTASLOW” ÜNVANI GETİRDİ
Bizler Çağlayan vadisi bileşenleri olarak;  Yaradanın bahşettiği, cennetin tarifinin yapıldığı,  ilçemize İtalya’dan  Citta Slow “sakin şehir”  ünvanı getiren fotoğrafların çekildiği paha biçilemez bu muhteşem doğayı katlederek, bu vadiyi yaşanmaz hale getirecek olan, Maden köyü (Bazgiret) çevresindeki maden işletme projesine, 
Çağlayan Rabat arasında yapılması planlanan, temiz havayı, zehirli dinamit toz bulutu haline getirecek olan “TAŞ OCAĞI” projesine ve de bugün  burada toplanmamıza, buluşmamıza, birleşmemize, el ele vermemize  neden olan, insanların ve tüm canlıların yaşaması için en önemli unsur olan, ancak;
 Çağlayan Deresi’nde  HAS Enerji şirketinin 49 yıllığına  kiralayıp, yapılması düşünülen  doğa ve tüm canlıları olumsuz etkileyecek  Hidro elektik santraline  karşı olduğumuzu ve ne pahasına olursa olsun, asla geçit vermeyeceğimizi, tüm yetkililere, dünyaya kamuoyuna, saygıyla duyuruyoruz.
Gelinen süreçte; gerekli hukuksal mücadelemiz devam ediyor, ve nereye kadar giderse gitsin  sonuç alınana kadar, bu HES projeleri iptal edilene kadar devam edecektir. Bugün havzamıza gelen bilirkişi keşif heyetinin sağduyusuna güvenmek istiyoruz. Bu güzelim,  muhteşem doğayı katlettirecek, insan ve canlı yaşamını olumsuz etkileyecek yönde bir karar vereceklerine asla ihtimal vermiyoruz.
RANTÇI ŞİRKETLERLE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUZ ŞAYET İŞ ORAYA GELİRSE…
ANAYASANIN 56. MADDESİ GEREĞİ HER TÜRLÜ MEŞRU MÜDAFAA HAKKIMIZI KULLANIRIZ
Değerli Çağlayan Vadisi Bileşenleri; çevremize, sularımıza, göz diken, doğayı katleden “RANTÇI ŞİRKETLERLE” karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Şayet iş oraya varırsa; Anayasamızın 56. Maddesine istinaden, meşru müdafaa hakkımızı kullanacağımızı, yetkililere, kamuoyuna duyuruyoruz.
 Bizler, bu topraklarda doğduk. Beşikten mezara kadar diyerek Bu topraklarda ölmek istiyoruz. Hiçbir güç bizi bu kararlılığımızdan vazgeçiremez. Hiçbir canlının, susuz havasız yaşayamayacağını biliyor, onun için sularımıza ve çevremize  sahip çıkıyoruz.
Ülkemizin bu son noktasında, tahrip edilmemiş doğal bir çevrede  sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçmişte olduğu gibi gelecekte de yaşamak istiyoruz. Dedelerimizin, babalarımızın bize bıraktığı gibi, aynı şekilde bu doğayı asıl sahipleri olan gelecek kuşaklara emanet aldığımız şekliyle teslim etmek istiyoruz. Onlarda  kendilerinden sonra geleceklere aynı şekilde devredecek. Biz derelerimizin özgürce akmasını ve geçtiği her yere sonsuza dek yaşam sunmasını istiyoruz.”
ANAYASANIN 56. MADDESİ NE DİYOR?
Anayasa`nın 56. Maddesi :
A. Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
25 MAYIS 2017’DE YAPILAN BİLİRKİŞİ KEŞFİNDE NELER YAŞANMIŞTI?
Daha önce yapılan keşifte çevre mühendisi yer almadığı gerekçesiyle ÇED iptal kararı Danıştay tarafından iptal edildi.
 Keşfe Meydancık belediyesinin kapsamından önce son belediye başkanı ve CHP Şavşat İlçe Başkanı Nihat Acar,  İl Çevre Müdürlüğü avukat ve mühendisleri, HES Şirketinin temsilcileri, davacı köylerin muhtarları ve halkı katıldı.
Rize İdare Mahkemesi’nin belirlediği bilirkişi heyeti 25 Mayıs 2017 Perşembe günü Çağlayan HES’in yapılacağı Çağlayan Deresi Havzasına geldi. Vadi köylerinden oluşan 8 köyün muhtar temsilcileri ve köy halkı keşif yerinde hazır bulundu.   Keşif Heyeti, HES şirketinin verdiği koordinat üzerinde inceleme yaptı.  Koordinatların dışına çıkmadı. Burada Çağlayan HES davasının avukatı Av. Bedrettin Kalın ve kimi köylüler bu havzada neden HES projesi yapılamayacağı ile ilgili bilgiler verdi ve savunmalarını yaptı.
 BU HAVZADAKİ 8 KÖY BU DERENİN SUYU İLE YAŞAMAKTADIR
Av. Bedrettin Kalın, daha önceki HES Bilirkişi raporlarında yazan bilgileri ve tespitleri hatırlattı..  Davanın lehte sonuçlandığını anlatan Kalın,  bu kararın Çevre Mühendisinin olmadığı gerekçesiyle bozulduğunu belirterek;  “Danıştay, mahkemenin karşı oy gerekçesine uyarak bu kararı bozmuş oldu. Şu an bunun yeniden keşfini yapıyoruz. Esasında bu derede su yok.  
8 KÖY 30 KM’DEN FAZLA SU KANALI YAPMIŞTIR
Çağlayan Deresi’nin suyu daha üst kotularda Demirci, Yağlı ve Maden Derelerinden gelmektedir. Esasında bu dere toplama bir deredir. Haziran Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında sulama için su bulunamıyor.  Bu mevsimde akan su yağan yağmur ve eriyen kar sularından ibarettir.  8 köy bu derenin suyu ile yaşamaktadır. Bu havzadaki köylerde mahallelerle birlikte 30 km’lik açık sulama suyu kanalları bulunmaktadır.  Burada Su Kullanım Hakkı HES şirketine ait oluyor.  Kanun,  HES projelerinde maalesef Havza içinde bulunan bütün suların kullanım hakkını şirkete veriyor.Dedi.
HES TEMSİLCİSİ; “SU YOKSA ENERJİ ÜRETMEYECEĞİZ!
HES temsilcisi çevreci olduklarını iddia ederek; “ Burada yapılacak HES hiç kimseyi mağdur etmeyecek. Biz 1125 kotu ile 760 kotu arasında çalışma yapacağız.  Biz bu alanın dışında hiçbir şekilde çalışma yapmayacağız. Kanallardaki suya dokunmayacağız. Derede su yoksa santralı çalıştırmayacağız.”dedi.
KALIN; SU KULLANIM HAKKI ŞİRKETE GEÇİYOR!
 Avukat Bedrettin Kalın bu ifade üzerine; “Bu söylenenler gerçeği yansıtmamaktadır. Havzadaki bütün su kaynaklarının kullanım hakkı Şirkete ait oluyor.  Dolayısıyla en büyük sorunda budur.”dedi
 HES TEMSİLCİSİNE 80 YAŞINDAKİ MEYDANCIKLI VATADAŞTAN CEVAP GELDİ
Meydancık Köyü’nden gelen 80 yaşındaki bir vatandaş, HES şirketinin temsilcisinin HES projelerini savunurken kullandığı ifadelere tepki göstererek;” Siz deminden beri masal anlatıyorsunuz.  Süslü kelimeler kullanarak HES’i anlatıyorsunuz. Gelin Bizim derede yapılan HES’leri görün. Bize nasıl zarar verdiğini biz yaşıyoruz. Sizin söylediklerinizin hiç biri gerçek değil” dedi.
 MEYDANCIK VE YÖRESİ KÖYLERİ KALKINDIRMA
 VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
Keşfin yapılmasının ardından Meydancık Ve Yöresi Köyleri Kalkındırma Ve Dayanışma Derneği üyesi  adına bir basın açıklaması yapan    Emekli Öğretmen Nizamettin Pehlevan; “ Çevresine, doğasına, suyuna, ata yadigarı  Eskikale, Çukur, Dereiçi, Demirci,  Yağlı, Çağlayan, Maden ve Tepebaşı köylerimize ve tüm bu yörenin sularına sahip çıkıyoruz. Siz çevre dostları ile birlikte  geleceğe yaşanılabilir bir çevre bırakmak için   burada toplanmış bulunuyoruz. 
4 YILDIR HUKUKİ MÜCADELE VERİYORUZ
Bilindiği gibi Çağlayan HES’e karşı 4 yıldır Hukuk Mücadelesi veriyoruz. Daha önce de bu alanda bir araya geldik. Bugün olduğu gibi keşif heyetini karşıladık.  Rize İdare Mahkemesi’nde görülen davaya birlikte katıldık. Mahkemenin ikiye bir oyla lehimize vermiş olduğu karara birlikte sevinmiştik. Ancak heyet başkanının çevre mühendisi yoktur şerhi kararın bozulmasına ve şu anda yapılan keşfe konu olmuştur.  Bu nedenle HES’e karşı vermiş olduğumuz mücadele yeni bir boyut kazanmıştır.  Biz şunu da söylemek isteriz; Bilirkişi heyetini biz oluşturmadık. Bilirkişi heyetinde çevre mühendisi vardı da biz mi kabul etmedik?  Bu nedenle çevre mühendisi olmayışının karşı oy gerekçesi yapılmış olmasını da anlamış değiliz.
Daha öncede söylediğimiz gibi bilirkişi heyetine güvenmek hukukun varlığına, üstünlüğüne inanmak istiyoruz. Tüm canlıların, doğanın yaşam kaynağı olmazsa olmazımız  suyumuzu paradan başka hiçbir şeyi görmeyen hiçbir şeyi umursamayan şirketlere teslim etmek istemiyoruz.  İnsanları ve ekosistemi susuz bırakacak, tahrip edecek projelere hayır diyoruz. Bu nedenle hukukken de geçit verilmemesini istiyoruz.
ATALARIMIZ BU COĞRAFYADA YOL, SU, ELEKTRİK YOKKEN BİLE YAŞADILAR 
AMA BİZ ÇOK İYİ BİLİYORUZ Kİ SU OLMADAN HİÇ BİR ŞEKİLDE YAŞAYAMAYIZ
Atalarımız bu coğrafyada yol, su, elektrik yokken de yaşadılar, Bir yaşam kültürü oluşturdular.  Bu kültürü, bu doğayı korumak ve geleceğe taşımak görevimizdir. Suyun, yaşam hakkı ve yöre kültürünün devamı olduğunu düşünerek karar verilmesini bekliyoruz.  
Bizler, kendi çıkarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen, doğayı,  insanı, bitkiyi, yaban hayatını umursamayan paragöz şirketlerle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Hukuka inanıyoruz, mücadelemizi hukuk içinde yürütüyoruz. Bu coğrafyada çevreyi yok edecek insan yaşamını olumsuz etkileyecek HES başta olmak üzere, maden ve “Taş Ocakları” işletmeciliğine de karşıyız. Kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.”dedi.
HES PROJELERİ GERÇEKTEN ENERJİ İÇİN Mİ YAPILIYOR YOKSA….
Emekli Öğretmen Mahmut Yaşar , Havza sakini ve dava müdahili olarak  HES Projelerine karşı olduğunu  belirterek, “Havza içerisindeki tüm su kaynaklarının HES şirketinin kullanımı ve tasarrufuna bırakılacağı gerçeği ile karşı karşıyayız. HES projesinin 1125 kotu ile sınırlı kalacağı söylemi inandırıcı değildir. 
 Bunun gerçeği membadan yani suyun kaynağından mansapa kadar HES şirketine 49 yıllığına veriliyor olduğudur. Bizim buna evet dememiz, razı olmamız mümkün değildir. Kaldı ki tüm Karadeniz’de, ve Türkiye genelindeki tüm HES’lerin üreteceği toplam enerji, Türkiye toplam enerji ihtiyacının %2’sini karşılamıyor.   O zaman şu soru akla geliyor. Hes’ler gerçekten kalkınmanın bir parçası olarak enerji üretimi için mi, yoksa küresel ısınma sonucu kuraklığa giden dünyanın su kaynaklarının kullanım hakkını birilerinin elde etmesi midir? Takdiri kamuoyuna bırakıyorum. Umarım yöre halkının yaşam kültürünü hukukunu yargı korur. Beklentimiz bu doğrultudadır.” Dedi.
HABER.SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: ARTVİN

Diğer Ekonomi haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.