KOMŞUYU AÇ BIRAKMAYAN KÜLTÜRÜN TORUNLARINA NE OLDU?

KOMŞUYU AÇ BIRAKMAYAN KÜLTÜRÜN TORUNLARINA NE OLDU?
Hayrettin Karaca TEMA Vakfı’nın kurucularından, doğa dostu muhteşem bir bilge insan..08.08.2018 21:01
 Nihat Gökyiğit ve birkaç dostu ile “Türkiye Çöl Olmasın” sloganı ile yola çıkmış, doğanın damarlarında yeşil akan dostlarıdır bu güzel insanlar. Nihat Gökyiğit, 10-11 Ağustos tarihlerinde yapılacak 17. Macahel  festivaline Doktoru bu yıl için izin vermiş. Hoş doktoru izin vermezse yine gelirdi… Çünkü Gökyiğit’in DNA’sı tıpkı İsmet Acar gibi Artvin olarak kodlanmıştır. 
Hayrettin Karaca ise dünyaya global bakan, Artvin’i bazı Artvinlilerden çok daha iyi bilen ve seven bir insan. Şu an 96 yaşında sağlığı elverse, inanın Macahel’e Saf Kafkas Arısı ve Bal Festivali’ne gelirdi.. Artvin’in ormanlarında, derelerinde, yaylalarında, köylerinde dolaşırdı. Ama artık yolculuk yapamayacak drumda olduğu için gelemiyor. Onunla yıllar önce yapılmış, herkese örnek olacak muhteşem bir söyleşiyi özellikle okumanız, okuyanların ise paylaşmasını özellikle rica ediyoruz. Bir insan bu kadar mı gözü tok, dünyayı, insanları, canlıları, geleceği düşünür? Biliyorum bazılarınız inanamayacaksınız. Ama inanın ki gerçektir.. Buyurun.
10 YILDIR HİÇBİR ŞEY ALMAMIŞ ÜZERİNE..
Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala üzerinde; ayakkabısı da yamalı. sökük paltosunu, pantolonunu, yakalarını ters-yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor. 10 yıldır hiçbir şey almamış üzerine. karaca markasının ve Tema Vakfı’nın kurucusu Hayrettin Karaca “param var ama tüketmeye hakkım yok” diyerek ‘al tüket ve yok et’ diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.
İKİYE BÖLÜNMÜŞ ARTIK. GÖZÜ AÇLAR VE KARNI AÇLAR. 
komşuya ver… Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını söyleyen Karaca, Türkiye’de bir zamanlar fakirleri aç bırakmayan kültürün nasıl yok olduğunu hüzünlenerek anlattı. Televole kültürünün karşısında birtakım değerlerin yok olduğunu söyleyen karaca, çocukluk günlerinin “komşuyu aç bırakmayan” kültürünün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabileceğini söyledi. “dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. İşte o gözü açları doyuramayacağız. Bunların farkına küçükken vardım. Dilim kültürüm gidiyor. Bağımsız bir Türkiye değiliz artık. en büyük acımız geri getiremediğimiz o kültürümüzdür.” diyen Karaca şöyle konuştu:
PARAM VAR AMA TÜKETMEYE HAKKIM YOK!
 “Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ama herkes eşit şartlarda oynardı sokakta. Bütün çocuklar gibi ben de yalınayak oynardım. Akşam olduğu zaman annem seslenirdi, avucuma bir kap sıcak yemek koyarlardı. Kulağıma eğilip, ‘komşu anneye götür’ derdi. Etrafımızda bizi duyacak kimse yoktu ama bu bana verilen ‘aman kimse görmesin Hayrettin’ mesajıydı. Komşu annenin yağını, odununu kim alır, kimse bilmezdi. Paylaşma düzeni vardı, o kültürdü. Savaştan çıkmış bir Türkiye’de ‘fakirim’ diyen çoktu ama ‘açım’ diyen yoktu. Oradan aldım bu kültürü. Kaybolan budur, giden budur. Ama Anadolu’yu gezerken görüyorum ki, bu değerleri hala yaşatanlar var.”
KARACA: UTANIYORUM… Tüketim toplumunun rezalet hale geldiğine, Akmerkez’in önünden geçmeye utanıyorum, nedir bu ışıklar, bu rezalet. ‘yılbaşı’ demek, ‘al, tüket, yok et, yaşamı mahvet’ demek. o yüzden bu yırtık kazağı gururla taşıyorum üzerimde. Global ekonomi insanları kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da mutluyum. Bunu elimden hiç bir güç alamaz. İnanç her şeyi halleder” dedi.
“açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır” diyen karaca, ihtiyacından çok tüketerek sınıf atlamaya çalışanları suçladı. Karaca, “bugünkü tüketim iki katına çıktığı gün, belki dünyada yaşam olmayacak. en büyük tehlike gıdada. Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 çocuğa eşdeğerde dünya nimetlerini alıp götürüyor” diyerek dünyanın düştüğü durumu gözler önüne seriyor. tv seyretmiyor… cep telefonu kullanmadığını, 5 yıldır tv izlemediğini belirten Karaca:
“OKUMAKLA MÜKELLEFİM. OLANIN OLMAYANA, BİLENİN BİLMEYENE BORCU VAR.”
“Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Malını mülkünü verirsin orada biter borcun. Mesela Yalova’daki botanik bahçemi vakıf yaptım ama borcum bitmedi topluma. Şimdi borcumu bilgi sahibi olarak ve bunu aktararak ödüyorum. Okumak ibadettir. Okumamak cumhuriyete ihanettir.” Oğlunu, eşini ve annesini kaybeden Hayrettin Karaca, “acılar karşısında isyan ederek hiçbir şey kazanamazsınız, elde olan bir şey değil çünkü bu. Ben acıyı da, mutluluğu da kabulleniyorum. Ama acılar hafızadan hiç çıkmaz” dedi.
185 MİLYON AFRİKALI HER GÜN AÇLIKTAN ÖLME RİSKİ İLE YAŞIYOR…
Dünyanın durumunu değerlendiren Karaca şu yorumlarda bulunuyor: “Birleşmiş Milletler 2004 Kalkınma Raporu’na göre, Afrika’da 323 milyon insan günde 1 dolardan az bir gelirle geçimini sağlıyor. Temiz su kaynağından mahrum 273 milyon kişi bulunmakta. İlkokul çağında okula gidemeyen 44 milyon çocuk var. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon. her yıl beş yaşının altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor. Zengin ülkeler yıllık gelirlerinden yüzde 0,7’sini kurtarma amaçlı projelere yönlendirseler bu sorunların hepsi ortadan kalkabilir.”
“BİR” ÇOK GÜÇLÜDÜR. ATATÜRK BİR KİŞİYDİ. HER ŞEY “BİR” İLE BAŞLAR. BİR YOKSA İKİ OLMAZ
“bir” çok güçlüdür….. “benim de vardı 40 tane kravatım. o zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim, ama bilerek yapmadım bunu.” diyen Karaca, “artık farkına vardım bunun. Ne zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum, kendime sadece kitap alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam; bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. Dokuz senedir bu pantolonu giyerim, paltom yırtıktır. Param var ama tüketmeye hakkım yok! Bunu herkes yapabilir. “bir” çok güçlüdür. Atatürk bir kişiydi. her şey “bir” ile başlar. bir yoksa iki olmaz. Ben de yakınlarıma örnek olmaya çalışıyorum” diyor.
1 ALYANS İÇİN 3 TON ZEHİRLİ ATIK… Tema vakfı Yayınları’ndan çıkan “dünyanın durumu 2004” raporlarını yorumlayan karaca şu tespitlerini aktarıyor: – dünyada makyaj malzemesi için yapılan harcama 18 milyar dolar. Dünyadaki tüm kadınların üreme sağlığı için gerekli para 12 milyar dolar. – Avrupa ve ABD’de evde beslenen hayvanların mamasına harcanan para 17 milyar dolar. Dünyada açlığın ve yetersiz beslenmenin sona erdirilmesi için gerekli para 19 milyar dolar.
– parfüme harcanan para 15 milyar dolar. Evrensel okur-yazarlığın sağlanması için gereken yıllık ek yatırım 5 milyar dolar. – deniz seyahatlerine harcanan para 14 milyar dolar. Dünyada herkese temiz içme suyu sağlanması için gerekli para 10 milyar dolar. – Avrupa’da dondurmaya harcanan para 11 milyar dolar. Her çocuğun aşılanması için gerekli miktar 1,3 milyar dolar. – satışa hazır 1 ton altın elde etmek için 300 bin ton atık üretilir. Başka bir deyişle altın bir alyans için ortaya çıkan atık miktarı 3 tondur. Bu atıkların çoğu siyanür ve kimyasal maddeler içerir. 
HAYRETTİN KARACA KİMDİR ? Hayrettin Karaca 4 Nisan 1922 yılında Bandırma'da doğdu. Babası Hocazade Halil Efendi, annesi Zehra Hanım'dır. Her ikisi de Kırım muhaciridir. Lisesini bitirdikten sonra ailesinin işinin başına geçip triko-örme olan bu işi ülkenin en başarılı sanayi kuruluşlarından biri yapmıştır. Karaca firması diğer firmalara göre 20 yıl önceden Türkiye'de ihracatın liderliğini yapmıştır.
Karaca, ellili yaşlarında, Türkiye'nin ilk özel arboretumunu kurdu ve yurtiçi-yurtdışında gezdiği her yerden tohumlar topladı, botanik bahçelerini gezdi ve bağlantılar kurdu. Karaca'nın Yalova'da kurduğu Karaca Arboretumu, dünyanın hertarafındaki botanikçiler tarafından bilinmektedir. Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin'i bilimadamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forum olmuştur. Türkiye için adeta bir gen koruma merkezi olan Karaca Arboretumu içerisinde 14.000 türü barındırıyor. Hannover Üniversitesi'nden ekoloji profesörü Franz H. Meyer, Hayrettin Karaca'dan "Şimdiye kadar hiç böylesine kişisel çıkar gütmeden, kendini insanlığın yararına çalışmaya adamış birine rastlamadım." diye bahsetmektedir. Karaca, TEMA Vakfı'nın kurucularından biridir. Hayrettin Karaca ağaç dikim çalışmalarına devam etmektedir.
ÖDÜLLER Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından Fahri Doktora 1990 Birleşmiş Milletler Çevre Programının 'Global 500 Roll of Honour' Ödülü 1992 Çevre Bakanlığı tarafından "Çevre Beratı" 1992 Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından verilen 'Çevre Ödülü' 1994 Çevre Bakanlığı tarafından "Üstün Hizmet Ödülü" 1994 ODTÜ tarafından 'Felsefe Onur Doktorası' 1995 Ege Üniversitesi "Fahri Doktora"sı 1995  Milli Olimpiyat Komitesi "Fair Play" Ödülü 1996 Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı "Hoşgörü Ödülü" 1996 Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı tarafından "Şeref Üyeliği Beratı" 1997 Kırıkkale Üniversitesi ilk Fahri Doktora unvanı 1997 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü 1997 ÇEVRETED tarafından "Çevreted 97 Onur Ödülü" 1997 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi "2000 Yılının Öncüleri" Ödülü 1998 Genç Hukukçular Derneği tarafından "Yılın Yurttaşı" Ödülü 1998 Türkiye Çocuk Dergisi tarafından Babalar Günü nedeniyle "Toprak Baba" unvanı 1998 Anadolu Üniversitesi Fahri Doktora Ödülü 1998 BİLSES Vakfı "Çevre Ödülü" 1998 Ankara Çankaya İzci Grubu tarafından "Yılın Doğa Dostu" Ödülü 1998 Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından "Yılın Adamı" Ödülü 1999 Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı tarafından "1998 Türk Dünyasına Hizmet Ödülü" 1999 TBMM Onur Ödülü 2005 Right Livelihood Award 2012(Alternatif Nobel Ödülü) Birleşmiş Milletler "Orman Kahramanı Ödülü" 2013
HAZIRLAYAN: SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: Artvin

Diğer Güncel haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.