Livane(ARTVİN) Gezisi Notları-6

Livane(ARTVİN) Gezisi Notları-6
CAĞ KEBAB’ın kısa tarihini öğrenmek isteyenlere 05.07.2019 14:24
Uzundere’yi unuttum… Sonra darılırlar….
Uzundere, Üngüzekderekapı’dan sonra yakın zamanda statüsü ilçe seviyesine yükseltilen yerleşim yerlerinden biridir. Uzundere, yavaş yani salyangoz şehirdir. Ülkemizdeki az sayıdaki yavaş şehirlerden biridir. Çoruh havzasında bu yavaş şehirlerden(CİTTA SLOVE) iki adet olduğunu biliyor muydunuz? Diğeri, daha büyüktür: Şavşat... Artvin’in ilçesi. Uzundere için başka bir yazı yazma umudu ve beklentisiyle yolumuza devam edelim. Uzunderelilere selam verip şimdilik yolumuza devam edelim. Yoksa paydaşlarım beni bırakacaklar…
Fotoğrafları çektikten Balıklı (Zihek) köyünün yeni gelişim yerlerine göz attıktan sonra bir dereyi geçip yolumuza devam ediyoruz. Hars’(Ulubağ)ın deresini geçerken geçmişi hatırladım. Eskiden bu köyün(Zihek’in) hanımları bu derenin göle birleştiği yerde büyük çamaşır yıkama festivalleri tertiplerlerdi. Onların deterjanı kil; çamaşır makinaları ise tokaçlarıydı. Çamaşır yıkarken türkü söylemenin en rahat yeri burası idi. Köye yeteri kadar uzak; ulaşılır mesafede yakın bir yerdi. Şimdi evlere çamaşır makinaları girince eski sosyalleşme ortamları kalmadığı gibi yerleri de unutulmuştur. Anlattığım en az 55 sene öncesinin. 
Dereyi geçince biraz sonra, Tortum gölünü oluşturan heyelan kütlesinin üzerine çıkıyoruz. Bu heyelan öğrendiklerime göre bundan üç yüz sene önce olmuş. Solumuzdaki dağın yamacı üzerineki kütle, çok kar yağışı ve devamında yağmurla ağırlaşınca, altında kayganlaşan eğimli kaya yüzeyinin, daha doğrusu tabakalardan birinin yüzeyinin sürtünme direnci yetersiz hale gelince kayıyor; Tortum çayının aktığı derin vadiyi dolduruyor. Arkasında oluşan çukur göl haline gelince taşan su, sağ yamaçtaki bir kayanın üzerinden aşıyor şelaleyi meydana getiriyor. Bu yığından kaçan sular, bu yığının kuzey doğusunda 7’nin üstündeki göllerde ortaya çıkıyor. Heyelanlar, Çoruh havzasının tarih boyunca şahit olduğu olaylardır. 
Yolumuza devam edelim… Gölü bitirirken, sağda, iki yılımı geçirdiğim, gölün önüne yaptığımız 15 kapaklı regülatörü(bent-bağlama) seyrediyorum. Değerli yoldaşım Cüneyt’e, 24 yaşımdayken şantiye şefliğini ve müteahhit vekilliğini yaptığım bendi biraz da gururlanarak gösteriyorum. Yokluklar içinde yaptığımız bu yapının, 50 yıl sonra, eski haline yakın bir durumda kalışı, duraylığı, doğrusu, beni gururlandırıyor. Yoklukların olduğu devirlerdi. Bu bend’i yaparken bendeniz 24 yaşımdaydım ve iki yıllık inşaat mühendisiydim; askerliğimi de yapmıştım. 
Minnacık tepenin üzerine yaptırdığım şantiye binamı arıyorum; bir iz bile kalmamış… Sadece proje içerisinde yaptığımız bekçi kulübesi var. Yanına başka yapılar yapılmış… Orası bir park olarak düzenlenmiş… Tuhaf bir adı vardı… Gölün içindeki ayvalı adaya bir asma-asılma köprü yapmışlar… Ayvalı adanın ayvalarından eser yok. Hatıralarımda yaşıyorlar… Buraya tekrar geleceğiz; devam edelim… Burayı geçerken sağda aşağıda Bakkal Ali Bey’in evini arıyorum. Birçok bina yapılmış… Bir okul bile var… Yolumuza devam ediyoruz; sağımızda bir kayanın güney doğuya bakan yüzünü anlatmaya çalışıyorum arkadaşım Cüneyt’e… Derken bir yırtılmış bir boğazdan geçiyoruz; bir vaha karşımıza çıkıyor. Buranın adı ‘YIKIK’. Hars(Ulubağ) köyünün bağlığı idi. Bu bağlığa yukarıdan baktığınızda içlerinde Alabalıkların doğal olarak yaşadığı mavi gölleri yukarıdan seyretmek çok güzeldi. Eskiden bu vaha, insanların yarattığı koyu yeşil bir cennetti. Şimdi beton binalarla yeşilliğin içine edilmiş. Üzerinden geçtiğimiz boğaz da boğazlıktan çıkarılmış… Uluslar arası yol standardında yol geçirilince doğallığı da kalmamış. Karayolu kazığı burada da geçerli…
Eskiden yol, kıvrımlarla bağlığın, YIKIK’IN, içinden geçerdi. Cevizlerin altında mola yeri vardı. Biz şantiyeden fırsat bulduk mu buraya iner çay içerdik. Çayı o zamanlar çok güzeldi; veya o zamanlar ağzımızın tad alma duyusu çok kuvvetliydi. Şimdi yol, bağlığın yaslandığı heyelanın oluşturduğu yamaçtan gidiyor. Bağlığın üst kenarını sınırlıyor. İniyoruz hızla… Derken Yusufeli-Artvin sınırından giriyoruz. Tortum çayı sağımızda… Hava sıcak mı sıcak… Hep böyle olurdu… Çoruh havzasının özel iklimli yerlerinden birisidir burası… Sebze ve meyveler hem erken olur hem de çok lezzetli olurdu. Yusufeli’nde ortaokulda okurken ilk yetişen meyvelerin geldiği yerlerdendi. Şimdi ise ‘yarın gidiyoruz’ havasında…
Buradan geçerken Yusufeli insanının yokluktan icat ettiği ‘cağ kebabı’ anlatmadan geçersem Yusufeli’nin sesiz insanlarının hakkını kağıda geçirmemiş olurum. 1957 yılında olacak; ortaokul öğrencisiyken okul müdürümüz, saygı değer insan, Mehmet Ziya Eriş, yıl sonu gezilerinden birini Tortum HES inşaatına yapmıştı. Gezi dönüşünde bu derin vadiden geçerken kayanın altındaki soğuk sudan içmek için mola vermiştik. Cağ Kebabı o zaman görmüştüm. Yusufeli’nin yokluğu yaratıcılıkla yenen insanı, vurduğu kebabı nazik bir şekilde sunmanın şeklini şişe geçirerek yatay döneri kesmede bulmuştu. Döner çubuğunda etlerin pişen kısımlarına bu ağaçtan yaptığı şişleri geçiriyor sonra elindeki bıçakla eti döner yuvarlağından kesiyordu. Bir ağaç şişin alabileceği kadar et parçasını kesince en nazik bir şekilde müşterisine sunuyordu. O zamanlar demirden tel(cağ) bulmak çok zordu. Hele hele şimdi ki gibi paslanmaz çelikten, ucu sivri, sapı torna ağaçtan şişleri(cağları) yapmak düşünülemezdi; çünkü o zamanlar sanayi ürünleri çok pahalı idi ve yoktu… 
Bu iş tutunca önce Tortum’lular sonra Erzurum’lular bu işi kendilerinin yaratıcılığı olarak piyasaya sundular. Sizin anlayacağınız; Yusufeli’nin yaratıcılığını taklit ve reklamla zilliyetlerine geçirdiler. Hayırlı olsun ne diyelim… Cağ kebap, Yusufeli insanının yokluktan icat ettiği bir kebap sunma şeklidir; böyle bilinmesi hakkaniyetli ve gerçeği bilmek olur. Cağ kebabın gerçek tarihini de öğrenmiş oldunuz. Bu arada söylemeden geçmeyelim Yusufeli’li kahvaltısını cağkebapla yapar. En güzel cağ kebabını Yusufeli’n de yiyebilirsiniz deyip bu konuyu kapatalım.
Söz veriyorum devam eden yazıda sizleri Artvin’e ulaştıracağım. Peşimi bırakmayınız..
Devam edecek..


Etiketler: Artvin

Diğer Güncel haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.