ÖLÜMÜNÜN 12. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ

ÖLÜMÜNÜN 12. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ
O, aktif siyasete DSP ve Merhum Bülent Ecevit’le başladı.06.11.2018 10:09
 Bülent Ecevit, Türk siyasetinin Dürüstlük Abidesi” olarak örnek gösterilebilen nadir değerlerimizden biriydi. Halkçıydı, İşçiyle kömür ocaklarına inip onlarla yemek yiyen, onlarla tokalaşırken ceketini ilkleyen alınterine büyük saygısı olan insandı.

İşçiler onun siyaset döneminde sendikayla tanıştılar, İLO’yu, işçi haklarını Ecevit’le öğrendiler. Üreten bir Türkiye onun şiarıydı. Onun için Köy-Kent projelerini geliştirdi. Emperyalist ülkelerin bağımsız Türkiye Cumhuryeti’nin içişlerine karışamayacağını, Kıbrıs’ta ABD’ye AB’ye Avrupa’ya rağmen hakkını arayacağını göstermiş yürekli bir vatanseverdi Bülent Ecevit..

Eğer o projeler hayata geçirilmiş olsaydı. Türkiye’de bugün kişi başı gelir en az 20 bin dolar olur, iğneden ipliğe, ottan ete, gazete kağıdına kadar her şeyi dışarıdan almaz dövizimizi dışarıya akıtmazdık. Hükümet şimdi uyanmış gibi yaparak insanları üretime teşvik etse de alt yapı olarak, düşünce olarak yetersiz oldukları için bu çabaları da beyhude oluyor.

Ecevit’in vefatının ardından siyasete aktif ve pasif olarak da veda eden DSP Artvin eski İl Başkanı Enis Güneri, DSP Genel Başkanı ve Türkiye eski başbakanlarından Bülent Ecevit’i ölümünün 12. yılında da unutmadı. anarak,
Ecevit’ten sonra siyaseti bıraktığını, ancak onu hiçbir zaman unutmadığını belirten Güneri, Ecevitsiz bir Türk Siyasetinin ne hallere düştüğünü herkesin gördüğünü belirterek;

TÜRK SİYASETİNE SAYIN KELİMESİNİ 
HEDİYE EDEN BÜYÜK BİR LİDERDİ
“ Merhum Başbakanımız Sayın Bülent Ecevit’i derin hasretle ve saygıyla anıyoruz. Türk siyasetine “Sayın” kelimesini getirmiş olan işçinin asırlı ellerini sıkan, halkına saygıda asla kusur etmeyen, halkına hiç kızmayan, hep hoşgörüyle bakan büyük bir devlet adamı 12 yıldır aramızda değil. Bunun eksikliğini 80 milyon insan hissediyor. Onlarca yıl sonra bile onun öğretilerinin ve fikirlerinin öğretildiği bütün nesillerle geleceğimize rehberlik edeceğini biliyorum.

Robot çağının getireceği büyük işsizlik bunalımının onun rahmetli Ecevit’in önerdiği çözümlerle aşılacağını biliyorum. Onun çok önemli olduğuna inandığım bir sözüyle devam edelim. “Özgürlükçü demokrasinin öncülüğünü sol yapmazsa, halk onu ya durdurur, ya da tamamen tavsiye der”. Solun hayatını devam ettirmesinin temel koşullarından biri özgürlükçü demokrasinin öncülüğünü yapmaktır.

Aynı zamanda ekonomik, sosyal siyasal ve kültürel demokrasiyi, önce kendisi sonra da topluma özümsetecek çalışmalar yapmalıdır. Bizler, Bülent Ecevit’in Fikret Bila’nın kitabında anlattığı küresel ve ulusal bu kara günleri daha önce göstermişti. Her zaman olduğu gibi çıkış yollarını da göstermişti, Bugünler için söylemiş olduğu bütün bunları politika yapmak için söylemiyorum. Sadece politik olarak insan özgürlüğünü geliştirilmesini de ondan öğrendik. Bir memleketi demir kafese çevirip, halkı yönetebilirsiniz. Ama bu insan onuruyla, demokrasiyle hiç bir zaman bağdaşmaz.

VAR OLMANIN OLMAZSA OLMAZI 
TOPRAK, SU, İNSAN, ÜRÜN VE PAZARDIR

Ülkemizin zenginlikleri bütün dünyada bilinmektedir. Bu zenginlikler üzerinde emelleri olan hainler oldukça fazladır. Ama yurtseverler daha fazladır. Bu yüzyılın olmazsa olmazı toprak, insan, ürün ve pazardır. Toplumu esenliğe çıkaracak bir yoldur. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Bu ülkede eksikle olan şey toplumun her kesiminin politikada söz sahibi olamaması. 21. Yüz yılı kurgulayan güçler bir kanser hücresi gibi, o bedeni yok edeceğini, o bedenle beraber kendisini de toprağa gideceğini bilselerdi her halde böyle olmazdı. Ecevit gibi bir liderin
olmaması Türkiye’nin güçlenmesini zora sokar.

GÜZELLEŞMEK İÇİN ÇİRKİNLEŞİYORSUNUZ!

Bir kadın yazarlarımızdan birisi söylemişti. Makyaj yapmak isteyen kadınlar için şöyle diyordu; “Aslında hiç çirkin değilsin ama güzelleşmek için çirkinleşiyorsun”. Ülkede sadece siyasi iktidarların zaafı, hatası, değil, bütün siyasi güçlerin, kamuoyu yönlendiricilerin ( STK, Medya,) hatalarını görmek lazım. Yani kısacası yanlışları eksikleri anlatırken doğruları da söylemek lazım... Kayıkçı kavgası kayığı batırır. Bir şey daha var. Dünyadaki ekonomik sıkıntılar ülkemize yansıdığı zaman, büyük sıkıntılarla karşılaşmamak için çok acil önlemlerle ihtiyaç var. Örneğin 2001 ‘deki ekonomik krizlerin arkasında Asya krizinin olduğu unutulup gitmiştir.

O dönemdeki alınan ekonomik önlemlerin bugünkü iyi ye gidişinin, iktidarın övünüşün rahatlamanın temelidir. Bütün bu gerçekleri tıpkı bugün, Ecevit’in Merve Kavakçı’ya gösterdiği tepkinin haklı nedenlerini bir cümle ile savunabilirim. Bir CIA Ortadoğu uzmanı, nasıl ki Abdullah Öcalan’la PKK’ya dünya gündemine taşıdıysak türbanı da Merve Kavakçı ile dünya gündemine taşımaktaydı. Bu kadar benzerlik tesadüflerle anlatılamaz. Ecevit’i anlatmak ve anlamak lazım.” dedi.

İŞİNİ İYİ YAPAN ADAMIN AĞLAYANI 0LMAZ!

Türkiye’deki ekonomi ve işsizlik hakkında da açıklamalar yapan Güneri; “ İşini iyi yapan adamın ağlayanını görmedim. İşsizlik sorunu değil, çalışmayan insan sorunuyla karşı karşıyayız. Bunu arkasında da en büyük neden devlet olanaklarını kullanarak çalışmayan insan yaratılması acı vericidir. Türkiye’de yatarak para kazananlar var. Çalışarak para kazanmanın mümkün olmadığı yerde her halde yatarak para kazanılıyor. Kazanan kesim ise her siyasi iktidar döneminde iktidar tarafından korunup kollanır.

Burjuvazizmin egemen olduğu yerde iktidar eliyle korunan ve kollananlar burjuvazizmin merkezine yerleşir. Burjuvazimin egemen olduğun yerde parlamento çoğunluğu sende ekonominin anahtarı da bunlar olur. Davul ensin elinde tokmak başkalarındadır.

BÜLENT ECEVİT DÜN UYARMIŞTI, 
YARINI GÖRMÜŞ, ŞİİRİNDE ANLATMIŞTI.
BAKIN “BİRŞEYLER OLACAK” ADLI 
ŞİİR KİTABININ ÖNSÖZÜNDE NE YAZIYOR

Ecevit aynı zamanda duygu insanı, sevgi insansıydı. Şiir adamıydı. El ele tutuşarak sevginin büyüyeceğini söyleyen adamdı. “Bir şeyler Olacak” adlı şiir kitabının arkla sayfasında şöyle bir önsöz yazmıştır:

“Benim için şiir yazmak -özellikle siyasete girdiğimden beri- bir iletişim aracı bir düşünce açıklama yolu değil bir düşünme yöntemidir.

Topluma bir bildirim olacaksa bunun için şiirden yararlanmam. Yine de yazdığım şiirlerde de bir bildiri bulunabilir. Ama çoğu kez ben de o bildiriyi şiirden öğrenirim veya çıkarmaya çalışırım.
Üstelik şiiri özel eylemim saysam bile bu özel eylemin toplumsal yaşamımdan ve siyasal eylemimden büsbütün kopuk olmadığını da biliyorum. Siyasete girdim diye şiir yazmayı şiir çevirmeyi bıraksaydım siyasette ben de olmazdı. (...)”

Her siyaset adamının siyasetten geçip siyasete siyasetin dışından da bakabilmelidir. Siyasetin bir soyut uğraşı olmadığını siyasetin öz konusunun insan olduğunu öz amacının insan özgürlüğü ve mutluluğu olduğunu unutturmayacak bir uğraşı bir bakış açısı bulunmalıdır siyaset adamının. Ben onun çok sevdiğim bir şiiriyle sözlerimi noktalamak istiyorum. Bütün Ecevit sevenlerine ve Ecevit’in çok sevdiği ulusuna saygılarımla…

Yarın
birşeyler olacak yarın
duruşundan belli
kırdaki atların
bulutların koşuşundan belli
kazışından köstebeklerin toprağı
karıncaların telâşından belli
birşeyler olacak yarın
belki bir tomurcuk
belki bir ağacın düşen yaprağı
belki de bir çocuk

pek o kadar göremesek de uzağı
kuşların uçuşundan belli
birşeyler olacak yarın
öbür günden önemsiz
yarından önemli…”
HABER: SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: Artvin

Diğer Güncel haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.