KAPİTALİZM VE EMPERYALİZM DÜNYAYA NE VERDİ? AÇLIK, YOKSULLUK, YOLSUZLUK, İŞSİZLİK VE ADALETSİZLİK

KAPİTALİZM VE EMPERYALİZM DÜNYAYA NE VERDİ? AÇLIK, YOKSULLUK, YOLSUZLUK, İŞSİZLİK VE ADALETSİZLİK
Artvin’de ilk kez Türkiye Komünist Partisi İl Başkanlığı açıldı. 08.11.2018 17:57
Kurucu ilk il başkanı da Emre  Sümenoğlu oldu. Türkiye genelinde Türk Halkı komünizmin tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Sadece dinsizlik olarak algılamakta ve hiçbir şekilde tam anlamını öğrenmek istememektedir. Ama Türkiye’de komünist başkan olarak bilinen Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Maçoğlu, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın konuştuğu bir başkan. Herkes onun çalışkanlığı, üretkenliği, halk ile birlikte tarlada, bahçede, markette, sokakta, belediyede yaptığı çalışmalar herkesi hayran bırakıyor.  Bu sefer bu insanların beyni karışıyor?  Komünizm üretmek midir? Üretip birlikte paylaşmak mıdır? Toprağa sahip çıkmak mıdır? İnsanlara önce insan değeri vermek midir? Kimseyi ayırmamak, ötelememek,  ayrıcalıktan uzak durmak, gerçekten insana, doğaya hizmet etmek midir? Maçoğlu’na baktıklarında bu sorular kafalarını meşgul edebilmektedir.
Dünyada komünizmle yönetilen ülke sayısı oldukça az. Kapitalizm adı üstünde para gücünün üstünlüğünü kullanarak insanların algılarını, gerek dini, gerek, mezhebi, gerek milli duygularını siyasi amaç için kullanarak insanları ayrıştırmakta, daha sonra bu insanların eline silah vererek çatıştırmakta ve böylece dünyayı savaş ve kan içinde yönetmektedir. Formülü; Parçala böl, yönettir. 
 TKP Artvin İl Başkanı Emre Sümenoğlu ile Türkiye Komünist Partisi ve Komünizmi konuştuk. Siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz 
ARTVİN’DE İLK KEZ TKP İL BAŞKANLIĞI AÇILDI VE İLK KURUCU 
BAŞKANI DA SİZSİNİZ. ÖNCE SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
İsmim Emre Sümenoğlu, 1986 Artvin doğumluyum 7 yıla yakın yüksek öğrenim hayatı dışındaki yaşamımı Artvin’de sürdürdüm, halen daha burada yaşamaktayım. Balıkesir Üniversitesi Tarih bölümü, Akdeniz Üniversitesi Tarih yüksek lisans mezunuyum. Ülkemizde henüz dahi oturmamış eğitim ve sınav sisteminin mağdurlarından yalnızca biriyim, yani ben de bir ataması yapılmamış öğretmenim.
Söylediğiniz gibi Artvin’de ilk defa parti temsilciği açıldı ve bu onurlu görevi üstlenmek bana düştü. Partimizin gittiği her yere götürdüğü düşünce gibi Artvin’e gelmesindeki amaç da sınıfsız sömürüsüz bir dünya kurma mücadelemizi burada da örgütlemek ve yaşatmaktır.
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ’NİN KURULUŞ TARİHÇESİNİ ANLATIR MISINIZ?
Türkiye Komünist Partisi’nin doğumu, 10 Eylül 1920’deki Bakü Kongresi’nde gerçekleşir. İşgal altındaki bir ülkenin kurtuluşunun emperyalizme karşı mücadeleden geçtiğini düşünen, ülkenin yanı başındaki Rusya’da 1917 yılında gerçekleştirilmiş sosyalist devrimden etkilenen ve onunla temasa geçen, sosyalizmin insanlık için bir kurtuluş olduğuna inanan yurtsever kişilerce kurulmuş bir partidir Türkiye Komünist Partisi. Bugünden dönüp baktığımızda, 98 yıllık bir tarih görürüz arkamızda. Ve bu tarih, sadece TKP adı ile sınırlı kalmayan, Türkiye’deki solcu - devrimci değerlerin, sınıf mücadelelerinin bütününü içerir. Bu nedenle, ülkemizin hem en eski hem de en zengin tarihsel mirasa sahip siyasi partisiyiz.
TÜRKİYE’DE KOMÜNİZM DEDİĞİNİZDE HALK ÇOK FARKLI ŞEYLER 
ANLIYOR? NEDİR KOMÜNİZM? EKONOMİK, SİYASİ ANLAYIŞI NEDİR?
Herhalde, komünizme karşı ön yargılardan söz ediyorsunuz. Bunun temel bir nedeni var. Komünistler, üretim araçlarındaki özel mülkiyeti, toplumdaki eşitsizliklerin kaynağı olarak görürler. Aslında tüm insanlığa ait olması gereken doğal kaynakların, yer altı ve yer üstü zenginliklerinin, kişisel serveti arttıracak şekilde özel mülkiyete alınmasına karşı çıkarlar. Nasıl çıkmasınlar ki!
Dünya nüfusunun yüzde 1’i, toplam servetin yüzde 82’sine sahip. Türkiye’de de durum benzer. En zengin yüzde 2, toplam servetin yaklaşık yarısını cebinde tutuyor. Hal böyle olunca da, kendi saltanatları devam etsin isteyen patronlar, o saltanatı yıkmak isteyen komünistler için, kimi söylentiler ortaya atıyorlar. Suyu bulandırmak istiyorlar. Oysa, bizim istediğimiz açık. Üretim araçlarının kamu mülkiyetinde olduğu, üretilen değerlerin toplumun bütünü için eşit olarak kullanıldığı, kişisel zenginliği değil, toplumsal refahın ön planda olduğu bir düzen istiyoruz.
Sosyalizmin, fabrikada, tarlada üreten emekçinin, ülkeyi de yöneteceği, patronların değil emekçilerin çıkarlarını savunulacağı bir düzen olduğunu düşünüyoruz. 
 SOSYAL DEMOKRATLAR İLE KOMÜNİSTLER ARASINDAKİ 
FARK NEDİR? SİZİN TOPLUMSAL BAKIŞINIZ NEDİR?
İki resim arasındaki 7 farkı bulun denildiğinde, farklılıkların ayrıntılarda gizli olduğunu biliriz. Ama, sosyal demokratlar ile komünistler söz konusu olduğunda, farkın ayrıntılarda değil, temel hedefler ve yaklaşımda bulunduğunu görürüz. Hatta, ideolojik olarak, farklılıktan daha çok, bir karşıtlık vardır. En belirgin karşıtlık; kapitalist düzen ile kurulan ilişkidedir. Sosyal demokrasi, kapitalist düzenin iyileştirilerek daha insancıl, daha yaşanabilir ve daha adil olabileceğini söyler. Oysa, komünistler, insanın insanı sömürmesi devam ettiği sürece, eşitlikten de adaletten de bahsedilemeyeceğine inanırlar. Bu yüzden, kapitalist düzenin topyekün yıkılması gerektiğini düşünürler.
KOMÜNİZMİN EN İYİ UYGULANDIĞI ÜLKELER HANGİLERİDİR? BURADA KÜBA, 
KUZEY KORE, ÇİN YA DA RUSYA’YI DEĞERLENDİRİRSEK, NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Komünizm ile sosyalizm yaygın olarak birbirleri ile aynı kabul edilse de, bizler açısından aralarında ayrım olan iki kavram. Farklılıklardan biri de, sosyalizmin ülkeler ölçeğindeki bir sistemi anlatırken, komünizmin ise dünya ölçeğindeki bir sistemi anlatması.Bu yüzden, sorunuzu, sosyalizmle yönetilen ülkeler açısından ele alacağım. Örnek verdiğiniz ülkelerden, Çin ve Rusya’da sosyalizmin yürürlükte olduğunu söyleyemeyiz. Rusya ve Çin başlı başına, emperyalist emelleri olan, büyük patronların çıkarlarının sözünün geçtiği kapitalist ülkelerdir.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ise, ABD emperyalizmine karşı bir duruş sergilemeye çalışan ancak birçok özgünlüğe sahip ve kültürel açıdan da ülkemiz ile tamamen farklı bir örnek. En iyi uygulama konusuna gelince... Bizler, hatalarımızı ve kazanımlarımızı bir bütün olarak deneyim kabul eder, hep daha iyisini ararız.
Sovyetler Birliği’nin elde ettiği başarıları, bize bıraktığı tarihsel mirası unutmayız. Küba’nın ABD’ye meydan okuyuşundaki cesareti, halkın devlet yönetimine katılımında aldığı mesafeyi, sağlık alanındaki büyük ilerleyişini insanlığın ortak değeri kabul ederiz.  Bu yüzden, “en iyi” sosyalizm uygulamasından söz etmek pek mümkün olmaz. Sadece, Türkiye’de kurmayı hedeflediğimiz sosyalizmin, tarihsel örneklerinden daha gelişkin olacağını söyleyebilirim.
KOMÜNİZM VE DEMOKRASİYİ BİR ARADA DÜŞÜNÜRSEK BU MÜMKÜN MÜDÜR? ÇÜNKÜ KÜBA’YI ÖRNEK VERİRSEK, FİDEL CASTRO’NUN ÖLÜMÜNDEN SONRA ÜLKEYİ KARDEŞİ RAUL CASTRO YÖNETİYOR? BU KONUDA NELER SÖYLERSİNİZ?
Demokrasi, genel olarak, tek başına anlamı olan bir kavram olarak kabul edilir. Ancak, kapitalist bir sistemdeki demokrasi ile sosyalist demokrasi farklı içeriklere sahiptir. Mesela, kapitalizmde, istediğiniz arabaya binebilir, istediğiniz eşyayı alabilirsiniz. Hepsini yapabilirsiniz. O da tek bir şartla. Eğer yeteri kadar paranız varsa. Benzer durum, siyaset için de geçerlidir. Düzen partilerine baktığınızda, parası olanların seçimlerde aday olabildiğini görürsünüz. Oysa, sosyalizmde demokrasi, fabrikalardan atölyelere, çiftliklerden okullara ve kışlalara kadar, toplumun bütününün yönetime katılmasına olanak sağlayacak örgütlenmeler ile sağlanır. Küba’dan söz ettiğiniz için oradan örnek vereyim.
Adaylar, seçim bölgelerinde ve ulusal çaptaki mesleki örgütlenmelerde, yurttaş katılımlı toplantılar ile seçilir. Adayların seçiminde, liyakat ve yetenekleri önemlidir. Kimse, sadece bir başkası ile olan akrabalığı nedeni ile aday olamaz. Seçilen adaylar, başarısız bulunmaları durumunda geri çağırılabilirler. Küba’da, vekillik maaşı yoktur; vekiller, vekillik dönemlerinde mesleklerine devam ederler. Küba’da, seçim kampanyası için para harcanmaz. Temsiliyete değil, katılıma dayanan bir seçim sistemi vardır. Seçim sandıkları, ülkenin geleceğini temsil eden çocuklar tarafından korunur.
Bu sistem, yurttaşların yönetime katılmalarının önünü açar. Fidel Castro ve Raul Castro ilişkisine gelince... Fidel, ölümünden sekiz yıl önce görevlerinden kendi isteği ile ayrıldı. Yerine gelecek kişi ise, az önce anlatmış olduğum sürecin sonucunda, Küba halkı tarafından seçildi. Ve Küba halkı için, Raul Castro, Fidel Castro’nun kardeşi değil, Küba Cumhuriyeti ordusunun genelkurmay başkanlığını da yapmış olan, Küba Devrimi’nin önemli isimlerinden biri olan siyasi bir figürdü. Ayrıca, Raul Castro’nun da, devlet başkanlığı görevini bıraktığını, Nisan ayında tamamlanan süreç sonunda, devlet başkanlığına Miguel Mario Díaz-Canel Bermúdez’in seçildiğini hatırlatmak isterim. Diktatörlüğün olduğu bir ülkede bu mümkün olur muydu?

DÜNYA GENELİNDE BAKTIĞIMIZDA İKİ SİSTEM, 2 DÜŞÜNCE SÜREKLİ KARŞI KARŞIYA GELMEKTE, ÇARPIŞMAKTA. KAPİTALİZM VE KOMÜNİZM SAVAŞLARI GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR. KAPİTALİZM DÜNYAYA NE VERİYOR? SİZ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Kapitalizmin, dünyaya ve insanlığa faydalı bir yanı mı kaldı? Açlık, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik, çökertilen tarım ve sanayi, savaşlar, tecavüzler, doğa katliamları, çocuk istismarları, hırsızlık, insani değerlerin yok olması ve daha nicesi... Kapitalizmin eseri bunlar. Bu yüzden, kapitalizmden hızlıca kurtulmak gerekiyor.
KOMÜNİZMİ DİNSİZLİK OLARAK YORUMLUYORLAR. KOMÜNİZM DİNİ REDDEDİYOR MU? SİZ BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? YA DA BU ÇOK TUTAN, PRİM YAPAN BİR PROPAGANDA MI?
Komünistler, kendilerini din karşıtlığı ya da herhangi bir dinin / inancın yandaşlığı ile tanımlamazlar. İnsanların, inançlarını, kişisel dünyalarında, kendi vicdanlarında özgürce yaşayabilmelerini savunuruz.
Ama dinin, toplum hayatına ve bunun bir parçası olarak siyaset alanına müdahale etmesine de karşı çıkarız. 
KAPİTALİZM DİNİ VE BÜTÜN DİNLERİ KENDİ ÇIKARLARINA UYGUN ŞEKİLDE 
KULLANDIĞI, KİTLELERİ BU ŞEKİLDE KONTROL ETTİĞİ TEZİ SİZCE DOĞRU MUDUR?
İnsanın insanı sömürmesi üzerine kurulu bir düzen olan kapitalizmde egemenler dini emeğiyle geçinen büyük çoğunluğun kaderine boyun eğmesi, eşitsizliğe isyan etmemesi için bir silah olarak kullanır. 
KOMÜNİZM SİSTEMİNDE EKONOMİ, İSTİHDAM, KÜLTÜR, SANAT VE DİĞER ALANLARDA ANA UNSUR OLARAK NE ÖNE ÇIKIYOR? MESELA RUHİ SU’NUN “BİRİ YER BİRİ BAKAR, KIYAMET ONDAN KOPAR” SÖZÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
İnsana, toplumsal bir varlık olarak insana güven ilk öne çıkan. Devamında toplumun, insanlığın ortak ve eşitlikçi bir düzende sahip olacağı yaratıcılık ve üretkenlik. Kapitalist düzeni gönüllü veya gönülsüzce savunanların iddia ettiğinin tersine eşitlik, dayanışma, kardeşçe paylaşım insanlığa yakışan değerler. Komünistler herkesin insanca çalışabileceği ve insanca yaşayabileceği bir düzenin sadece mümkün değil aynı zamanda da daha gelişkin ve insanların mutlu olacağı bir düzen olduğunu savunuyorlar. 
ARTVİN TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ KURULDUKTAN SONRA HALKIN SİZE YAKLAŞIMI NASIL OLDU? NELER YAPIYORSUNUZ?  ÖNÜMÜZDE YEREL SEÇİMLER VAR. SİZ ADAYA ÇIKARACAK MISINIZ? ARTVİN’DE YEREL SEÇİMLERDEKİ TAVRINIZ, DURUŞUNUZ NASIL OLACAK?
Yerel seçimlerde belediyeleri ülkenin talan edilmesi ve emekçi halkın en temel hizmetleri alırken dahi soyulması için araç olarak görenlerin karşısına dikileceğiz. Partimiz 2019 Yerel seçimlerine TKP olarak katılacak, ama nasıl bir yol izleyeceğini önümüzdeki yakın dönemde kamuoyu ile paylaşmış olacak.
 CERRATTEPE’DE, VADİLERDE, DAĞLARDA, ORMANLARDA KISACA HER ALANDA BÜYÜK PROJELER ALTINDA ÇEVRENİN YAŞAM ALANLARININ YOK EDİLDİĞİ BİR DURUM YAŞANIYOR. SİZİN BU KONUDAKİ GÖRÜŞÜNÜZ NEDİR?
Herşeyin sermayedarların daha fazla kazanması üzerine kurulduğu bir düzende doğal hayat da büyük bir yağmanın konusu haline geliyor. Yer üstü ve yer altı bütün zenginliklerimiz ve doğal kaynaklarımız alınır satılır hale gelmiş durumda. TKP tüm yer üstü ve yer altı kaynaklarının devletin mülkiyeti altında olması gerektiğini yani halkın malı olması gerektiğini savunuyor. Çevrenin bu yağmasına karşı öncelikle bu piyasacı yağma düzeni ile mücadele etmek gerekiyor.
ROPÖRTAJ-FOTOĞRAF SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: Artvin

Diğer Güncel haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.