TAKVİMLER 8 MART 1857’Yİ GÖSTERİYORDU...

TAKVİMLER 8 MART 1857’Yİ GÖSTERİYORDU...
ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası..07.03.2018 00:00
 Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...”
 Mart 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle greve çıktı.
Bu grev, ABD’deki işçi mücadelesinin önemli eylemlerinden biri oldu. Kadınların ayaklanmasıyla büyük bir işçi dayanışması doğdu. 8 Mart tarihçelerinde, karşımıza çıkan pek çok kaynakta 1857 yılında meydana gelen bir yangında, greve çıkan kadınların fabrikaya kilitlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmesinden söz edilir. 8 Mart'ın tarihçede hikâyesini dilimizde belki de en açık şekilde izah eden kaynak, Selgin Zırhlı Kaplan'ın Petrol-iş Kadın Dergisi'nde yayımlanan makalesi. Kulak verelim... 
Amerikan yangın tarihi incelenirse, sanayi üretiminin başlangıcından itibaren çok sayıda fabrika yangınına rastlanıyor. Bu yangınlar içerisinde, tarihçede anlatıldığı gibi, bir grev ve kapıların kilitli olmasıyla örtüşen tek yangın 1911 yılında Triangle Gömlek Fabrikası'nda çıkıyor...
Bu yangınlar içerisinde, tarihçede anlatıldığı gibi, bir grev ve kapıların kilitli olmasıyla örtüşen tek yangın 1911 yılında Triangle Gömlek Fabrikası'nda çıkıyor...
Yirminci yüzyılın başında, giyim endüstrisi New York'un en çok işçi istihdam eden sektörüydü. 1908 ekonomik krizinden sonra ücretler epey düşmüş, kullanılan iğne-iplik, elektrik ve oturulan sandalyelerin ücreti işçilerden kesilmeye başlamıştı. 65 saate varan haftalık çalışma süreleri bazen 75 saate çıkıyordu, haftalık ortalama ücret ise 5 Dolar'dı.
Triangle fabrikasının sahipleri Harris ve Blanck, sendika karşıtı tutumlarıyla tanınıyordu.1909 sonbaharında 150 sendikalının işine son verilmişti. 22 Kasım 1909'da, İLGWU'ya bağlı Local 25 Sendikası, genel grev çağrısı yapar.
25 Kasım 1909'da yaklaşık 40 bin işçiyi istihdam eden, New York ve civarı, Philadelphia ve Baltimore'dan 600 gömlek fabrikasında çalışan, yüzde 80'i kadın, 20 bin gömlek işçisi greve çıkar. 
Temel talepleri, alt işveren (o dönemdeki taşeronluk) uygulamasına son verilmesi; 52 saatlik çalışma haftası; günlük ücretsiz fazla mesainin 2 saati aşmaması; ücretlerde yapılan malzeme ve elektrik bedeli kesintilerine son verilmesiydi.
ABD tarihi belgelerinde "en büyük kadın grevi" olarak adlandırılan grev, Şubat 1910'da sona erer. Çoğu talepleri kabul edilir. Sadece bir şirket sözleşme imzalamayı reddeder: Triangle Gömlek Firması...
Grev hikâyesiyle yangın hikâyesi işte burada birleşiyor... Takvimler 1911’in 25 Mart’ını göstermektedir. Asch binasının son üç katında faaliyet gösteren Triangle Gömlek Firması’nda sönmemiş bir sigara izmaritinden kaynaklandığı tahmin edilen yangın, sekizinci katta başlar.
Kağıt ve kumaş artıklarıyla dolu olan atölyede yangın hızla yayılır ve önce dokuzuncu katı sonra onuncu katı sarar. Ne olup bittiğini anlayamadan kaçışmalar başlar, asansörlere, yangın merdivenlerine koşulur. Ancak sadece bir asansör çalışır haldedir ve yangın merdivenlerine açılan kapılar kilitlidir. Zaman alevlerden yanadır...
HAYATINI KAYBEDEN 146 KİŞİDEN 129’U KADIN, BUNLARIN 48’İ SENDİKA ÜYESİYDİ.
Yangında bu kadar çok kayıp verilmesi fabrika sahiplerinin iş çıkışı hırsızlığa karşı çantaları daha kolay kontrol edebilmeleri için asansör sayısını bire indirmelerine, izinsiz dışarı çıkmalarını önlemek için yangın merdivenlerine açılan kapıları kilitlemelerine bağlanıyor.
5 Nisan’da 80.000 bin kişilik bir cenaze yürüyüşü düzenlendi. Kadın Sendikalar Birliği ve Local 25 Sendikası matem yürüyüşünü protestoyla birleştirdi. Yüzbinlerce işçi o gün iş bırakarak protesto yürüyüşüne katıldı.
8 MART’IN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ OLARAK ANILMASINI CLARA ZETKİN ÖNERMİŞTİ.
1910 yılında II. Enternasyonal, Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplandı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oy birliğiyle kabul edildi.
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ İLK KEZ 19 MART 1911’DE ANILDI...
Dünya Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de anıldı. Gösterilere yüz binlerce kadın katıldı. Oy verme, seçme seçilme, meslek edinme ve mesleki eğitim görme hakkı istediler. 1917'de Rus emekçi kadınlar "Ekmek ve barış istiyoruz" sloganlarıyla sokaklara çıkmıştı.
Rusya'daki kadın eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat'tı. Dünya genelinde daha yaygın biçimde kullanılan Miladi  takvimde bu tarih 8 Mart'a denk geliyordu.
3. ULUSLARARASI KADINLAR KONFERANSI İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü... 60'lı yılların sonunda ABD'de de anılmaya başlandı ve daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. BM tam 66 yıl sonra 8 Mart'ın 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kabul etti.
OSMANLI'DA 8 MART 8 Mart’ı ilk kez 1921’de komünist kadınlar tarafından Ankara’da bir bağ evinde düzenlenen toplantıda anıldı. Ancak 8 Mart’ın tekrar anılması için 54 yıl geçmesi gerekti... 1975’te Ankara ve İstanbul’da İlerici Kadınlar Derneğinin girişimiyle 8 Mart ilk kez kamuya açık olarak 400-500 kadının katılımıyla kutlandı. 12 Eylül, 8 Mart'ı sevmedi...
Ne var ki 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte ülkedeki tüm toplumsal muhalefet olduğu gibi kadın örgütlenmeleri de yasaklandı. Dört yıl süreyle kitlesel bir anma yapılamadı.
90’LI YILLARDAN İTİBAREN İSE 8 MART’LARA KATILIMLAR DAHA KİTLESEL OLDU.
‘80’li yılların ortasından itibaren evlerde toplanmaya başlayan ve taleplerini sokağa da taşıyan kadınlar çeşitli kampanyalar etrafında örgütlendiler.90’lı yıllardan itibaren ise 8 Mart’lar daha geniş katılımlarla anılmaya başlandı.
2016 YILINDA 8 MART YASAKLARI.. 8 Mart’ın hafta içine denk gelmesi dolayısıyla 6 Mart’ta Kadıköy'de gerçekleştirilmek istenen mitinge valilik ‘güvenlik’ gerekçesiyle bu mitinge izin vermedi. Bazı kadınlar gözaltına alınırken, polis tepki gösteren kadınlara “Siz gidin, erkekleriniz gelsin” dedi. 
Ankara Emniyet Müdürlüğü, 8 Mart etkinliklerinin gerçekleştirilmesini yasakladı. Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Başta Kızılay Bölgesi olmak üzere Atatürk Bulvarı, Akay Kavşağı, Tunalı Caddesi, Kuğulu Park, Sakarya Caddesi, Ziya Gökalp Caddesi, Kolej Meydanı ile açılan tüm cadde ve sokaklarda gerekli emniyet tedbirleri alınacaktır" denildi.
Şanlıurfa Valiliği, kent merkezi ve ilçelerde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yapılacak tüm yürüyüş ve etkinliklerin yasaklandığını duyurdu.
Ve Batman... Valilikten yapılan açıklamada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bugün yapılacak olan açık hava toplantısının "il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması ve kamu esenliğinin sağlanması" maksadıyla yasaklandığı belirtildi...
Aslında hükümet erkanının programında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin pek çok organizasyon vardı.  Ancak görünen o ki 2016'da kadınlar günü anılacak ise onu da devlet anar anlayışı hakim oldu.
Yine de 8 Mart "Feminist Gece Yürüyüşü" için İstanbul, Taksim'de on binlerce kadın İstiklal Caddesi'ni doldurdu. Ve günümüz: Şanlıurfa'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yürüyüş yapmak isteyen kalabalığa polis müdahale etti, 21 kişi gözaltına alındı. 
Ve günümüz: Şanlıurfa'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yürüyüş yapmak isteyen kalabalığa polis müdahale etti, 21 kişi gözaltına alındı. İstanbul ve İzmir’de 8 Mart mitinglerinin engellenmesine gelen tepkiler üzerine yasak kararları kaldırıldı.
Kadın Avukatı Kürsüden İten Baro Başkanı ‘Refleks’ Dedi, 21 Kadın Avukat İstifa Etti. Dün,  ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ nedeniyle Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi'nin düzenlediği basın açıklaması sırasında komisyon üyesi bir kadın avukatın konuşmasını engelleyip kürsüden itekleyen ...
Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü'nde yaklaşık 20-30 kişilik bir grup 8 Mart standı açan öğrencilere saldırmış, saldırıda yüzüne tekme gelen bir öğrenci yaralanmıştı. Görgü tanıkları grupta bulunan y...
PEKİ 'DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ' MÜ, YOKSA 'DÜNYA KADINLAR GÜNÜ' MÜ?
Ve evet, her 8 Mart'ta yaşanan o tartışmaya geldi sıra.  Bu konuya ilişkin şöyle demiş Yaprak Zihnioğlu:  "Kadınların büyük çoğunluğu mülksüz, yoksul ve emekçidir. Kadınları "emekçi ve emekçi olmayanlar" olarak sınıflamak, her şeyden önce, ücretli bir işte çalışmayan ev kadınlarının evde çocuk, koca, yaşlı bakımı için harcadıkları ücretsiz emeği yok saymak anlamına geliyor. Ev kadınları emekçi değil mi? Kadın hareketi, kadınların boğaz tokluğuna çalışması/çalıştırılması olan ev işinin ve görünmeyen emeğin görünür hale gelmesi için mücadele etmeli."
HABER: SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: 8 mart

Diğer Güncel haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.