MEDENİ KANUNUMUZ BİZ KADINLARIN GÜVENCESİDİR

MEDENİ KANUNUMUZ BİZ KADINLARIN GÜVENCESİDİR
MEDENİ KANUNUMUZ BİZ KADINLARIN GÜVENCESİDİR04.10.2017 15:40

Türkiye’de nikâh kıyılması ile ilgili tartışmalar devam ederken, diğer yandan Türk Medeni Kanununun 4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe girişinin 91. Yılı nedeniyle CHP Artvin Kadın Kolları Başkanlığı bir basın açıklamasında bulundu. Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin tarihsel sürecini de anlatan açıklamada şu ifadeler yer aldı;

“Türk Medeni Kanunu, Türkiye'de 17 Şubat 1926'da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM'de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanundur.

Osmanlı devleti kanunlarında erkeğin üstünlüğüne dayanan bir düzen vardı. Aile hayatında mirasta şahitlikte ve bunun gibi birçok konuda erkeklerin daha fazla hakkı vardı. Laik, hukuk anlayışı ise bu farklılıkları kabul edemezdi. Bu nedenle dini kurallara göre düzenlenmiş olan “Mecelle” adlı kanun kitabı Türkiye Cumhuriyetinin medeni kanunun oluşturamazdı. Bu amaçla Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan Medeni kanunlar incelenmiş ve İsviçre medeni kanun tercüme edilip düzenlenerek Türk Medeni kanunu olarak kabul edilmiştir.

İSVİÇRE MEDENİ KANUNUNUN SEÇİLMESİNİN NEDENLERİ:

* Avrupa’da hazırlanan en son Medeni kanun olması ve her türlü yenilikleri içermesi * Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi * Demokratik olması * Kadın-erkek eşitliğine dayanması * Laik bir anlayışla düzenlenmiş olması

MEDENİ KANUNUN KABULÜNÜN SONUÇLARI:

* Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir.Böylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır. * Tek eşle evlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur. * Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır. * Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır. * Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır.Böylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır. * Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması Türkiye’de yaşayan gayrimüslim halkı da etkilemiştir.Müslüman olmayan halk Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçerek Türk medeni kanununa uymak istemişlerdir.Bu istekleri kabul edilmiştir. * Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona ermiştir. * Türkiye’de hukuk birliği sağlanmıştır. * Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır hale gelmiştir.

HUKUK ALANINDAKİ DİĞER DÜZENLEMELER

Türkiye Cumhuriyetine her alanda laik hukuk sistemini kazandırmak için diğer konularda da Avrupa’da uygulanmakta olan hukuk sistemleri incelenmiş ve Türkiye için uygun olanlar belirlenerek düzenlendikten sonra Türk hukuk sistemine kazandırılmıştır.

Böylece;

* İsviçre’den Borçlar Kanunu 8 Mayıs 1928’de * Almanya’dan Ticaret kanun 10 Mayıs 1928’de * İtalya’dan Ceza kanunu 1 Temmuz 1928’de alınarak uygulanmaya başlanmıştır.

Türk kadını Medeni kanunun kabulüyle ekonomik sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur. Ancak siyasi ve demokratik alanda kadın-erkek eşitliğinin oluşması TBMM’nin daha sonra kabul ettiği farklı yasalarla gerçekleşmiştir.1930’da Türk kadını belediye seçimlerine 1933’te muhtarlık seçimlerine 1934’te milletvekillerine katılabilme hakkı kazanmıştır.

Avrupa’da, Dünyada kadın Hakları henüz gündeme bile alınmamışken, bililnmezke, tanınmamışken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve kuramcısı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 20’nci yüzyılın başlarında bu hakları vermiştir. Günümüzde özellikle İslam ülkelerinde kadının adı yokken, Türk Kadını kendisini modern dünyada bulmuştur. Ne yazık ki bunun değerini bilmeyen, Atatürk’ün sayesinde siyasette, ticarette, bürokraside, iş kadınlığında, üretimde, tıpta, hukukta kısaca hayatın her alanında kendisine yer bulan, söz sahibi olan bazı kadınlarımız, bunun değerini kıymetini bilmemekte, haklarımızı, kazanımlarımız yok eden partilere, STK’lara destek vermekte, bilerek ya da bilmeyerek bizleri, toplumu karanlığa çekmektedir.

Bakın 1930’larda kadın bir pilot yetişmiş ve Avrupa’da uçuş gösterilerine katılarak göğsümüzü kabartmışsa, Artvin yerelinde, özelinde Kılıçkaya Belediyesi 1930 yılında Sadiye Hanım Belediye Başkanı seçilmiştir. Artvin’in ayrıca böyle de çok özel bir farkı var. Onun için Artvin Cumhuriyet kentidir. Onun için Artvin Atabarı kentidir.

Onun için Artvin, Atatürk’ün işaret ettiği Muasır medeniyetlere giden yolda önemli bir örnektir. Biz medeni Kanunumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz. Kazanımlarımızı kaybetmeyeceğiz. Türk Kadını Medeni Kanun sayesinde karanlıktan kurulmuş, Nüfus sayımında bile sayılmazken, bugün dünyanın saygı duyulan, önemli konularda söz sahibi olan, önemli mevkilerde görev yapan bir konuma gelmişse, bunu Büyük Atatürk’e borçluyuz. Atamızı saygıyla yad ediyoruz.”dedi.

Haber:Neslihan Tatar


Etiketler: chp

Diğer Siyaset haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.