TÜRK KADINI KARANLIĞA GERİYE DEĞİL AYDINLIĞA İLERİYE DOĞRU YÜRÜYECEK

TÜRK KADINI  KARANLIĞA GERİYE DEĞİL AYDINLIĞA İLERİYE DOĞRU YÜRÜYECEK
TÜRK KADINI KARANLIĞA GERİYE DEĞİL AYDINLIĞA İLERİYE DOĞRU YÜRÜYECEK24.10.2017 14:04


Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısı tartışmalar arasında alt komisyondan geçti. Yasa tasarısını protesto eden CHP’li kadınlar tasarısının uygulanmaması için Türkiye genelinde eş zamanlı olarak  mücadele kararı aldı. Yasa Tasarına tepki veren CHP Artvin İl Kadın Kolları Başkanı Gülşen Kurul, kadınların özgürlüğü, eşitliği, birey olmaları Cumhuriyetle teminat altına alındığını belirtti. CHP’li Kadınlar, Saat 12.00’de Atapark önüne gelerek hem aşure dağıttı, hem de imza kampanyası başlattı.

 Atapark önünde yapılan etkinlik öncesi partide bir açıklama yapan Başkan Kurul, Türk Kadınının Avrupa’dan önce seçme ve seçilme hakkı elde ettiğini, İlk Belediye Başkanının da Artvin’in seçtiğini hatırlatarak, Artvin’den bu uygulamaya ve yasa tasarısına karşı imza kampanyası başlattıklarını dile getirdi.

DEVLETİN GÖREVİ MEDENİ KANUNU VE YASALARINI UYGULAMAK

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti olma özelliği değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek mutlak bir hükümdür diyen Başkan Kurul, “Anayasamızın 174. Maddesi’ne göre devletin asli görevi devrim yasalarını uygulamak ve toplumun çağdaş uygarlık düzeyine çıkartılmasıdır. Ayrıca anayasanın 10. Maddesi de kanun önünde eşitlik düzenlemesini içerir. Bu düzenlemeye göre herkes dil, din, ırk, mezhep, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ayrımı gösterilmeksizin kanun önünde eşittir.”

ANAYASAL SUÇ İŞLENİYOR

Müftülere tanınan nikâh kıyma yetkisi ile hukuk devleti olma ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, devrim yasalarının değiştirilmemesi ve laikliği koruma ilkesi ihlal edilmektedir diyen Başkan Kurul , “Söz konusu tasarının kabulüyle ‘anayasa suçu’ işlenmektedir.  Cumhuriyet bir hukuk devrimine dayanmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşunun harcında hukuk vardır ve kadınların özgürlüğü, eşitliği, birey olmaları cumhuriyetle teminat altına alınmıştır. Bu durumda biz Cumhuriyet kadınları, hukuku savunarak, anayasayı savunarak, devrim yasalarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ü savunarak yollarına devam edecektir. Ülkemize getirilmek istenen ‘İslam devleti olma’ dayatmasına karşı, kadın yurttaş kimliğimiz ile, mücadelemizi asıl iş olarak önümüze koyacağız” dedi.

KUTUPLAŞMA DAHA DA ÇOK ARTACAK

Müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi toplumda yaratılmak istenen kutuplaşmayı daha da arttıracaktır diyen Kurul, “Toplumsal yaşamda nikâhını belediyede veya müftülükte kıyanlar olmak üzere yeni bir ayrımcılık çıkacaktır. Oysa resmi nikâh yurttaş olmanın, kanun önünde eşit olmanın teminatıdır.

SUNİ GÜNDEM YARATILARAK GERÇEKLERİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR

CHP’li kadınlar olarak meclis komisyonundan geçen tasarının kabul edilemez olduğunu her yerde haykıracağız. , “Bu tasarının meclisten geçmesi demek laik, hukuk devletini ortadan kalkması demektir. Ülkemiz çok karışık günlerden geçmektedir. Bu zor ve sıkıntılı günlerde gündemin bu konuyla meşgul edilmesini anlamak mümkün değildir. Ülkemizin ekonomisi altüst olmuş durumdadır. Hem ekonomik sıkıntıların üzerini örtmek, hem de ülkemizin dış politikasının yarattığı olumsuzluklar gözlerden kaçırılmak istenmektedir. Anayasaya aykırı, suni gündemler yaratmakta ustalaşan iktidar ve Cumhurbaşkanı, bu tasarıyı da yaşanan krizleri kapatmak için kullanmaktadır” diye konuştu.

YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ’

Türkiye’nin geleceği için, ülkemizin işsizlik sorununa, kadın sorunlarına, tarım sorununa ve bunun gibi birçok soruna çözüm bulunması gerekmektedir diyen Başkan Kurul, “Biz komşularımızla barış içinde yaşamak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözünü bu ülkenin temel var oluş felsefesi haline getirmek istiyoruz. Bugün Atatürk’ün ilkelerine, Atatürk’ün devlet prensiplerine ve hukuku üstün tutan bir devlet yaratma idealine her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız. Bu nedenle Müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi veren yasa tasarısı kabul edilemez.

 CUMHURİYET HERKESİNDİR VE HERKES KANUN ÖNÜNDE EŞİTTİR

Müftülerin görevi kanunla belirtilmiştir. Buna göre müftülerin görevi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönergesinin 90. maddesinde, İslam dininin; iltikat, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işlerini yürütmek olarak belirtilmiştir. Bu durumda müftülerin görevi sadece Müslüman olan vatandaşlarımıza yöneliktir. Oysa Cumhuriyet herkesindir ve herkes kanun önünde eşittir. Öyleyse herkes devletin tüm olanaklarından eşitçe yararlanmalıdır ve kimseye siyasi ve kişisel ayrımcılık yapılmamalıdır. Anayasanın 24. maddesi de bu hükmü içerir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, sonuna kadar Mustafa Kemal Atatürk’e, cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe ve özgür yurttaş olma hakkımıza sahip çıkacağız.” dedi.

SAYIN BAYKAL’A GEÇMİŞ OLSUN, ULUTAŞ’A ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM

Deniz Baykal’ın sağlık Durumu ve 22 Ekim’de sonsuzluğa uğurlanan Arhavi Belediyesi Eski Başkanı ve CHP İlçe eski başkanı Musa Ulutaş’ı da anan Başkan Kurul, “CHP Eski Genel Başkanımız ve Antalya Milletvekili Sayın deniz Baykal hastanede tedavi görüyor. Kendisine acil şifalar diliyoruz. Gerek partimize, gerek ülkemize önemli hizmetleri olmuş, Türk siyasetinin renkli, bilgili duayenlerindendir. En kısa sürede aramıza yeniden döneceğine inanıyor, geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz..

Bunun yanında acımızı katlayan, çok kıymetli kardeşimiz, dostumuz, güzel insan Arhavi Belediyesi Eski Başkanı, CHP Arhavi Eski İlçe Başkanımız, CHP Milletvekili adaylığı koymuş, Arhavi’ye’, partimize önemli hizmetleri olmuş Musa Ulutaş’ı gözyaşları içinde sonsuzluğa uğurladık. Ruhu Şad, mekanı cennet olsun. Ailesine, partimize, Arhavi’ye başsağlığı diliyoruz. Bizler Ülkemiz için, Aziz milletimiz için, çocuklarımız, geleceğimiz için mücadelemize, doğruları savunmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bizden bunu bekler. Ne olursa olsun,  Atatürk’ün ‘Gençliğe Hitabesi’nde de söylediği gibi,

“Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir….” Diye devam eden hitabesinde belirtildiği  gibi bugün geldiğimiz yer işte tamda burasıdır.

KADINLARIMIZIN ARAP ÜLKELERİNDEKİ KADINLARIN DURUMUNA DÜŞMEMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

Biz Müftü Nikahı diye tabir edilen, altında nelerin saklı olduğu tam olarak bilinmeyen ancak kadınların tıpkı Arap ülkelerindeki gibi ikinci, üçüncü sınıf insan durumuna düşürüleceği bu hukuk dışı uygulamaya karşı imza kampanyası başlatıyoruz.

Burada hangi partiden olursak olalım, ister MHP, ister Adalet Ve Kalkınma Partisi, ister başka partili, başı açık kapalı olsun,  ülkenin yarı nüfusuna sahip tüm kadınlar bir olup bu yasaya karşı bir ve beraber olacağız. O zaman Kadın insan mıdır diye bilgi şöleni yapamazlar. O zaman tek kelime ile boş ol diyerek hiçbir hak iddia edemeden bizi sokağa atamazlar.” Diyerek imza kampanyasını başlattı. 2 gün sürecek İmza kampanyasına yoğun bir ilgi gösterildi.  Müftü Nikahına karşı imza atanlar, “Türkiye’de resmi nikah dışında zaten dini nikah var.

Bunu da devletin görevli din görevlileri yapıyor. İki nikah kıyılıyor. Bunda hiçbir sıkıntı yokken, şimdi durup dururken Müftü Nikahı diye bir nikah uydurmanın, bunu getirmeye kalkmanın ne anlamı var? Bu kadar çok sorunumuz varken, böyle gereksiz tartışmaları ortaya atanların amacı nedir? Onu anlamaya çalışıyoruz. Müftülerin anayasada yazılı görevleri bellidir. Ayrıca, nikah kuyrukları hiç  yaşanmadı. Buna ne gerek vardı? Burada başka bir şey var? Çocuk yaşta evlendirilmelerinin zemini yapılıyor. Bunun olmaması için imza kampanyasını destekliyoruz,” ifadelerine yer verdiler.

HABER: Neslihan Tatar


Etiketler: CHP

Diğer Siyaset haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.