DOĞRU İNSAN OLMAK…

DOĞRU İNSAN OLMAK…
Merhaba.
“Yaşlı bir insan görüp boynunu bükmüş ise hemen zavallı bellemeyin... 
Siz onun yaşadığı fırtınaları görmediniz ki... Eski değerlerimizin değeri kalmadı. Her şeyiniz son model olabilir.
Evlerin, arabaların. Bilgisayar vs. her türlü teknolojik imkânın, elbiselerin, pahalı takıların… Ve sen! Her şey olabilirsin… Güzel veya çirkin olabilirsin… Genç ya da yaşlı… Kadın ya da erkek olabilirsin…
Anne, baba olabilirsin. Kardeş, ağabey, dost, arkadaş… Hatta her an içinde bulunduğun duruma göre bir şey de olabilirsin. Bir meslek hatta unvan sahibi de olabilirsin. Tüm bunlar iyidir hoştur, güzeldir… 
Ama asıl mesele insan olmaktır…
İnsan olmak başka bir şeydir… 

Değerlerimiz değişti; 

Artık birbirimize tahammül edemez olduk,  amaç birilerine had bildirme olmuş. Yardımlaşmanın adı da adam kullanmak.
 Onun ne okunacak bir kitabı ne de ezberlenecek bir formülü vardır. İnsan olmak yukarıda saydıklarım ile saymadıklarımın tamamını kapsar…
Elbette ki iyi insan olamayınca, kibarlığı da bıraktık, her an herkes için kötü niyet beslemeye başladık. Hep biz biliyor olduk, çok okumuştuk neticede; ama şunu da unutmuştuk okumakla insan olunmuyordu. Özür dileme tarzımız bile değişti, kabalaştı...
SUSMAK EN BÜYÜK ERDEMDİR... 
Her geçen gün çirkinleşen, çirkefleşen, inançların, değerlerin kaybolmasını seyretmek acı veriyor. Sevginin yerini, menfaatlerin aldığı, hoşgörünün yerini tahammülsüzlüğe bıraktığı için geçmişin özlemiyle yaşamak acı geliyor...

Eğer; İnsanları toplumsal alt kimliklerine göre ayırmadan, cinsiyetlerine göre kayırmadan, maddi durumuna bakmadan insan olduğu için sevip sayıyorsan… Üstünlük taslamıyorsan… 
Şükretmeyi unutmuyorsan, içimiz doyumsuzluk ve hırsla(en çok da para hırsı) dolar olmamışsa.

Çevrendekilere sahip olduklarına göre değil, paylaştıklarına göre önem, değer ve anlam verebiliyorsan. Verdiğin sözü tutuyor ve özün ile sözün birbirini tamamlıyorsa, iyiniyetli, samimi, merhametli, edepli, dürüst ve alçak gönüllü isen insan olmaya başladın demektir. Pek havalı sıfatların olabilir ama en havalısı insan olmaktır.
Kadın ya da erkek olmaktan, toplumsal sıfatlarından çok daha anlamlıdır ve tüm bunların yanına bir de erdem kattın mı insan oldun demektir. 
İnsan olduğunda sen artık insanların yüzlerine değil ruhlarına bakmaya başlarsın… 
Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.
Toprağın üstü olduğu gibi altıda var olduğunu unutmayalım .
Yakınlarımızın nasıl olduğu soralım, konuşmadan önce dinleyelim. Yazmadan önce düşünelim. Harcamadan önce kazanalım. Küçükle küçük olmayı, komşularımızı hatırlamayı, toplumun kurallarına uyalım.
 İnsan olmak, yürekli olmaktır. İnandığı değerlerin peşinden korkusuzca gitmek, başkalarının gururunu incitmeden, ben buyum diyebilmektir.
Kavga etmeden tartışmayı, menfaat beklemeden paylaşmayı, özlediğinde ulaşmayı, kötülüğü iyilikle karşılamayı bilmektir. 
Kazandığınla yetinmek, yardıma ihtiyacı olana yetişmek, kendisi için yaşarken yanındakini de düşünmek, soluduğu havaya dahi şükretmek demektir.
Bir çiçeğin açışında umut, bir çocuğun bakışında sevgi, doğan güneşin sıcaklığında huzur bulabilmektir. Asıl zenginliği yüreğidir insanın;
 Elindekini ihtiyacı olana verebiliyorsan bilgi bencilliği yapmıyorsan Paylaşımın tadına varabiliyorsan,
Kapına geleni eli boş çevirmiyorsan,
Kısacası insan olmak demek önce kendini, sonra etrafında olan her şeyi sevmek demektir. 
Benciliğe son… 
Yüreğinizdeki sevginin hiç bitmemesi dileğiyle...” 

Yağmur İNAL’ın makalesini okudum beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim.  Yüreğine sağlık Yağmur İNAL…                            Saygılarımla…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2596