SOSYAL SERMAYE 3

Merhaba.

DARILMACA YOK..!


"Sosyal Sermaye" başlıklı paylaşımımın son bölümü:

Sosyal Sermaye Ne Değildir?

Sosyal sermaye şirket içindeki merkezlerin birbirleriyle “cici çocuklar olarak güzel güzel” çalışması demek değildir. Benzer şekilde sosyal sermaye, çalışanların birbirlerine özel hayatlarının ayrıntılarını anlatarak, özel dostluklar kurarak iş ve özel hayatın sınırlarını ortadan kaldırmaları da değildir.

Hafta sonlarında açık alan etkinlikleri, şirket piknikleri ve tek oturumluk sosyal etkinlikler katılanları eğlendirir, çocukluk günlerine geri götürür, ancak sosyal sermayenin oluşmasına katkıda bulunmaz. Bu aktiviteler hem kısa sürdükleri hem de işle ilgili olmadıkları için sosyal sermaye oluşturmaz. Çünkü açık alan etkinliğinde yere düşen birini kaldırmak, işin akışı içinde zor durumda olan birine yardım etmeyi gerektirmez.

Karşılıklı Bağımlılık:

Bir kişinin işiyle ilgili her şeyi bildiği ve kendi başına kendi işini yaparak şirket için başarılı sayıldığı dönem çoktan geride kaldı. Her bireyin işini daha iyi yapabilmek için başkalarına, her bölümün şirket amaçlarına katkıda bulunabilmek için diğer bölümlerin katkılarına ihtiyacı var. Bunun adı karşılıklı bağımlılıktır. Büyük resmin bütününü görmeden atılacak her adım şirketi rekabette zor duruma sokabilir. Birçok büyük şirkette çalışanlardan beklenen, yan odadakilerle değil, başka şehirde ya da şehrin başka yerindeki binalarda çalışanlarla işbirliği ve eşgüdüm içinde olmalarıdır.

Sonuç:

Toplam kalite yönetimi, ISO standartları gibi şirketlerin belirledikleri birçok konuda başarısızlık yaşamasının arkasındaki neden, bu süreçleri düzenlemenin yeterli olmamasıdır. Başarısızlık nedenlerinin %80’ininin insanlardan ve insan ilişkilerinden kaynaklandığı görülmüştür.

Bütün sosyal ilişkilerin temeli güvendir. Böylece insanların çatışmasız, korkusuz ve kaygısız yaşamaları mümkün olur. Güven duygusunun zayıf olduğu şirketlerde çalışanların enerjisi dedikodulu, kaygılı senaryolara gider. Buna karşılık yüksek güven, çalışanlar arasında yaratıcılık ve işbirliği doğmasına imkan verir. Güveni oluşturmak için en büyük rol iş liderlerine düşer. İş liderlerinin özü sözü bir, güven duyulmaya layık olması, kendisi açık olduğu gibi aynı zamanda açıklığı cesaretlendirmesi, sanal ortamın güven için bir tehdit oluşturduğunu farketmesi gerekir. Kısacası, şirket içindeki sosyal sermayenin bir şirketin en değerli varlıklarından biri olduğunu kabullenmesi ve buna gereken yatırımı yapması gerekir."

Kaynak: Prof.Dr. Acar BALTAŞ

Saygılarımla...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 699