Bugün 19 Mayıs

Bugün 19 Mayıs Yüce İnsan Mustafa Kemal Atatürk`ün Samsun`a çıkışının 94. yıl dönümü, güzel ülkemizin tam bağımsızlık yolunda atmış olduğu ilk ve en büyük adımı

 


Bugün 19 Mayıs Yüce İnsan Mustafa Kemal Atatürk`ün Samsun`a çıkışının 94. yıl dönümü, güzel ülkemizin tam bağımsızlık yolunda atmış olduğu ilk ve en büyük adımı. Aynı zamanda benimde 42. doğum günüm ve bu anlamlı günde maalesef kutlamalara katılamadım ve buruk ve hüzünlü bir sevinçle günümü geçiriyorum.

Hani ya beklerdik ki 19 Mayıs gelse de spor sahalarına gitsek, gençlik kutlamalarına katılsak. Statlar dolup taşardı. Liseli gençlerin sportif etkinlikleri, koreografisi özenle hazırlanan gösteriler olurdu.  Gösteri kıyafetleri özenle seçilir guruplar halinde tek tip rengârenk canlı tablolar oluşurdu.  Aileler çocuklarının o anlamlı günlerinde yanlarında olur ve heyecanlarına tanıklık ederlerdi. 

Şimdilerde o heyecan neredeyse yok oldu. Kaldırdılar birçok etkinliği, gerek duymuyorlar artık eski görkemli kutlamalara. Görkemli kutlamaların yerini, daha basit ve daha küçük etkinlikler aldı. Statlara gerek kalmadı, törenler meydanlara indirildi. Meydanlarda kutlanan törenlerde salonlara indirilmişti. 7 Mart kurtuluş günü gibi. Her kes gibi olsun demeyeceğim. Hayır, olmasın olmamalı. 18 Martlar Kurtuluşumuzu, 23 Nisanlar Çocukluğumuzu, 19 Mayıslar Gençliğimizi, 29 Ekimler Geleceğimizi ve 10 Kasımlar kurtarıcımızı unutmamalıyız.

Kaygılarım sadece bende değil, bizde olsa gerek. İşte bu kaygılarım nedeniyle buruk ve hüzünlü geçiyor bu günüm. Tabi ki bu kaygılar beni yıldıracak ve mateme kapılacak değilim. Düzelecek elbet, bu günlerde geçecek. Buruk ve hüzünlü olmamın diğer bir nedeni de rahatsızlığım nedeniyle Hopa devlet hastanesinde sabah birkaç saat misafir olmak durumundaydım. Pazar günü olması ve bayram olmanı nedeniyle pek kalabalık olmaz diye düşünürken, acilde sıra beklemek epey vakit almadı değil.

Sağ olsunlar çalışan nöbetçi doktor ve personeller her bir hastayla ilgileniyor dertlerine derman olmaya çalışıyorlardı. Nitekim sıra bana gelmiş aynı ilgiyi bana da göstermişlerdi. Serum kolumuzda müşahede odasında beklerken bir kargaşa, bir çığlık fırlayı verdim yerimden. Gençlik gününde bir genç trafik kazası neticesinde hastaneye getirilmiş yaşı 13-15 civarında olan bu gencin kuzenlerinin çığlıklarıydı, beni hüzünlendiren ve burkan.

Nöbetçi doktor ve personelin saliseleri dikkate alarak yapmış oldukları mücadeleyi ve genci yaşama bağlama gayretleri orada netice vermişti. Yapılan ilk müdahaleler olumlu geçmiş, ileri tetkikler için yaralı genç 112 acil servis vasıtasıyla Rize’ye sevk edilmişti. Sevkiyata direk katılan sadece hemşire değil acilin nöbetçi doktoru da yer almıştı. O genç bedene acil şifalar dilerken köşe yazımı yazmam gerektiğini hatırladım.

Yarınlarınız UMUT olsun.

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1014