Çelenk koyma meselesi

Çelenk koyma meselesi
Çelenk koyma meselesi
Hassas bir konu, özellikli ve önemli günlerde Atamızın anıtına kişi, kurum veya kuruluşlar, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşları tarafından günün, haftanın ve hatta ayın önemiyle ilgili olarak saygı ve minnet duyguları çerçevesinde, kişilerin kılık kıyafetine özen göstererek temiz, ütülü ve tıraşlı bir biçimde bir veya birden fazla bireylerin anlamak ve anlamış olmak duygusuyla, birlikte şehrin en önemli ve merkezi yerlerinde bulunan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurtuluş savaşında mücadele vermiş olan silah arkadaşları için bir veya iki dakika süren saygı duruşu ve istiklal marşının katılan her kes tarafından birlikte ve gür biçimde söylediği merasim törenine verilen addır.   
Son yıllarda devletimizi idare eden hükümetlerin almış olduğu bazı kararlar neticesinde çelenk koyma işlemlerinde bir takım değişiklikler olmuş. Kimi kurumların ayrı ayrı çelenk konulmasındansa sayısal olarak daha az sayıda çelenk konulmasına karar alınmış. Resmi bayramlarda özellikle sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin kamu ile aynı anda çelenk sunumu yapılamamakta. Bu durum farklı saatlerde yapılan törenlerle telafi edilmeye çalışılmış. Tamda bu uygulama bana göre hatalı bir yöntemle sürdürülüyor. 
Ne olacak, 23 Nisan’da, 19 Mayıs’ta, 30 Ağustos’ta, 29 Ekim’de tüm isteyenlerin Atatürk anıtlarına çelenk bırakması ve saygı duruşuyla birlikte istiklal marşını bir ağızdan okumasının ne sakıncası olur. Alınan kararları beğenelim veya beğenmeyelim kurallara uymak gerek. Kurallara uymak adına da geçmişten gelen özelliklerimizi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile günümüze kadar yaşama felsefesini unutmaya veya unutturmaya hiç yeltenmemeli. Hatta siyasi iktidarın ilk yıllarındaki söylemleri gibi “bütün özgürlüklerin önünün açılması” için mücadele etmeli diye düşünüyorum. 
Bakınız 19 Mayıs günü il merkezinde resmi tören sonrasında bir siyasi partinin il başkanı ile bir sivil toplum örgütü başkanı arasında geçen çelenk sunum esnasındaki sorunun bile temelinde, yasaklar ve yasaklara karşı alternatif gibi algılatılan merasimler nedeniyle böyle sorunlara sebebiyet veriliyor. İki kardeşin bir birine düşürülmesi gibi bir şey. O kardeşlerin büyük abisi olan sayın bey efendiyi de teessürle karşıladığımın bilinmesi lazım orası çözüm makamıdır sorun üretme makamı değil.  Anlayan anlamıştır diye düşünüyorum. Hadi Hayırlısı… 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 413