Eleştirmeden toparlanamayız

Benim yazılarımdan rahatsız olanlar varmış, varsın olsunlar.

Ben kendimce CHP’nin ve Artvin’in geleceği için eleştirmek zorundayım. Benim bu eleştirilerimden rahatsız olan bey efendi ve hanım efendilere şunu sormak istiyorum. ‘Benden rahatsız oldunuz da, bu kadar belediyeyi AK partililere teslim ederken rahatsız olmadınız mı?

Belki haklı olduğunuz bölümler vardır. Ama ben kol kırılır gen içinde kalır diyemiyorum, demeyeceğim de. Neden mi neden aramak için her kes önce kendi kelini görecek. Bu eleştiri yazılarım da bu yüzden, kelin görünmesi için. Gerçi görmek istemeyen görmüyor. Maalesef bazılarımız için ne sivri sinek nede davul zurna hiçbir şey fayda etmiyor.

Benim amacımı anlayamayanlar için biraz açmak gerekirse, 2004 ve 2014 arasında ki farkı anlatmaya çalışıyorum. Burada belki kişileri ismen telaffuz etmemem dolayısıyla konu anlaşılmaz gibi görünse de kimlerden bahsettiğimi CHP liler tarihler itibarıyla isimleri hatırlamakta zorlanmazlar diye düşünüyorum.

2004 sonrası yapılan il danışma toplantıları hem öz eleştiri hem de geleceğe yönelik planlarla dolu olurdu. Ya şimdi, doğru dürüst il danışma toplantılarında partililer yanlışlıkları ve eksikleri dile getire biliyorlar mı? Sadece il veya ilçe danışmalar değil, artık kongreler bile tartışılmadan konuşulmadan alen acele yapılır olmadı mı?

Hiç unutmam, Şavşat belediyesi eski başkanlarından rahmetli Adil Aydın il kongresinde ki konuşmasında, ilimizi CHP büyük kurultayında temsil edecek olan delegelere ithaf en yapmış olduğu konuşmasında ‘Sakın Ankara’ya gittiğinizde pahalı otellerde parti içi lobi faaliyetleri yapılan yerlerde kalmayın. Kimsenin kontrolüne girmeyin, kendi özgür iradenizle oy kullanın. Eğer kişilerin kontrolüne girerseniz CHP’nin geleceği hiç doğru olmaz’ demişti.

Burada sayın Aydın’ı tekrar rahmetle anıyor ve o dönemin kurultay delegelerinden birisi olan Hopa Kemalpaşa belediye başkanı rahmetli Asım Aydın ve Ardanuç delegesi Erdem Sarıçiçek (Allah uzun ömürler versin) bu iki kurultay delegesini Ankara’da ki büyük kurultay sırasında gördüm ve nerede kaldıklarını sordum. Kendileriyle onur duyduğum bu iki CHP li büyüğümün kaldığı oteli gördüğümde CHP li olduğumdan bir kere daha gurur duydum.

Bu iki delege Dışkapı’da kenar mahalle de bulunan ve o dönemin Ankara’da ki en ucuz otelinde 7,5 liraya kalmışlardı. Kongre salonunda Erdem Sarıçiçek söyledi. ‘Bak biz Adil başkanın dediğini yaptık. Lüks oteller yerine en ucuz ve kimsenin kontrolünde olmayan yerde yattık ve oyumuzu da özgürce kendi irademizle kullanacağız’ demişti.

İşte dostlar bu iki sim gibi yürek sahibi ve memleket sevdalısı insanların sayısı gittikçe azalırken bir şey olmalı, bir şey yapmalı diye haykırıyorum. Sorun kişiler değil, sorun belki farkında olmadan kişilikleriyle CHP’ye zarar verenlerdir. Bunu görmez ve bunu kabullenmez isek birileri CHP’den evine yemek götürürken birileri de sürekli dert götürürse, bu denge tutmaz bu denge bozulur ve hezimetlerimiz gelecek yıllarda da devam eder. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1228