• Ana Sayfa
  • »
  • Hayır – Sever – İşadamı

Hayır – Sever – İşadamı

Bu gün o kadar anlamlı, bir o kadar duygu yüklü ve onurlu bir konuya parmak basmak istiyorum. Burada birini övmek değil amacım, sadece oluşan durumu övmek istiyorum.....

Bu gün o kadar anlamlı, bir o kadar duygu yüklü ve onurlu bir konuya parmak basmak istiyorum.  Burada birini övmek değil amacım, sadece oluşan durumu övmek istiyorum. Henüz kırkında bir işadamı kazancına kazanç katmak yerine, kazancının bir bölümünü hayra harcamayı kendine görev bilmiş. Mal varlığının boyutu ne olursa olsun eğer kişi hayır işi yapıyorsa denecek tek şey ‘Helal olsun’ dur.

Hopa’da tam teşekküllü bir ambulansı kamuya bağışlayan genç işadamını tebrik ediyorum. Kim adına ne için bağışladığının da mutlaka anlamı vardır. Burada neden bağış yaptığını ele almak lazım. Hopa’da iş yapan ve Hopa’da yaşayan bir kişi çevreye ve olaylara o kadar duyarlı olmalı ki, bir hemşirenin isteğine kulak verip böyle bir bağışı gerçekleştirmiş.  Sağ olan annesi ve babasının adına hayır işleyen bu işadamının yapmış olduğu ilk hayır işi olmadığını öğrendik.

Farklı dönemlerde okullara çok amaçlı salon donanımı, bilgisayar laboratuvarı, derslik gibi hayır işlerine de imza koymuş. Tabi ki okullara yapılan hayır işlerinin de anlamı büyüktür ancak hastaya yapılan bağış ve hayır işleri de bana göre paha biçilemez türdendir. Evde bakım hastalarının kullanımına tahsis edilecek olan Ambulans aynı zaman da hastaya giden sağlık ekibine de hizmet verecek. Ağır hastaların evde bakımını yapmakla sorumlu hemşire ve doktorların ulaşımlarını sağlayacak olan ambulans gerektiğinde o hastaların hastaneye naklin de de kullanılacak.

Hopa Devlet hastanesi önünde gerçekleşen teslim töreninin de görmüş olduğum manzara çok hoşuma gitti. Her ne kadar katılım boyutu minimumda olduysa, talepte bulunan hemşirenin anlamlı gururu gözlerinden okunuyordu. Gazeteci arkadaşlardan tek talebi ‘Evde bakım’ konusunun kamuoyuyla paylaşılması ve halkın bu faaliyetten haberdar olması sağlanmasıydı.  İşadamının da aynı gururu taşıyor olması dikkat çeken başka bir durumdu. Konuşmasında ‘inşallah bu ambulansı kullanmak kimseye nasip olmaz’ derken amacı, kimselerin o derece ağır hastalıklarla mücadele etmek durumunda kalmaması yönünde ki dileğiydi.

İlçe kaymakamı, hastane başhekimi ve bazı kamu daire amirlerinin yanı sıra hastane çalışanları da mütevazi teslim töreninde bulundular. Biz gazetecilere son anda bilgi geçilmesi de sanırım bağışçı işadamının reklam yapılmasını istememesinden olsa gerek. Derken bu anlamlı bağış sonrası aynı işadamından bir söz daha geldi. 2014 ocak ayında diyalize giren böbrek hastaları için dizayn edilecek bir ambulans daha Hopa devlet hastanesine bağışlanacak.

Her ne kadar reklam olmasını istemediğini düşündüğüm hayır sever işadamının ismini burada pek yazmak istemedim, yine de okuyucuya olan saygım ve mesleki gereklilikten ötürü bu bağışı yapan kişinin de affına sığınarak Nedim Koyuncu’nun bu tür anlamlı ve manevi değeri paha biçilemeyecek hayırlarının devamını diliyor, kendisine ve şirket mensuplarına başarılı çalışmalar diliyorum. Bu asil davranışın farklı işadamlarına da örnek olmasını diliyorum.

Bu yazıyı yazdığım esnada Hopa’da ki büromun önünde kalabalık bir bağrışma ve karmaşa oldu. Yazı yazmaya yaklaşık otuz dakika sonra devam ettim. Bir Mayıs tanıtımlarına, üç Mayıs tanıtımları da eklenince iki gurup arasında gereksiz tartışmalar olmuş, derken konuya güvenlik güçlerinin karışmasıyla sakinleşen kalabalık, ilçe kaymakamının bir abi yaklaşımıyla müdahale etmesi neticesinde kargaşa kavgaya dönüşmeden ve sorunsuzca diyalog neticesi etraftan bakınan meraklı çevrelerin kötü beklentileri boşa çıktı.

Sözüm ona bir kurumun başı olan zat, yanında bulunanların ‘başkan baksana orada ne oluyor’ demeleri üzerine ‘boş işlere ne bakacağım, boş işlere bakanlar gidip oraya baksınlar’ diyerek kendinden beklenen sorumsuzluk örneğini ortaya koymuş oldu…

Yarınlarınız UMUT olsun.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1997