Kızmak ve kaçmak

Adaylar açıklanıp, kesinlik kazanana kadar yazmamayı tercih etmiştim.

Adaylar açıklanıp, kesinlik kazanana kadar yazmamayı tercih etmiştim. Tüm Partilerin adayları açıklandı ve neredeyse kesinleşti. Neredeyse diyorum çünkü aday müracaatları 18 Şubat yarın saat 17’de sona erecek. Her ne kadar bütün adaylar belli olduysa da partilerin ilçe teşkilatları veya ilçe örgütleri küçük bir ihtimalde olsa son anda değişiklik yapma haklarına sahipler. Bu hakları sadece adaylar için değil, il genel meclisi üyeleri ve belediye meclisi üyeleri için de geçerli.

Bir zamanlar misafiri bile olduğum, gerek Artvin Hopaspor ile gerekse kendi yayınlarımla Ürgüp’te konuğu olduğumuz Bekir Ödemiş beyin Çankaya belediye başkan aday adaylığını bilenler vardır. CHP’den Ürgüp belediye başkanlığı yapmış olan ve yine CHP’den Ankara Çankaya belediye başkanlığına aday adayı olan aynı zamanda Artvin damadı olan Sayın Ödemiş CHP’nin Çankaya belediye başkan adayı olamayınca DSP’den aday olduğunu üzülerek söylemek istiyorum. Demokrasi falan demeye gerek yok, bunu neden yazdığıma gelince…

Kişilerin çeşitli tercihleri olması doğal gibi görünse de ‘ben yoksam, partim de yok’ anlayışına şiddetle karşı çıkıyorum. Hatta bunu biraz daha genişletmek istiyorum. Kişilere veya kuruluşlara kızarak kaçmak mertlik değildir. Genelden aldığım örneği yerele getirmek gerekirse; Uğur Bayraktutan’a kızıp, Emin Özgün’e darılıp, Naci Köroğlu’nun başarısızlığına sığınıp, Turan Kasımoğlu’na küsüp başka partilerin ekmeğine yağ sürmek dürüstlük olmaz diye düşünüyorum.

Asıl olan, bu isimlere rağmen partiye sahip çıkmak, partiye destek olmak ve partide bulunarak o eksikliklerin giderilmesini sağlayacak mücadeleyi ortaya koymak olmalı. Aylar önce ‘Utanıyorum’ başlığıyla yazdığım bir yazımda yerel seçimler öncesi önseçim yapılmamasını kaleme almıştım. Henüz seçimlere aylar vardı ve Demokrasinin vazgeçilmezi olan önseçimin Cumhuriyet Halk Partisinin il genelinde yapmasını istemiştim. Ne yazık ki sadece iki noktada yapılan önseçim dışında talebimizi gerçekleştiremedik.

Nedenlerini sormak tabiî ki de en doğal hakkımız, soracak kişi bulamamakta tek mazeretimiz değil tabi. CHP gibi bir partide soru sorup yanıt alma fırsatı bulamadığımız milletvekilimiz TBMM de rekorlara imza koyuyormuş. Sayın Bayraktutan hükümete bu kadar soru sormanızı desteklemesem bile iyi bir performans sergilediğinizi söyleyebilirim. Siz bu kadar soru sorarken, size soru sorulmasının önünü neden açmıyorsunuz? CHP deki sorunların nedeni, Şavşat başta olmak üzere Borçka, Murgul ve Hopa ile il merkezinde ki tasarruflar size mi ait, yoksa siyasi iktidara mı? Bu ve bunlar gibi sorulacak onlarca sorum var. Şimdilik sorularımı rafa kaldırıyorum ancak 30 Mart sonrası sorularımdan kaçma fırsatınız olmayacak bunu bilesiniz.

Şimdi yeniden kızıp kaçma konusuna gelelim. AK Partinin iktidarında 12 yıl geride kaldı ve son gelişmelerde cabası. AK Partilileri anlarım ancak CHP li olup kişilere kızarak, beklentilerine yanıt almadığı için başka tercihlere sığınanlar akıllarını başlarına almazlarsa zor çok zor. CHP li olup Turan’a, Hakan’a kızıp başka partiye oy vereceklerin akıllarından şüphe duyarım.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1067