Müthiş bir durum

Müthiş bir durum
Bugün farklı bir konuyu kaleme almak istedim. Aslında yazılacak o kadar konu var ki hangisini yazayım hangisini sonraya bırakayım derken, bilgisayarımda çalan hoş bir sanat müziği eşliğinde ne siyaset yazmak nede sorunları dillendirmek istemedim. Hep bir sorun hep bir sıkıntı memlekette insanlar bunalmaya başladı. Nasılsa bu ikilem durumu insanları daha da sıkacak. Daha fazla ben sıkmayayım diye düşündüm. 
Gelelim müthiş olan duruma, bu sabah erken saatlerde Ardanuç da ki gazetenin baskısı için Hopa’dan yola çıkmayı düşünürken, bir de baktım ki arabam yoktu. Halbuki arabayı önceki gün servise bırakmıştım, nasıl olurda unuturdum. Sabahın altısında dışarıda yağan kar, bir taraftan rüzgarla birlikte fırtınaya dönüşüyor ve estikçe esiyordu. Benim Ardanuç’a gitme işimin imkansızmış gibi düşündüğüm an aklıma farklı bir çözüm geldi.
Çözümüm kendime de mazeret olacaktı. Artvin merkezdeki baskıcı ustayı aradım ve çözümü sağlamış oldum. Ben bu Perşembe günümü Hopa’da geçirecektim. Genelde Perşembe günleri Ardanuç’ta olurum. Bazen akşamdan giderim bazen saba erken saatte. Neyse artık Hopa’da bir iki programımda olmasına karşın artık gitmemiştim, Artvin’deki arkadaşı göndermiştim ve saat altı buçuk gibi ilçedeki boş sokaklarda kar yağışını tıpkı bir sanat müziği eşliğinde çiftlerin dans edişi gibi ahenkle süzülen ve etrafı yavaş yavaş beyazlatan bu durum kısa sürdü.
Derken sabah haberlerini bir zamanlar izlemekte keyif aldığım irfan Değirmenci’nin sunduğu kanalda değil de farklı bir kanaldan izlemeyi tercih ederek kahvaltımı yaptıktan sonra yine kar yağışı altında yürüyerek yaklaşık 1 km lik yolu yine kar tanelerinin salına salına yağışı arasında iş merkezindeki ofisime ulaştım. Tamda bu sırada ki yürüyüşümde ayaklarımda oluşan ıslaklığı ve soğuğu hissettiğimde kar suyunun sızmayacağı bir ayakkabı olmadığını, çocukluğumda olduğu gibi yine hissetmiştim. 
Müthişliğin devamında gün ortasında yağan dolu yağışıyla rüzgarın esintileri sokakta yürüyen bireylerin suratlarına vurması da keyif almak için yeterli bir nedendi. Kimileri soğuktan ve ıslanmadan kaçarken İnönü Caddesinde şemsiye ile dolaşanlara ‘Ne gerek var niye şemsiye kullanıyorsunuz’ diye bilmenin huzuruyla günü tamamlamaya çalıştım. Akşam İngilizce kursumuz vardı. Hani AFGAD ve Hopa HEM ve Hopa TSO olarak organize ettiğimiz kurs sonrası artık kar yağışı durmuş ve benim yazımı yazmam gerekiyordu ve bu müthiş gün bitmişti. Neyse hadi yine hayırlısıyla yazımı da tamamladım.  Müzik de son buldu…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 583