Olacağı buydu

CHP’de 2004 yerel seçimlerinden 2014 yerel seçimlerine gelirken yapılan yanlışlıkların faturasını kim ödeyecek. 2004 yılında seçimlere gidilirken il genelinde tüm örgütlerde bir barışık ve birliktelik vardı.

Olacağı buydu

CHP’de 2004 yerel seçimlerinden 2014 yerel seçimlerine gelirken yapılan yanlışlıkların faturasını kim ödeyecek. 2004 yılında seçimlere gidilirken il genelinde tüm örgütlerde bir barışık ve birliktelik vardı. O dönemin milletvekili her adaya yakın bir o kadar da uzak durmasını bilmişti. Kendisi de 2002 yılında ön seçimle gelmiş, ikinci sıra adayının da müthiş çalışmasıyla CHP Artvin genelinde birinci parti olmuştu.

Bu anlayışı 2004 seçimlerinde de sürdüren CHP il örgütü, o demende il başkanlığında bulunan şimdiki mevcut milletvekiliydi. İl genelinde koordineli çalışma ve parti içi kavgasız yürütülen seçim kampanyası CHP’ye Artvin genelinde bir başarı katmış ve o dönem iktidar partisinde, bu gün bizim yaşadığımız hüzün yaşanmıştı. İl genelinde DYP 1 belde, MHP 2 ilçe, AKP 2 belde ve CHP il merkezi ile 5 ilçe artı bir belde kazanmıştı.

2007 yılında yapılan genel seçimler öncesi CHP’de başlayan gizli gizli oluşan ayak oyunları ve kavgaların neticesinde milletvekili adayı olan parti büyüğümüzün vekilliği döneminde kavgalar daha da artarak devam etti. 2007 seçimleri CHP’nin Artvin’de erimesinin başlangıcı olmuştu. O dönemin milletvekili döneminde kendi ilçesinde aldığı oyların rakamları ve sonrasında ki 2009 yerel seçimlerine yansıması rakamsal olarak kayıtlarda mevcuttur.

2009 yılına gelindiğinde belde belediyelerin kapatılması işlemini CHP genel merkezi anayasa mahkemesine götürdüğü ve iptal edildiği için AKP ve DYP ye ait olan iki belde CHP’ye geçti. Bunların dışında Bir ilçe AKP’ye kaptırıldı. AKP kendine ait olan diğer beldeyi korudu ve MHP’ye ait olan bir de ilçe kazandı. CHP ise anayasa mahkemesi kararından ötürü aldığı iki belde dışında bir beldesini ve il merkezini korurken ilçelerde de tek kaybı vardı.

2009 seçimlerinde alınan neticeler hezimetin sinyalini veriyor olmasına karşın, 2011 yılında yapılan milletvekilliği seçimleri öncesi yapılan ön seçimlerde yaşanan olumsuzlukların ve kavgaların yansıması 2014 e gelirken duvara toslamış oldu. 2009 da kazanılan belediyelerde ki oy farklarını dikkate almayan ve yavaş yavaş eriyen Artvin CHP’nin gerçeklerini görmeyen mevcut milletvekili Ankara’ya gittikten sonra kendisini dev aynasında görmeye başladı.

Artık il genelinde ki hizip ve kavga had safhaya gelmiş, partililer ocu, bucu diye ayrışmaya başlamıştı. İl danışma toplantıları bile soğuk bir ortamda yapılıyor, bir konuşulan bir daha ki konuşulanları tutmuyordu. Mevcut vekilin görmesi gereken durum hep öteleniyor, hatta Sarıgül hareketinin öncülerine partinin kapıları kapatılmış durumdaydı. İstanbul’da Sarıgül partinin adayı iken Artvin’de Sarıgülcüler ötekileştirilmiş, değim yerindeyse ‘uzaklaştırılmış solcular olarak’ dışarıda kalmaları sağlanmıştı.

TBMM’de rekor sorular soran mevcut milletvekiline Artvin için soru sorulamaz, bu eksikler dile getirilemez hale gelmişti. Nitekim 2014 seçimleri öncesi aday belirlenme yöntemi ve ilçe ilçe ötekileştirilen CHP örgütleri S.O.S. sinyali vermeye başlamış. İstifalar ve baş kaldırmalar kendini göstermişti. Mevcut vekil bu sorunları görmezden gelmek için kendince bir yöntem bulmuş, genel merkezden hatırı sayılı milletvekilleri getirmiş il ve ilçelerimizi dolaştırmıştı.

Kalbini kırdığı partililerin gönlünü almak yerine, ben bilirim, ben güçlüyüm tablosu ortaya koymayı başarmış Artvin’de CHP’nin sonunun geldiğini görememişti. Tabiki tüm yanlışların adresi mevcut milletvekili değil. Ancak bu ve buna benzer yanlışları görecek olan, barış ve çözüm üretecek olan mutlak mevcut milletvekiliydi. Yazılacak o kadar şey var ki, içim acıya acıya bu gerçeklerle yüzleşmek adına yazmaya devam edeceğim. Burada gerçeklere karşı kör olmamak adına yazacağım

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1395