TÜNEL NE OLDU

TÜNEL NE OLDU
Karayolları genel müdürlüğü tarafından yapımına 2010 yılında başlanan Cankurtaran tüneli 2013 yılında tamamlanacaktı. Yaklaşık üç yılda bitirilmesi planlanan tünel inşaatının planlanan bitim tarihinden sonra tam üç yıl daha geçti. Üç yıl daha fazla zaman geçmiş olmasına rağmen ne zaman biteceği sorusuna yanıt verilemiyor. Üçüncü bir üç yıl daha geçeceğini söylediğimizde bazı şahıslar rahatsız oluyor. Hatta hemen niye muhalefet yapıyorsun diyorlar. Rahatsız olacak ne var anlamıyorum. Görünen köy kılavuz ister mi? Bu tünel yollarıyla birlikte en az üç yıl daha tamamlanamaz.
 Konu sadece tünel değil. Aslında tünel tamamlanmış olup, bağlantı yolları, kavşaklar, viyadükler ve Borçka tarafına yapılması planlanan yol ve tünellerden ötürü iş bitmiyor. İş bitmiyor çünkü Hopa tarafında ki eksiklerin bile giderilmesi ciddi zaman alacak. Daha ihalesi yapılması gereken işler var. Hopa tarafındaki işlerin bitmesi ve yolun ana yola bağlanması bile 2018 e tamamlanamaz. Artvin valisi Ömer Doğanay geçenlerde il koordinasyon toplantısında “Tünel 2018’e sarkmamalı” şeklinde bir talebi olmuştu. Sayın valinin bu isteği masumane bir talep olarak görüyorum. Ancak ne yazık ki bu talebin karşılık görmesi bence imkansız gibi bir şey.
Neden mi imkansız? Çünkü geçmişte de bu tür talepler ve iyi niyet istekleriyle aynı koordinasyon salonunda farklı zamanlarda tanıklık etme şansım oldu. Kemal Cirit valimiz zamanında olsun, Muhterem İnce valimiz zamanında olsun buna benzer temenniler de oldu. Hatta bu taleplere karşı Mart’ta bitecek diyen, Temmuz’a yetişir diyen ve hatta 2016 Aralık son tarih diyen Karayolları yetkililerinin yanıtlarını bilen birisiyim. İl koordinasyon kurulunun daimi katılımcıları bu durumun canlı tanıklarıdır. 
En önemli tanıklar biz basın mensuplarıyız. Bizler kentin sorunlarının tartışıldığı ve çözümler arandığı toplantılarda tarihe tanıklık etmek zorundayız. Bu tanıklık yaşanası bir şehrin geleceğe taşınması için görev üstlenmiş tüm sorumlu ve duyarlı şahısların da tanıklık etmesiyle doğru orantılı olmak zorundadır. Gerçeklerden sapmamak koşuluyla zaman zaman gelecek adına ılımlı yaklaşımlar olabilir ancak sürekli aynı sorunların dönüp dolaşıp konuşulduğu ve çözümde gecikildiği meselelerde her bir birey gibi biz gazeteciler de doğrudan yana taraf olmalıyız ve sorunun çözümüne katkı koymalıyız. Yoksa her kes gibi bana ne diyenlere tabiî ki de hayır…
 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 622