Uzunca bir aradan sonra...

Yaz tatili bittiğine göre artık kalemi elimize almak gerekiyordu. Oldukça zor bir süreçten geçerken yazmamak olmaz diye düşündüm.

Uzunca bir aradan sonra...

Yaz tatili bittiğine göre artık kalemi elimize almak gerekiyordu. Oldukça zor bir süreçten geçerken yazmamak olmaz diye düşündüm.  Ülkemiz savaşın eşiğine kadar gelmiş, komşumuz  Suriye’ye karşı emperyalist güçlerin yanında yer alarak, bu gün yarın savaşa gireceğiz.

Ben bu savaşı istemiyorum. Bir müslüman ülkeye karşı batılılarla beraber olmak bize  yakışmayacak. Daha burnumuzun dibinde ki Irak’a karşı yapılan ve orada yaşananlar hafızalarımızdan silinmemiş ve halen Irak trajedisi devam ediyorken, bu ne mantıktır Suriye savaşı.

Suriye’de ki iç kargaşayı çıkaran dış mihraklar işin vahametini o kadar fazlaya kaçırdılar ki, işin içine kimyasal silahlı katliamlara kadar götürdüler. Suriye’de ki  bu yaşananların yarın bir başka müslüman ülkelerde de yaşanacağının kokusunu almıyor değillim. Kim bilir bir gün sıra bize de gelmez mi?

Ülkemiz bulunduğu konum itibarıyla ve kurtuluş savaşı neticesinde ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yönetiminde bağımsızlığını ilan ettikten sonra Cumhuriyet yönetimine geçmesi ve ATATÜRK’ün devrimleriyle hayata geçirmiş olduğu yeniliklerin ve uygulamaların sayesinde orta doğu batağında emperyalistlerin pay etmeye çalıştığı ülkelerden birisi değilsek şükretmemiz gerekiyor.

Irak’la başlayan, Suriye ile devam eden ve muhtemel İran’a da geçebilecek olan sözüm ona ‘demokrasi meraklıları’ Müslüman ülkeleri perişan etmeye gayret ediyorlar. Ne yazık ki bu gayretin içerisinde benim ülkemde, her ne kadar açık açığa bu söylemleri telaffuz etmiyorsa da ‘azcık ucundan’ misali rol alıyor diye düşünüyorum.

Çocukların ölmediği, kadınların şerefsizce tecavüz edilmediği, yaşlıların ölüme terk edilmediği, gençlerin meshep çatışmalarında ölmediği, Amerika ve Avrupa’nın müslüman kardeşlerimizle uğraşmadığı ve hatta müslümanı müslümana kırdırmadığı bir dünya istemeliyiz.

Dün Irak’ta Saddam, bu gün Suriye’de Esad, yarın İran’da kim? Öbürgün ise benim ülkemde bir başkası olmasın. Savaşın tarafları arasında hiç kazanan olmamıştır diye düşünerek kaybedenin sadece insanlık olduğunu söylemek lazım.  Oysa savaşların bir tek kazananı vardır o da emperyalizim denilen anlayıştır.

Bu anlayışın hakim olmadığı bir dünya dileğiyle, bu gün 1 Eylül Dünya barış günü  (yazının kaleme alındığı tarih) Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözüyle yazımı bilirmek istiyorum. “Yurtta suhl, Dünya da suhl”

 Yarınlarınız UMUT olsun.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1141