• Ana Sayfa
  • »
  • Yazmak yada yazmamak `Ney mişiz, ney`

Yazmak yada yazmamak `Ney mişiz, ney`

Aslında yazmayı uzun zamandır düşünüyorken, nasip şimdiyeymiş.
Aslında yazmayı uzun zamandır düşünüyorken, nasip şimdiyeymiş. Zat-ı Muhterem-in birisi haddini aşmışken yazmamak, hem temsil ettiğim kurum-a hem de yayın organlarımda ki çalışanlarıma haksızlık olacağını düşündüm. Muhrem-i bir tarafa bırakarak ilgili Zat-ın "Cerattepe’de Nöbet Tutanlar Şimdi Reklam Nöbetindeler" yazısına yanıt vermek için bir kaç gün bekledim ve baktım ki `adam adamlığını unutmuş` bende konuyu detayıyla sizlerle baylaşayım istedim. 
ilk olarak; yayınlanan o tebrik mesajları İsmet Başar bünyesinde bulunan altı ok gibi gazetelerin tamamında yayınlanmış olup, bu tebrik mesajları altı gazetede de ilk kez yayınlanmamıştır. O tabağı önünden alınmışcasına eleştiri yapan zat-ın kendisi tarafından verilen bayram tebriği 2015 yılnda altı gazetenin tamamında da yayınlanmış ve kendisi dağıtırken verdiği tebrik mesajının ücretini eksiksiz olarak, gazetelerimizin reklam sorumlusu olan kişiye ödemiştir. Kendisinin verdiği tebriği yayınlarken Sami Özçelik kardeşimiz de bu gazetelerde aynı görevi ifa ediyordu. Zat-ın kendisi ilanı verince sorun olmuyordu da, şimdi neden sorun oldu.
İsmet Başar bünyesinde ilk çıkan gazete olan Artvin Gazetesi ve sonrasında ki diğer gazeteler yıllardır bu firmanın sadece `ramazan ve kurban bayram ve yılbaşı kutlama tebriğini` zaman zaman yayınlamıştır. Yayınlamış olduğumuz bu tebrik mesajlarından dolayı, gerek Yeşil Artvin derneğinden,  gerek Cumhuriyet Halk Partisinden, gerekse  gerçek Artvin sevenlerinden eleştiri de almıştır. Bu eleştirilere vermiş olduğum yanıt netti `Almış olduğum bu ilanlar sonrası ne benim nede birlikte çalıştığım gazeteci arkadaşlarımın kalemine müdahale söz konusu değildir. Madenin Artvin`e vereceği zararları özgürce yazar özgürce yayınlarız, aksine kimsenin ne parası nede gücü yeter` şeklinde oldu ve böylede devam ediyor.
Bu durumu bilen zat-ın sanki ilk kez oluyormuşcasına ana hedefi İsmet Başar olan yıkım saldırısına, her nedense Sami Özçelik üzerinden başlamış, sözüm ona bir taş ile bir kaç kuş avlamak istemiştir. AFGAD`a karşı haddini bilmesi gereken eski AGD başkanı Tolga Gül, önce eski başkanlığını yapmış olduğu derneğin kapısından içeri giriş çıkış yapsın sonra AFGAD a laf söylesin. Sami`nin sektörden çekilmesinin kendisine katacağı şeyin ne olduğunuda merak etmiyor değilim. Sanırım bu merakım epey sürecek çünkü Sami Özçelik kendisi istediği müddetçe İsmet Başar gazetelerinde var olmaya devam edecektir. Ben Sami gibi bir can kalemi, o zat-a ve o firmaya yedirtmeyeceğim. 
İkincisi ve de önemlisi, gerek yeşil Artin derneğinden, gerekse CHP ve Artvin severlerinden aldığım eleştiriler sonrası o firmadan ne ilan nede başka bir şey almama kararı vermiştim. Taa ki yılbaşı kutlaması için İbrahim Eksilmez`in beni aramasına kadar. Artvin Post gazetesinin yazı işleri müdürü olan Eksilmez Altı ok gibi gazetelerimizin tamamına yılbaşı tebriği alacağını söylemesi ile hemen hangi firma olduğunu söyledim. Malum firmanın adını söylediğinde ilanı almamak için fiyatını iki katı olarak söyledim. Sonrasında kendisi iki katı fiyatı firmanın vermeyeceğini söyledi. Bende tamam almıyoruz zaten dedim. Eksilmez devamında firmanın eski reklam dağıtıcılarından birisinin kendisini arayarak "Biz size bu reklamı verirken almıyordunuz, şimdi alırsanız sizi afişe ederiz" söyleminde bulunduğunu ifade etti. Hemen firma tarafından verilecek olan ilanları gerekirse ücretsiz olarak yayınlayabileceğimizi söyledim. Çünkü orada bir tehdit seziyordum. Ben tehdide gelemem. Karşımda ki kim olursa olsun. 
Nitekim ilanları tüm gazetelerimde yayınladım geçmişte olduğu gibi. Ertesi gün zat-ı Muhterem-in yazısı düşmüş facebook sayfalarına. Şimdi olan bitenler bunlarla yeterli değil. Bu zat-ın firmanın medya danışmanlığı döneminde il genelinde ki tüm gazetelere haber karşılığı bir ücret teklifinde bulunduğu dönemde, yine reklam sorumlumuz İbrahim Eksilmez vasıtasıyla İsmet Başar bünyesinde bulunan altı ok gibi gazetelere de ücret teklifi yapıldı. Her defasında teklifler red edildi. Bir sonrasında rakam arttırılarak gelindi. Biz kafa yaparcasına astronomik rakamlar teklif ettik. ilk tekliflerinde söylediğimiz rakamı, son tekliflerinde kendileri önerdiğinde de yine astronomik rakamlar sunarak bu arkadaşlardan haber karşılığı para almadık, almayız da. Bu arada yıl başı tebriğinde aldığımız ücretin neredeyse on katını teklif ettiler ve biz bunu almadık. Reklam nöbetinde olsaydık o paraları kaçırmazdık sayın Gül... Eğer anlaman gerekeni aktaramamış ve gerekeni yaparak bu yanlıştan dönmezsen bende yazmaya ve doğruları paylaşmaya devam edeceğim...
Ve dahası yok mu? Tabi ki de var. Ancak şimdilik bu kadar demek istiyorum. Neticede her ne olursa olsun. Benim ve bünyemde bulunan gazetelerimin anlayışı, tıpkı başkanlığını yaptığım derneğimin pankartında yazıldığı gibi. Mahkeme kararlarının dediği gibi, tercih edilmeli. Ya Artvin ya maden. Bu kadar net, bu kadar açık. Dileyen dilediğini söylemekte özgürdür. Dileyen dileği gibi eleştirisinide yapmakta özgürdür. Ancak Bizim anlayışımız sabittir dostlar ""Ya Artvin, Ya maden" başkası yok...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 897