• Ana Sayfa
  • »
  • Önceki iletiSonraki iletiİletilere dön HAYAT VE SEVDA‏

Önceki iletiSonraki iletiİletilere dön HAYAT VE SEVDA‏

Sevgili dostlarım soma’da yaşanan olay bizleri yasa boğdu ölen kardeşlerime Tanrıdan rahmet diliyor onların ölmesi gerekiyormuş gibi açıklamalar yapan tüm siyasetçileri kınıyorum.

 Bu gün hayatı anlatacağım dilim döndüğü kadar. Hep gerçekleşmeyecek düşlerin peşinden koştuk, hiç ulaşamayacağımız yerlerin, elde edemeyeceğimiz zenginliklerin hayalini kurup durduk. Elimizde olan değerin kıymetini bilmeden, başkalarına ait olan şeylere imrendik. Kendimizi herkesten ayrı tutup, hatasız kıldık, makarna ile kömüre kandık ülkeyi ne hale getirdik. Oysa biz her kes gibi idik bunu anlayamadık. Hayal kırıklığına uğradıkça kendimizi akladık başkasını suçladık, bir vicdan terazisi bile kuramadık, dünyada ki  herkesin bize karşı bir plan içinde olduğunu, komplolar kurulduğunu sandık, kendimizin hatasını hiç sorgulamadan, içimiz kötülükle dolarken bunu hayatın gereği diye yorumlayıp kalbini kırdıklarımıza dönüp bir kere bile bakmadık. En insani duyguları modası geçmiş kavramlar olarak adlandırıp ortam insanlarına dönüştük. Çıkar adı verilen ucube  yaşam tarzlarını hayatımıza adapte etmeye çalışırken bağlılık, sadakat, örf ve adet gibi değerleri toptan yıkıp silip attık şimdi şikayet ediyoruz, eski günleri, çağdaş, aydınlık yüzleri, hoş görülü, dürüst siyasetçileri özlüyoruz ne oldu biz böyle olsun istemedik mi.

                 Evet çok daha güzel işler yapabilirdik bir sevdayı dibine kadar yaşamak, bir insana kayıtsız şartsız bağlanmak, aşkı yüreğimizin içine yerleştirmek ve ölünceye kadar sevmek de vardı. Hayatı tadına vara vara, özgürce hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamakta vardı. Tenlerden tenlere akan ateş, gözlerden gözler süzülen sevda ve yüreklerden yüreklere uzanan gönül köprüleri vardı.sımsıcak yazlar, yemyeşil baharlar ve her bir damlasında özlem taşıyan yağmurlar vardı. Anlata anlata bitiremeyeceğimiz , bizi çocukluğumuza götüren oyunların hasretini çekiyoruz şimdi. Neye elimizi atsak yarım kalıyor, bıkkınlık bizi teslim alıyor , vazgeçişlere, terk edişlere duyduğumuz aşinalık, bizi sadece çevremizden değil, kendimizden de uzaklaştırıyor, bize kalan yalnızlık oluyor, koyu ve içinden çıkılması mümkün olmayan bir yalnızlık.

                Sevgili dostlarım zaman deli bir hızla akıyor, geri dönmek, zamanı durdurmak imkansız. Ve bir zaman gelecek, dönüp arkaya baktığımızda hayatımıza nasıl yazık ettiğimizi, göreceğiz ama çok geç olacak aklımız başına geldiğinde ne yaptım ben diye soracağız, cevabını bulsak da bunun bize faydası olmayacak. Şimdi henüz vakit varken, henüz yaşamımızı şekillendirmek elimizdeyken sormalıyız bu soruyu, kendimizle yüzleşmeli ve daha bir insan olmanın yollarını bulmalıyız, mutluluğun küçücük şeylerin içinde gizli olduğunu anlamalıyız, sevmeliyiz her şeyden önce, hiçbir çıkar gözetmeden ve çekinmeden vatanı, seçmeliyiz tüm yurttaşları kucaklaya bilen , tarafsız kalabilen bir cumhurbaşkanını, vatan aşkı olmalı hayatımızda ve hep birinci sırada durmalı. İnsan olmak için, yalnız kalmamak için ve ölürken çok şükür çok güzel yaşadım diyebilmek için. Saygılarımla.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1561