BİR ÇARE OLMALI

BİR ÇARE OLMALI
Merhaba sevgili okuyucularım A.K.P si iktidarı göreve geldikten günümüze bir çok işler yapmış bunların olumları olduğu kadar asla yapmaması gerekenlerde vardı örneğin Terör ile masaya oturmayacaktı oturdu ne oldu dememe gerek yok doğu ve güney doğu bölgelerimize bakın açılımı anlayın. Bir ikinci kendini müslüman ilan eden ama Müslümanlıkla ilgisi olmayan bir çok dinci terör guruplarına kucak açtılar başta İŞİT denen bela ve diğerlerini ülkemize bela ettiler. Dünya bu iktidarın tutumundan ötürü ülkemizi teröre destek veren ülke ilan etmeye hazırlanıyor. Osmanlı dönemleri dahil orta doğuda hiçbir başarısı olmayan, Cumhuriyet döneminde de Ulu önder Atatürk’ün uğraşları ile sıkıntı yaşamadığımız bu bölgeler şimdi silahlarını bize çevirmiş durumda. Peki Atatürk ne demiş ben Araplar ve orta doğuda yaşayanlarla iyi geçinir dost olurum ama asla onların iç işlerine karışmam demiş ve bu şekilde ilişkiler  A.K.P si iktidara gelene kadar sürmüş bunlar iktidara geldiler Suriye başta tüm orta doğuya karışır oldular özellikle Suriye’nin başından Esat’ı göndereceğiz diye terör örgütleri ile iş birliği yaptılar, sonuç ortada tüm dünya İŞİT denen örgüte karşı bir olurken   bizimkiler ellerinde rehinelerimiz var bahanesi ile dünyada yalnızlıkları oynuyorlar.  Sevgili dostlarım yine bu iktidar döneminde iki büyük değişime imza atılmıştır. Bunlardan ilki eğitim ve siyasete dinin esas alınmasıdır. İkincisi de bölücülüğü meşrulaştırıp Türkiye’nin iki millet haline getirilmesidir.her iki değişimde demokratik zeminde hayata geçirilmiştir demokrasiye evet dedikten sonra, içimize sinmese bile, bu değişimlere razı olmaktan başka çaremiz yoktur.  Halk olarak bu güne kadar konuşulması bile mümkün olmayan şeylerle bu iktidarın döneminde karşı karşıya bırakıldık tüm yapmış oldukları olumsuzluklara isim bulmuşlar ve yeni Türkiye  diyerek milleti korku tünelinin içinde alı koymuşlar kimse başını çıkarıp hey bir dakka  ne yapıyorsunuz ülkeyi nereye götürmeye
Çalışıyorsunuz dememiş,diyememiş hal böyle olunca ülkenin değil kendilerinin yarınlarını oluşturmaya başlamışlar, para, şöhret, nam ve yalandan kabadayılığa devam etmişler. Hukuk denen olmazlardan olan kavramı yok etmeye kendilerine dokunmayan hukukçuları arar olmuşlar, Askerleri , polisleri, basını, aydınları, ulusalcı ve vatanseverleri iktidara darbe yapacaklar bahanesi ile içeri tıkmışlar, tüm milletin gözünü korkutarak kendilerinin iktidarının devamını üç dönemdir  sağlamışlar.
                  Değerli okuyucularım demokrasi her ne kadar yaşam şekli ise bile bazı zaman elde patlayan bomba da olabiliyor işte görüyoruz demokrasiyi asla sevmeyen ve içine sindiremeyen kişilerin demokratik yolla iktidar gelip yaptıklarını. Ben bunların güzel yönlerini, yaptıkları başarılı işleri de yazdım ama bunlara oy verenler bunların hiçbir olumsuzluklarına ses çıkarmadılar tam tersi övdüler olur olmaz sözler söylediler örneğin (HAŞA) dönemin Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan’a dokunmanın bile bir ibadet olduğunu, karımla yana yana görsem asla inanmayacağını, çalıyorlarsa benden çalıyor ama çalışmada çalışıyorlar diye kendi kendilerini kandırdılar oysa onlara mutlu değildi ama beklenti içinde idiler ağızlarına sürülecek bir tadımlık  balı bekliyorlardı işte bu beklentiler ülkemizi uçurumun ALLAH korusun savaşın eşiğine getirdi. Kurtuluş yok mu bu gün için yok belki önümüzdeki yıl yapılacak olan seçimlerde onun kararını da söz ettiğim millet verecek  şansımız ne kadar ona da onu da siz düşünün. Evet bir çare olmalı onu da bu halk bulmalı.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 626