çok tehlikeli iş

Sevgili Artvin post okuyucuları ülkemizde gelişen olaylar, soygunlar, başbakanın oğlu ile yapılan paralel konuşmalar tamamı montaj olsa bile insanın tüylerini ürpertiyor.

  Sevgili  Artvin post okuyucuları ülkemizde gelişen olaylar, soygunlar, başbakanın oğlu ile yapılan paralel konuşmalar tamamı montaj olsa bile insanın tüylerini ürpertiyor. Bu tür işler dünyanın herhangi  bir ülkesinde olsa iktidar olsa koltuğunda oturamaz. Suçlanan kişiler gerçekten suçsuz  olsalar bile gider adli makamlarda aklanırlar. Ama bizde  tam tersi oluyor tübitak diye bir kurum  var sesin sahibine ait olup olmadığını yirmi dakika içinde kanıtlıyor. Sayın başbakanın bunu yapması gerekirken  Tübitak da  çalışan beş görevli memuru görevinden alıyor. Böyle  gelişmeler olunca da ister istemez insanın aklına ateş olmayan yerde duman çıkmaz sözü akla geliyor. AKP si sisli bir ortamda  saibe  altında seçime gidiyor. Peki neyine güveniyor işte tehlike burada başlıyor.

                       Evet dostlarım sayın başbakan aylar önce benim halkım diyerek kendisine oy verenleri ayırması bunların sayısı da yüzde elliyi bulması ve bu halkın diğer yüzde halkla soğuk savaş içinde durması başbakanın tek  güvencesi bu  iktidar olumsuz ne yaparsa yapsın benim halkım dediği kişiler diğerleri ile  teması olmadığı için inadına  AKP sine verecekler iktidar çalmış veya suçlanmış onları  ilgilendirmiyor ve inanmıyor. Onların tek amacı   kendilerinde olmayan halka oyları ile katkı sağlamamak bu tür işler ve düşünceler çok tehlikeli sorunlar yaratabilir. Onun için ben halkımı sağ duyulu olmaya çağırıyor kim ne yaparsa yapsın demokratik çizgiden sapmamasını arzuluyorum. Kimsenin milleti  değiştirme düşüncesi diye bir şey olmadığına göre bizlerin yapacağı tek iş  herkesi kucaklamak.  Ülkenin durumunu çok iyi anlatmak, inadına verilen her oy  ülke için bir tehlike olduğunu söylemek ve aydınlık gelecek için demokratik projeler geliştirmek  olmalı. Kemikleşmiş,  biat eden iktidarın  yapmış olduğu tüm  olumsuzlukları bile bile alkışlamak doğru olmasa bile bunu sıkıntısız bir şekilde geçirmemiz gerek. Ülkemiz yıllardır ne kaybettiyse bu tür çekişmelerden kaybetti. Seçim süresi içinde hiçbir taşkınlığa meyil vermeden demokrasinin ön gördüğü  barış ve dostluk içinde girmeliyiz. İktidarın kavgasına eşlik etmeden haklı veya haksızlığa  sokakta tartışarak değil seçim sandığına  yansıtarak bulunmalıyız. Seçim çalışmaları bireysel ilişkilerle tüm  toplumu içine alacak bir şekilde yapmalıyız.

                       Evet dostlarım çok zor bir süreçten geçiyoruz yıllardır et ve kemik olan cemaat ve iktidar  çıkar kavgasına tutuştu. Bunların kavgasına taraf olmadan halkımızı bilinçlendirmeli. Bu tür kavgaların ülkemize vereceği zararları çok iyi anlatmalıyız. Siz bakmayın onların geyik kavgasına tüm olmaz denen işleri ve suçları ülkemizde birlikte işlediler bunlarda sıkılma, utanma olmadığı için yarın yine birlikte olacak milletin başına bir sürü işler açacaklardır. Tüm bunlardan kurtulmanın tek yolu seçim sandığıdır her yurttaşımız kendisini ertelesin ülkesini düşünsün inanın hiçbir sorun kalmaz. Din, iman, İslamiyet sömürüsü ile halkı kandıranlar gerçek İslamiyetçilerin oyları ile kaybetmeliler.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1066