KÖMÜR İLE MAKARNA

KÖMÜR İLE MAKARNA
Merhaba değerli Artvin Post okuyucuları  çarşıdaki pirinci düşünürken eldeki bulgurdan  olduk misali bir sürece girdik . iktidarın  Esat nefreti  başımıza olmayacak işler açtı doğuda ve batıda ülkenin nerde ise tamamında Kobani bahanesi ile olaylar yaşanılıyor sıkı yönetim ilan edilmesine rağmen olaylar durmuyor, ölümler, yaralanmalar, yakmalar, yağmalamalar aldı  başını gidiyor çatışan gurup Hizbullah ile P.K.k yanlıları  devlet gücünü  sıkı yönetim ilanı ile göstermek istese de bile olaylar önlenemez boyuta doğru gidiyor. Ben aylar önce yazdım ey iktidar terör örgütlerine ve komşu devletlerin işlerine adam gibi yanaşın terör ile barış olmaz sıkılan yumrukla toka yapılmaz dedim ama dinlemediler. Analar ağlamsın sözcüğü ile ülkeyi çıkılması zor bir sürecin içine soktular. Ülke bu duruma nasıl geldi neden olan ne tüm bu soruların cevabını almadan ben yazmaya devam edeceğim . ilk sorumlusu makarna, un. Ve birkaç torba yanmaz kömür, neden bunlar bu halk bunları kaybetmemek için on iki yıldır bu iktidara oy verdi o oy verenler vatan, millet, toprak düşünmedi o akşam evinde içeceği, yiyeceği, ısınacağı var mı tamam dedi en iyi iktidar bunlar ve oy vermeye devam etti. İktidarı temsil edenlerde yalılarda, saraylarda, köşklerde, makamlarda oturmak için her türlü işi oy almak için yaptılar tek yapamadıkları iş devleti adam gibi yönetememek dış devletlerin işine burnunu sokmak kraldan çok kralcı gözükmek, terör örgütüne taviz vermek onların oyunu almak için işledikleri suçları görmemek binlerce tır dolusu silah yardım etmek.

           Evet beyler hiç kimse kusura bakmasın temel gıda maddeleri ülkemizi bu hale getirdi karın tokluğuna verdiğiniz oylar şimdi ülkemizin geleceğini, topraklarımızın bölüneceğini düşündürüyor akıllı insanlara evet olan oldu bundan sonra ne yapmalıyız önce millet olarak sağ duyulu olmalı toplumsal tepkileri eylemlere çevirmemeli endişe duyulan iç savaşa doğrumu gidiyoruz düşüncesinden arınmalıyız. Birileri Kobani elden gitmesin devlet sahip çıksın diye bağırabilir ben bunu anlarım ama devletten yardım isteyen kişilerin yıkıp kırmasını kamu malına zarar vermesini emniyet güçleri ile çatışmasını anlayamıyorum böyle şey olur mu hem devlete çağrıda bulunacak Kobani denen bölgeye sahip çıkılması istenilecek hem de devlete karşı silahlı çatışmaya girilecek yok böyle bir şey bu devlet yetmiş beş milyon insandan  oluşuyor hiç kimse iç huzuru bozmak benim demokratik hakkımdır diyemez. Doğru demokrasilerde hak ararsın isteklerini sıralar alanlarda okursun bağırır, çağırır sesini yetkili kurum ve kişiler duyurmak için çaba harcarsın bu senin hakkın bunu yapsan anlarım ama birileri yıkıyor, yakıyor, özel iş yerleri dahil her yeri yağmalıyorsa tabi devlet gücünü gösterecektir güvenlik birimleri bunun için vardır, onların görevi bu ama sizlerin görevi güvenlik güçleri müdahale edecek işler yapmak değil.

            Değerli okuyucularım ehliyetsiz, dış politikada beceriksiz, sahsı çıkarların devlet çıkarlarının üstünde gören bir iktidarla bu süreci en az kayıpla tamamlamak zorundayız milletçe el ele verip hem bu iktidardan hem de bu günlerden kurtulmak zorundayız yapmamız gereken tek şey devleti yıpratmada radikal kararlara ülkenin yönetilmesini istemek. Saraylarda oturan ey yetkililer sizden öncede oralarda biriler oturuyordu ama bu gün onlar yok ölümlü dünyada kendi koltuğunuzu ve sarayınız düşünür ona gör birilerine tavizler verirseniz o saraylar size dar gelir oturamazsınız onun için kendinizin değil devletimizin bekasını düşünerek ne yapılması gerekirse onu yapın bu devlet bu millet için ölmek gerekiyorsa ilk beni çağırın ben milletim ve devletim için ölümden korkmam. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1014