Sabır Küpleri

Sevgili dostlarım insanlarla dalga geçmenin de bir sınırı olmalı elin teröristi elini kolunu sallayarak Musul büyük elçimizi basıyor çoluk çocuğu kaçırıyor ülkemizin dış işleri bakanı sabrımızı test etmesinler diye saçmalıyor.
 Ayıptır beyler siz devlet  Sevgili dostlarım insanlarla dalga geçmenin de bir sınırı olmalı elin teröristi elini kolunu sallayarak  Musul büyük elçimizi basıyor çoluk çocuğu kaçırıyor ülkemizin dış işleri bakanı sabrımızı test etmesinler diye saçmalıyor. Ayıptır beyler siz devlet mi yönetiyorsunuz yoksa size ait olan bir  şirket mi? bari sus  hiç konuşma yeter artık konuştukça batıyor battıkça saçmalıyorsunuz. Mavi Marmara da  bile bile insanları ölüme götürdünüz siz yine aynı konuştunuz, başımıza  çuval geçirdiler  aynısı, bayrağımız indirildi yine aynısı soruyorum ne zaman bir devleti yönettiğinizin farkına varacaksınız. Suriye uçağımızı indirdi siz yine sabırdan söz ettiniz ben şimdi sabırla ilgili gerçek bir olayı anlatayım da belki örnek alır  ve radikal bir karar verirsiniz.

                         Evet adamın biri dokuzuncu katta oturuyor, bir oğlu birde hanımı var. Oğlan daha sekiz yaşında babası işe gidince annesi eve bir beyi alıyor onunla saatlerce baş başa oluyor çocuğu da komşu çocuklarının oynadığı parka götürüyor. Bir  gün çocuk babasına  sen  işe gidince eve bir adam geliyor annemle saatlerce oturuyor bu kim diyor. Babası boş ver sabırlı ol o adam  Allah’ından  bulur diye üstü kapalı geçiştiriyor. Bu iş aylarca hatta yıllarca sürüp gidiyor çocuk babasına her şikayette sabırlı  ol oğlum diye nasihat veriyor. Gün geliyor  çocuk on iki yaşına geliyor işin iç yüzünün farkına varıyor ve plan yapmaya başlıyor. Bir gün evin kapısı çalınıyor kapıyı çocuk açıyor annen yok mu oğlum diyor çocukta yok pazara çıktı diyor iyi o zaman sonra gelirim dite merdivenlerden aşağı doğru  inerken  arkasından çocuk bunu var gücü ile itiyor adam yuvarlanıp ölüyor. Akşam babası geliyor olayı  öğrenince oğluna diyor ki bak  oğlum ben sana yıllar önce demedim mi sabırlı ol bak adam hayatı ile ödedi hatasını diyor. Buna cevap olarak çocuk baba ben sabırlı olsam onu merdivenlerden aşağı atmasam o daha çok annemle birlikte baş başa sabah kahvaltısı yapardı diyor. Şimdi  merak ediyor sayın dış işleri bakanının sabrı ne zaman bitecek ve ülkenin temel konularında sabrı değil mantığını ve işi olan aslı  görevini yapacak.

                       Sevgili dostlarım elleri ile büyütüp baktıkları herkesle düşman olan bir iktidarla yönetiliyoruz. Cemaat ile Suriye başbakanı Esat ile, Libya,  Irak v.s. v.s. kişilerle can ciğerdi şimdi düşman oldular son Musulu işgal eden terör grubunu elleri ile binlerce tır dolusu yardımla beslediler komutanlarını Hatay da tedavi ettirdiler adamlar konsolosumuzu işgal edip bayrağımızı indirip   çalışanları rehin aldılar. Tüm olumsuzluklara rağmen hiç utanmadan demeç veriyorlar kimse sabrımızı test etmesin diyorlar. Elin oğlu senin sabrına duman vurmuş seni şamar oğlanına çevirmiş sen hala  gazel okuyorsun. Sayın bakan bu memleketi biz milli piyangodan  kazanmadık bunun için bedel ödeyen Atalarım var onlar sabır demedi işkal güçlerine biz sabırlıyız sizin ülkemizden çıkmanızı bekliyoruz diye kıvırmadı ne gerekiyorsa onu yaptı. Bakın sayın bakanım kumar bile kuralına göre oynanıyor oysa siz bir devlet yönetiyor ama yönetmenin kurallarını bilmiyor sabır diyerek milleti kandırıyor milletin onurunu gururunu ayaklar altına almaktan hiç çekinmiyorsunuz esas sabır gösterilecek kişiler sizlersiniz yüce millet on iki yıldır sabırla adam olmanızı bekledi sanıyorum artık beklemez 2015 seçimlerinde sizi sabırla baş başa bırakır ve ülke kurtulur.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1081