SAYGI

Sevgili dostlarım uzun bir yaz günü yaşıyoruz bu günde insanlar oruç tutuyor kolay değil on sekiz saat ister istemez sinirler geriliyor.
 Kişiler hoş görü  sınırlarından ayrılıyor oruç tutan tutmayana kin ve nefretle bakabiliyor. İlçemiz bu konuda  sıkıntılı bir yer çünkü oruç tutmayan sokağın ortasında yemeden içmeden sıkıntı duymuyor milletin gözünün içine bakarak doğru bir iş yapıyormuş gibi sigara dumanı üflüyor. Kimsenin ibadeti ve özel hayatı beni ilgilendirmiyor inançları da beni bağlamıyor  oruç tutar veya tutmaz bu da benim sorunum değil. Benim üzüldüğüm tek iş kişilerin saygısızlığı insanlar birbirine saygı duymuyorsa orda büyük bir sorun var demek. Eğer insan  kendini adam olarak görüyor ise karşısındakinin de adam olduğunu düşünmeli. Bireyler birbirlerine  saygı duymadan yaşamı sürdürme arzusu içinde oldukları süre yaşamadan zevk alınmaz yaşamdan mutlu olunmaz. Evet son yıllarda toplum insanlığa yakışmayan bir hal ve hareket içine girdi. Kimsenin bir diğer kimseye saygı duymadığı bir nesil geliyor. Bu iktidarın bakış açısı kişileri benden olan ve olmayan  söyleyişi milleti yalnızlaştırdı.  Onlar gibi düşünmeyen  ve onlardan olmayanlar inadına iş yaptıkları için ramazan ayında sokağın ortasında yemek yeyip sigara içmeyi kendilerine verilmiş bir hak gibi algılıyor. Bunu ben sizden değilim diye yaptığını sanıyor. Oysa yapılması gereken bu olmamalı.
Bakın genç kardeşlerim karşı tarafta inançları sömürüp milleti kandırıp din iman deyip paraları cebe indiren bir kitle var. Onlar koltuklarını kaybetmemek için her türlü hokkabazlık yaparken biz ne yapmalıyız diye hiç düşüneniz oldu mu? Onlar çalıyor, soyuyor, kandırıyor tüm olumsuzlukları yapıyor  buna rağmen sandık kuruldu mu oyu da alıyor peki nasıl oluyor bu? İşte  düşülmesi gereken bir şıkta budur. Bana göre İslam dini dünyanın en güzel dini olup bunu yerine getirmeyi siyaset için değil de Allah için yapıldıkça  insanların huzur bulacağı bir mutluluktur. Bunun karşıtı olarak İslam’ı birilerinin inadına  hiçe sayıp ramazan ayında inadına sokağın ortasında yemeyi içmeyi güç olarak görenler oldukça da söz ettiğim din sömürücüleri asla bitmeyecek iktidardan da gitmeyecek. Onlara da sokakta bağırma, çağırma, haykırma düşecek.
Değerli okuyucularım Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyete, laikliğe, çağdaşlığa sahip çıkanlar Atatürk’ün  sayesinde yaşadığımız İslamiyet’e de sahip çıksalardı, camileri yobazlara  gericilere din sömürücülerine bırakmasalardı, kendileri doldursalardı bu gün asla dünya da İslami terörist denen örgütler ve kişiler olmaz din üzerinde siyaset yapıp  ter temiz  inançlı kişileri AKP si sömüremez on iki yıl iktidar da kalamazdı. Müslüman mahallesinde  salyangoz satıldığı süre bu kişiler daima iktidar olurlar. Ben bu yazımla herkesin ne yapması gerektiğini anlatmaya çalıştım ve sonuç olarak kim nasıl düşünürse düşünsün yeter ki bir diğerine saygı duysun.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1134