“ORGANİK ÇAY” MESELESİ

“ORGANİK ÇAY” MESELESİ


Çay üreticilerini tedirgin eden ve bir çok sorunları bulunan, henüz tam olarak ne olduğu tartışılmamış, konuşulmamış organik çay üretimi konusu referandum sonrasına bırakıldı. Bu da 2018 ‘den sonra anlamına geliyor. Çünkü Nisan ayında çay toplama sezonu başlıyor. Bunun dışında stoklarda va bayilerde onbinlerce ton azot gübresi var! Üreticinin elinde var. Bunlar ne olacak? Bu sene kullanılacak. Umarım bitsin diye de fazla dazla toprağa atılmaz!.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2018 yılından itibaren çay üretim alanlarının tümünde organik üretime geçilmesi yönünde karar aldıklarını söyledi.

Çelik, konuyla ilgili düzenlemenin kısa süre içerisinde yayımlanacağına dikkati çekerek, "Hazırlıklarımızı 6-7 ay içerisinde tamamlayacağız. Ayrıca diğer bazı illerimizin, alanların veya bölgelerin de organik tarım alanı ilan edilmesi ile ilgili çalışmamızda son aşamaya gelmiş bulunuyoruz." dedi.

Ama bu konuda dünyanın çay üreten ülkelerine baktığımızda oran çok dikkat çekici. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’ın demecinden alıyorum. Bakın Başkan Bayraktar neler söylüyor; “Dünyada çay alanlarının yüzde 1,65 organik tarıma ayrılırken, Türkiye’de bu oranın yüzde 4,3’e ulaştı.

“Dünyada çay tarımı yapılan 38 milyon dekar alanın ancak 628,7 bin dekarında organik tarım yapılmaktadır.

Dünya çay üretiminde ilk sırada yer alan

Çin’de toplam çay alanının yüzde 2,3’ünde,

Kenya’da yüzde 0,08’inde,

Sri Lanka’da ise yüzde 0,15’inde organik tarım yapılmaktadır.

Türkiye, dünyadaki organik çay alanlarının yüzde 5,75’ini

barındırıyor.

Çay tarımının yapılmadığı Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere dünyada organik ürünlere olan talebin yüksekliğinin, organik çay yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyel olduğunu gösteriyor.

Ama verilen rakamlarda sayılmış ülkelerdeki organik çay alanları çok küçük. %1,65. Buradan çıkan sonuç şu; Demek ki Organik Tarım ha diye bütün alanlara uygulanamıyor. Uygulansa bile organik tarım yapmış olmuyorsunuz. Yada pilot bölge uygulaması yapıyorlar. Şimdi bizimkiler ne diyor. 2018’de tümüyle organik çay!.

Bağışlayın, bu konuda bilgimiz olmadığı için bazı sorularımız olacak. Bir kere herkesin bildiği ve kabul ettiği şey şu; Bu çay tarım alanlarının tamamı halk arasında suni yada azot gübresi olarak tanımladığımız gübre ile 60 yıldır zehirlenmiş durumdadır. Hatta bu konuda son zamanlarda organik çaya geçiş yapmak için üretilen bana göre komik gerekçeli haberler oldu.

Çay alanlarından süzülen azotlu gübre suları denizi zehirliyor!. Tıpkı Artvin’de baraj gölü yamacında dökülen veya atılan çöplerin suyunun baraj gölünü zehirlemesi gibi. Bunlar doğru bilgilerdir. Ama o zaman şu soruyu sormayalım mı?

Eğer bu dediğiniz gibi korkunç bir şey ise neden 60 yıldır bilerek toprağınızı zehirlediniz? Toprağınızı azot gübresi kanseri yaptınız. Maalesef topraklarımız kanser oldu. Hatırlayın. Nevşehir’de bir yıl patates ektirilmedi. Hatta ilimiz de bir köyde patates ekimi yapılmadı. Bu köyün adını vermeyeyim!. Tarım İl Müdürlüğü biliyor.

1 Mart 2018’in ilk saatlerinde bir haber düştü. Organik Çay tarımı 2018’e ertelendi!. Başlattığınız bir şeyi neden apar topar ertelediniz? Bunun altında yatan nedenler neler? Çay üreticilerinin tepkileri geldi.

Buda şu zamanda çok riskli olacaktı. Ertelendi. Yani kendi kaygıları için ertelendi. Ama 16 Nisan’dan sonra ben ne dersem o olacağı aşikâr. Organik tarımı destekleyen, olmasında büyük fayda olacağını her zaman söyleyen bi vatandaş olarak şu sorulara cevap arıyorum;

Bizim şu anki mevcut çay tarımı içinde Organik çay tarımı yapacağımız, azot gübresi girmemiş alanlarımız mı var mı?

60 yılı aşkındır azotlu gübre ile zehirlenen toprak kısa sürede organik hale nasıl gelecek?

Neden pilot bölge uygulaması ile başlanmadı?

Bunun dışında o kadar organik gübreyi nereden bulacaksınız?

Kaç organik gübre fabrikamız mevcuttur?

Soracağım ve yanıtını arayacağım pek çok sorum olacak...

Bütün alanı organik çay alanları ilan etmeniz için hayli bir alt yapınız olmalı. öncelikle bu toprakların tıpkı Batum gibi azotlu gübre ile zehirlenmemesi gerekiyordu!..

Azotlu gübrenin topraktan çıkış süresi nedir?

Azotlu gübreye bağımlı olan toprak, organik gübreye ne kadar zamanda adaptasyon sağlar. Çay verimi ne kadar düşecek? Çay tarımı yapanların zarar görmesi durumunda devlet ne gibi tedbirler alacak?

Benim gönlüm organik tarımdan yana. Ama ne kadar gerçekçi olacağız? Mesele burada. Organik demekle, üzerine organik yazma ile olmuyor. Tahliller bunu söylemeli. Yoksa kendi kendimizi kandırmaktan başka bir iş yapmış olmayız. Niyet güzel İnşallah sonuç ta güzel olur

ESEN KALIN
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 288