“VARLIK SALHANESİ!”

“VARLIK SALHANESİ!”
Ve elimizde son kalan kamu iktisadi teşekkülleri de  özeleştirmeye hazırlanması için Varlık Fonuna devredildi.  Ben bunu kesim öncesi kesileceklerin salhaneye hazırlanması olarak değerlendiriyorum.  Örnek verelim. Çaykur’u direk özelleştirmeye sunamazlardı. Eee, ne de olsa Cumhurbaşkanı’nın memleketi ve bundan dolayı “evet”  “hayır” referandumunda çok olumsuz bir  olaya neden olabilirdi.  Varlık Fonu adı altında  güya millete daha iyi hizmet vermek için bu fona devrettiklerini ileri sürüyorlar!. İşin enteresan yanı ise bu fona atananlara bakıldığında hayretler içinde kalıyorsunuz. Bu yüz milyarlarca dolar değerindeki KİT’ler, araziler, kurumlar 4 kişiye  emanet ediyorlar.  Yani sonuçta Salhaneye kasap lazım. Bu kasapların da işinin ehli olması gerekir!. 
Mesela Yiğit Bulut!.. Bu isim gerçekten herkesin yakından bildiği bir jöle kıvamında  “dündür, bugün bugündürün” en genç temsilcisi!.. Diğerleri çok tanınmıyor. Ama epey bir varlığa kondular. Çok şeyden muaflar. Hesap verme zorunlulukları yok. Elimizdeki son varlıklarımız yok edilmek üzere adına “Varlık Fonu” denen bir fona kimseye sormadan danışmadan, konuşmadan, sonuçlarına bakılmadan devredildi. Tam bir “biz yaptık oldu” mantığı!.. 
Bunlar böyle, işlerine gelenleri sözüm ona “halka saygıdan dolayı halka soruyoruz. Milletten büyük kimse değil.” Derler. Ama işlerine gelmiyorsa, “yaptık oldu. Her şeyi de  halka mı soracağız?” Diyorlar. Ne söyleyeyim: Halk da az bir şey bunları görsün. Kimin dost kimin yanlış olduğunu anlasın.  Allah’tan Varlık Fonu kurulmuş. Ya kurulmasaydı!... Biz yokluktan neler çekecektik kim bilir? 
Bu kurumlar Varlık Fonu olmadan ne kadar da korumasızmış.!.. Bakın şimdi Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut, Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sabah Gazetesi yazarı Prof. Kerem Alkin, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Oral Erdoğan, millet için neler yapacaklar neler? Şaha kalkacağız, vezire ineceğiz? Kaleler yerlerinden oynayacak, Filler dörtnala nasıl koşacak görün! Piyonlar bunun için kendisini hiç düşünmeden feda edecekler ve büyük vefa örneği gösterecekler!.   Gözlerimiz yaşaracak gözlerimiz. Ama sevinçten(!) ama acı ve öfkeden!...
Bu arada Varlık Fonu ile ilgili bir çok eleştiri yağmuru da akmaya devam ediyor. DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası (Gıda İş) Bakanlar Kurulu kararıyla kamu bazı kamu kuruluşlarının Varlık Fonu`na devredilmesine sert tepki gösterdi. Sendika, fonun hedefinde işsizlik sigortası fonunun da olduğunu öne sürdü. Sendika ayrıca ÇAYKUR`un varlık fonuna devredilmesinin çay üreticilerini etkileyeceğini de söyledi.
GIDA İŞ SENDİKASI: VARLIK FONU İLE İŞSİZLİK SİGORTASI DA HEDEFTE
Gıda İş`ten yapılan açıklamada, Varlık Fonu ile “kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasının amaçlandığı” ileri sürüldü. Varlık Fonu ile, “işçilerin ve emekçi halkın birikimleriyle oluşturulmuş kamu kaynaklarından sermayeye ölçüsüz, denetimsiz ve esnek teşvikler sağlanacağı” da ileri sürülen açıklamada, “Patronlara hizmette sınır tanımayan 15 yıllık AKP hükümetleri döneminde özelleştirilmedik kamu kurumu neredeyse kalmamışken; en son kalan kamu kurumları da Varlık Fonu aracılığıyla yeni bir özelleştirme dalgasına peşkeş çekilecektir” denildi.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU HEDEFTE
Gıda İş açıklamasında, Varlık Fonu`nun en önemli kaynağını özelleştirme gelirlerinin oluşturacağı ve yüzden fazla kamu kurum kuruluşunun özelleştirilmesinin önünün açıldığını vurgulanarak “Varlık Fonu ile İşsizlik Sigortası Fonu da hedef haline gelmektedir. 2017 yılı itibariyle 100 milyar liraya ulaşacak olan İşsizlik Fonundan sadece 12 milyar liralık bir tutar işsizlere ödenmiştir. İşçi ve emekçilerin alınterinden kesilip oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu şimdi ise Varlık Fonunda patronların ihtiyaçları için kullanılacaktır” görüşü savunuldu.
DENETİMDEN MUAF KALACAKLAR
Açıklamada, Varlık Fonu ile amaçlananlardan birinin de  “Kanal İstanbul, Üçüncü Köprü ve Havalimanı vs.” gibi projelerine kaynak aktarılması olduğu savunularak şu görüşlere yer verildi:
“Varlık Fonu; Sayıştay ve Meclis denetimi dışında kalacak, kurumlar vergisinden muaf olacak ve ihale mevzuatına tabi olmayacak. Başta İşsizlik fonu, özelleştirmeler ve dolaylı vergiler olmak üzere emekçilerin kazanımları ve birikimleri sınırsız bir şekilde patronlara aktarılacaktır. İzmit Körfez Köprüsü, Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Avrasya Tüneli’nde taahhüt edilen sayıda geçmeyen araçların parası tamamlanarak patronlara ödenecektir. Varlık fonuna devredilen kurumların işçileri daha fazla yoksullaşacaktır. Örgütlenme hakları, sendikal hakları kısılacak, örgütlülükleri dağıtılmaya çalışılacaktır. Varlık fonu tam bir yağma düzenidir.”
ÇAY ÜRETİCİLERİ KÖTÜ ETKİLECENECEK
Açıklamada, sendikanın iş kolundaki Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü`nün de Varlık Fonuna aktarıldığına değinilerek şöyle denildi:
“Bu, ÇAYKUR’ UN özelleştirilmesinin önünü açmak demektir. ÇAYKUR`un özelleştirilmesi sadece ÇAYKUR işçilerini değil, tüm üreticileri, yani Karadeniz halkını, ÇAY üreticilerini etkileyecektir. Yaşanan deneyimler göstermektedir ki; özelleştirme sonrasında toplu işçi çıkarmalar hayata geçirilmektedir. Yıllardır yaptığımız gibi üyemiz olsun veya olmasın bütün ÇAYKUR işçileri ile omuz omuza verip özelleştirme saldırısına karşı duracağız ve alın terimizin, emeğimizin hiç edilmesine müsaade etmeyeceğimizi tüm kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.” 
Vatandaş ağzım burnum diyene kadar tüm varlığını bu şekilde kaybediyor. Tıpkı sivrisinek gibi, önce kan emilecek yer bir kimyasal ile uyuşturulur. Ondan sonra hortum damara sokulur ve emme işlemi doyana kadar devam eder.  Sinek doyup hortumunu çıkarıp uçtuğunda siz ancak acısını duyar orayı kaşırsınız! Başka yapacak bir şeyiniz kalmaz. Bunların farkı şu, Sinekler doyunca bırakıp gidiyor. Bunlar doymak bilmiyor. Son damlasına kadar çekiyorlar. Fark ettiğiniz de artık yok olmuşsunuzdur!
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2761