• Ana Sayfa
  • »
  • 600 BİN TL’YE ASGARİ YAŞAMI ANLATMAK!

600 BİN TL’YE ASGARİ YAŞAMI ANLATMAK!

600 BİN TL’YE ASGARİ YAŞAMI ANLATMAK!

Köşe yazılarının sonunda herkes bir şey yazar. Kimi “Kalın sağlıcakla”,  kimi  “hoşça kalın,” kimi,  “Esen Kalın, dost kalın” gibi temenni ile yazısına imzasını atar. Ben genelde “Esen Kalın”  temennisini kullanıyorum. Zaman zaman “Artvin’ce Kalın, Artvin’de kalın”, “Dostça, Kalın, Hoşça Kalın”ı da kullanırım. Bununla ilgili herkesi gülümsetecek bir anımı paylaşmak istiyorum.
Hatila ismi patenti ile ilgili bir köşe yazısı yazmışım.  Hatila isminin patenti bir Hatilalı’da değil,  Artvin Merkez köylerinden birisinde de değil. Arhavili bir vatandaşta… Aslında kutluyorum. Hatila adının patentini almayı akıl ettiği için… Öyle ama doğruya doğru.. Adam zeki ve söz ile değil belge ile konuşmanın önemini anlatmış!. 
Ben de bununla ilgili köşe yazmışım. Muhatabı olan vatandaş bir şekilde benim telefonu buluyor.  Arıyor. Telefonu açtım. Karşıdan Arhavi ağzı ile 60’lı yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim bir ses, “ Esen Kalın ile mi görüşiyurum?  Hayır, Ben Sami Özçelik, Siz kimi arıyorsunuz. “Esen Kalin’i ariyurum. Hatila ile ilgili bir yazi yazmış, oni görüşeceğidum!.. Meğersem sondaki Esen Kalın’ı yazının yazarı sanmış. Neden aradığını sorduğumda ise Seni mahkemeye vereceğim. Ama avukatım dedi ki aranuzda anlaşun. Bundan bişey çikmaz dedi, oni söyleyeceğidum.”  Bende teşekkür ederek, Hatilalılarla anlaşması gerektiğini söyleyerek kapattım. Bu konuda epey bir mesafenin alındığını biliyorum.
Değerli dostlar, yazınızı elbette ki güzel temennilerle noktalamak herkese pozitif enerji verir. Bu tıpkı hocaların bütün olumsuzlukları, hayatta yapılan bütün yanlışları konuşup sonunda bir dua ile bitirmeye benzer. 
Ramazan ayı geldi, bütün kanallarda Ramazan sohbetleri, etkinlikler yer alıyor. Tabii bunlar içinde en meşhuru Nihat Hatipoğlu!. Nihat Hatipğolu’ndan daha bilgili, daha dolu hocalar da var. Ama onların kanaldan aldıkları ücret çok düşük olduğu için Taşeron işçi gibi algılanıyor!. En çok çalışan, en çok emek veren  ama en az alan!. Onun için onlar gündeme gelmezler!..
 Hatipoğu, Allah versin Ramazan ayında 600 bin TL aldığı söyleniyor. Merak ettiğim şu;  bu programı cüzi fiyata yada Allah Rızası için yapar mı? Öyle ya o kadar astronomik para ile konuşup insanlara az ile yetinme nasihatleri vermek ne kadar inandırıcı? Konuştuğu konular hep ahret!.. Dünya, imtihan dünyası,  dünya boş, dünya hikaye!. Ne varsa ahrette var. Evet de darlık içindeki milyonlarca vatandaşın asgari ücretle aile geçindirdiği mucizesini niye anlatmıyorsunuz Nihat Bey?? Mesela Diyanet’in belirlediği fidye parası günlük 16 TL… Bir kişi 480 TL vererek çeşitli nedenlerden dolayı tutamadığı orucun fidyesini ödeyecek. 
Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemizdeki mevcut sosyo-ekonomik hayat şartlarını ve 1 kişinin günlük sadece asgari gıda ihtiyacını göz önünde bulundurarak; 2016 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2017 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede, sadaka-i fıtır ve günlük fidye miktarının 15 lira olarak belirledi.. Bu rakam  bu yıl yani 2017’de 16 TL… “Bu miktar en alt sınırdır. Gücü yeten ve durumu iyi olan daha fazlasını verebilir. Yani, üst sınırı yoktur.” Denildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından oruç fidyesi ve sadaka-ı fıtır 2011 yılında 7.5, 2012`de 8.5, 2013 yılında 9.5, 2014 yılında 10 TL , 2015 yılında ise 11.5 TL olarak belirlenmişti. 2016 yılında 15 TL… 2017 için 16 TL oldu. Yani 4 kişilik ailenin asgari geçinebilmesi için 1920 TL gerektiğini hesaplamış. Din İşleri Yüksek Kurulu’nda insaflı ekonomistler de varmış demek ki!. Ama 6 milyon asgari ücretlinin 1.404 TL’ye nasıl geçindiğini, asıl bu mucizeyi konuşmayan Nihat Hatipoğlu ve diğerlerinin konuştukları hava civadır. Bu millet dinini çok iyi biliyor.  Dinimizde paylaşmak vardır, Dinimizde özü sözü bir olmak vardır. Komşusu açken tok yatmamak vardır.  Bir eli yağda bir eli balda birisinin yoksulluğu konuşmaması vardır!..  
Din ile duygu sömürüsü yapmamak vardır. Vesselam iyi insan olmak vardır. Siz iyi insan değilseniz, yaptıklarınızla söyledikleriniz birbirini tutmuyorsa boş konuşuyorsunuz demektir. Sürekli paylaşın, verin, iyi insan olun dediğiniz, hitap ettiğiniz toplum zaten öyle bir toplumdur. Bir kuru ekmeğini paylaşan, bununla da çok mutlu olan, yokluğu sabır ve kardeşlik duygularıyla yürekten paylaşan insanlara güya dini nasihatler veriyorsunuz. Anadolu insanı dinin özünü yaşıyor. Kardeşliği, dostluğu, barışı, sevgiyi, saygıyı atadan, babadan miras alarak onu en güzel şekilde çocuklarına torunlarına aktarıyor. Ne yazık ki bu güzelliğimizi kapitalist sistem allak bullak etmiştir. 
Sistem maalesef kimine deveyi hamuduyla verirken, kimine tüyünü kıyamıyor. Verdiği tüyden de verginin gökdelenlerini alıyor!. İşte ekranlarda bize iyi insan oldun diyen hoca efendiler bu adaletsizliği konuşmadıktan sonra boş konuşup duruyorlar. Bu hocalar zaman zaman   dini sohbetlerin içine  çaktırmadan siyaseti de sokuşturuyor!. Ee, sonuçta çıktıkları kanalların hizmet ettiği bir yerler var. 
Oraya da mesajlar göndermek lazım değil mi? İnsanların yoksul insanların bu adi kapital sistem ile mahküm edildiği ekonomik hücrelerde(!) şükür etmeleri gerektiğini, bununla huzur bulacağını dini yönüyle anlatmak ne kadar zor bir şey değil mi? Oruç için istediğiniz fidye asgari ücretin %30 fazlasıdır. Topluma sürekli bir şeyler anlatanlar. Ülkeyi  idare edenlere de bir şeyler söyleyin da!. Deyin ki asgari ücret günahtır!. Kölelik ücretidir. 
 Yüce Allah (c.c.) Dinimiz ve sevgili Peygamberimiz (s.a.v) köleliği yasaklamıştır. İnsanca yaşama onuru vermiştir.  Onun için bu ülkeyi yönetenlere deyin ki asgari ücreti 1920 TL yapın. Çünkü biz hesapladık bir insan sağlıklı yaşayabilmesi ve aç kalmaması için günde  15 TL’ye ihtiyaç duyuyor.” Deyin  bende sizi ayakta alkışlayayım. Helal olsun dini anlatıyor ve yaşatıyorlar diyeyim.. Hayırlı Ramazanlar
İNSANCA KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2799