• Ana Sayfa
  • »
  • BU GİDİŞLE CİTTASLOW ŞAVŞAT PRİPYAT OLUR!

BU GİDİŞLE CİTTASLOW ŞAVŞAT PRİPYAT OLUR!

BU GİDİŞLE CİTTASLOW ŞAVŞAT PRİPYAT OLUR!

Perşembe günü Çukur HES’in yeniden keşfi yapıldı. Bundan önce yapılan keşiften çıkan rapor doğrultusunda Rize İdare Mahkemesi ÇED’i iptal etti. Ama aynı mahkeme önceki bilirkişi heyetinde Çevre Mühendisi olmadığı gerekçesiyle bozuldu. Ama siz bir bilirkişi oluşturuyorken içinde kimlerin olması gerektiğini bilmiyor musunuz? Bu bilirkişiyi Meydancık, Çağlayan Havzası köylerinde oturan vatandaşlar mı atadı? Bu nasıl bir hatadır, kararı bozmak için nasıl bir gerekçedir? 
 Değerli dostlar Türkiye’de ÇED’lerin nasıl hazırlandığını kimlerin hazırladığını konu ile ilgili olan herkes çok iyi biliyor.  Örnek mi? Cerattepe için ilk yazılan ÇED’lere bakın bir de son yazılan ÇED’lere!.. Farkı çok net görürsünüz. Oysa bilim yorum yapmaz, tartıştırmaz, Mutlak sonuç ve tespitler yapar. Dün aynı bölgeye, aynı yere ak diyen bilim adamı ünvanları almış kişiler bugün kara diyebilecek kazar zıt kararı nasıl alabilir? Bu doğanın, tabiatın eşyasına aykırıdır.
  ÇED’ler maalesef masa başında, kes kopya yapıştır tarzında yapılınca  yanlışlar, komedyalar bini bir paraya  çıkıyor!. Çukur HES’in yapılacağı havza tıpkı diğerleri gibi çok özel ekosistem içinde yer alıyor. Bu ekosistemin tek mimarı ise bu derelerdir. Eğer bu dereler olmasa, bu cennet doğada olmayacaktı. Bugün  Artvin Türkiye’nin en çok endemik bitkilere sahip il ise bunun tek sebebi bu derelerdir. Bu dereler ki her geçtiği milimine hayat sunar. Her geçtiği taşın altında inlerce canlıya, balığa, bilumum  canlıya ev olur,   yaşam alanı olur.
 HES şirketinin temsilcisi HES’leri savunurken  o kadar komik durumlara düştü ki; Bir kere bu insanlar HES’in ne olduğunu artık çok iyi biliyor. Ama o HES’i masallardaki zümrüt-ü Anka kuşu güzelliği ile anlatıyordu. Demesi oydu ki; Biz doğaya hiç zarar vermeyeceğiz.  1125 kotu ile 760 kotu arasında çalışacağız. Bunun dışında hiç işimiz yok. Kanallardaki suya dokunmayacağız. Su o0lmayınca enerji üretmeyeceğiz!..
 Be söylediklerine son cümle ile cevap vereyim; Bir kere su olmadığında zaten enerji üretemezsiniz. Artvin’de kaç HES işletmeye geçti bilmiyorum Ama hepsi su olmadığında yan gelip yatıyor. Yani köylüye, doğaya bir lütufta bulunmuş olmazsınız. İkincisi bizim alanımız belli. Bu HES’i n ana kaynağı ne? Su. Su kimin sizin!. Kaç yıllığına 49… Hayır bir opsiyon daha var. Artı bir 49  daha etti mi 98 yıl!.. İngiltere’nin Honkong’u 99 yıl kullanması gibi sizin su kullanım anlaşmanız!!.  Daha da korkuncu ne biliyor musunuz?  
Yaptıkları HES’leri devren yerli yada yabancı şirketlere satabiliyorlar!.  20 milyon dolara mal ettiniz. Geldi bir para babası bastı 50 milyon doları HES’ onun.   Maalesef paranın egemenliği inanılmaz bir tahribat yarattı. Oysa bazı şeyler para ile ölçülmez, satılmaz ve ona dokunulmaz. Toprak gibi,  kutsal değerler gibi. 
Burada su yaşam kaynağıdır.  Yeni yüz yılın savaş nedeni artık sudur. Çünkü dünyada 5 milyar insan temiz suya ulaşamıyor. Bunun nasıl bir nimet olduğunu bilmeyenler ne yazık ki suyu meta haline getirip satabiliyor. “Suyunu satan soyunu kurutur.” Bu sözü söylerken aklıma susuz ülkeler geliyor.  Sosyal Medyada bir fotoğraf görmüştüm. Suyun nasıl bir değer olduğunu daha anladım.  Afrika’da bir çocuk sıcaktan bunalınca çiş eden ineğin arkasına geçip kafasını yıkıyordu!.. Biz ise su bolluğundan suyun içine ediyoruz(!) Yetmiyor hırpalıyor, kirletiyor, satıyoruz. Üç beş kuruş için. Ve derin bir projenin sinsi planına alet oluyoruz.  Küresel ısınma felaketi başladı. Temiz su kaynakları dünya genelinde sadece %3..  Bu oran size bir şey anlatmıyor mu?
 Şavşat özelinde  mesele daha  karmaşık. Şavşat dünyada 85 bin şehir içinde  sadece 232 şehre verilmiş olan Cittaslow ünvanına sahip  kutsal sayılacak kadar  değerli bir  coğrafya. 71 kriter ile seçildi. Ama şu anda bu HES’ler Taş Ocakları ve arkasından gelecek olan Maden projeleri ile değil CİTTASLOW, olsa olsa Çernobilin patladığı şehir “PRİPYAT” olur!  Yazık olur, milyarlarca yılda var olan bu cenneti birkaç on senenin çıkarı için mahvetmek tek kelimeyle cinayettir Ben bu cinayete ortak olmayacağım. Bu cinayete engel olabilmek için dün olduğu gibi, bugünde yarında kendi çapımda, ormanda çıkan yangına müdahale etmek için gagasıyla su taşıyan serçe misali mücadele etmeye devam edeceğim.  Tıpkı incecik bacaklarıyla Fizan’a sevgilisine giden karınca gibi…
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 493