• Ana Sayfa
  • »
  • ATATÜRK’E HAKARET EDEN ALÇAKLAR!

ATATÜRK’E HAKARET EDEN ALÇAKLAR!

ATATÜRK’E HAKARET EDEN ALÇAKLAR!

 Ne kadar alçak, şerefsiz, vatan haini, emperyalist, yani sömürgeci varsa alayı Atatürk düşmanı. Arabı, Avrupalısı,  ABD’si İsrail’i İran’ı Yunanı alayı Atatürk’e düşman. Ben onları anlıyorum da Atatürk ve Silah arkadaşlarının Türk Halkının yokluk içinde verdiği mücadele ile kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde doğmuş, özgürlüğü, Millet olma, dünyanın sayılı ülkeleri arasında önemli ülkeler arasında bir ülkeye sahip olma, demokrasi, cumhuriyet, insan olma, birey olma,  Din ve vicdan özgürlüğünü doyasıya yaşayabilen insanca barış ve huzur içinde yaşama nimet ve zenginliğini sağlamış insana dış düşmanlardan daha çok düşmanlık eden  içerdeki alçakları anlayamıyorum…
 Hele içimizdeki dış güçlerin maşaları sözde ilim adamı, sözde gazeteci, sözde aydın, uyduruk akademisyenleri anlamak ne mümkün? Ya siz kimsiniz? Siz kime, neye hizmet ediyorsunuz? Siz bugün konuşabilen bir insan iseniz bunu Atatürk’e borçlusunuz. Bilmem ne Profuyum diye hava atıp caka satabiliyorsanız Atatürk’e borçlusunuz.
 En son Derin Tarih diye sözde tarih programının sözde tarih uzmanları adını buraya yazmaya yakıştıramadığım şahısların Atatürk’e olan düşmanlıklarının vardığı ibret verici son nokta inanılır gibi değil. Bunları TV’lerine çıkaranlar, Bunlara para ödeyenler, Bunları adam diye il il Anadolu’ya salan STK’lar hepsi aynı fabrikanın ürünleridir.  Bunların tek bir amaçları var. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak. Tıpkı FETÖ denen alçak gibi. Tıpkı,   bölücü terör örgütleri gibi… Ne farkınız var güya kınadığınız, beddualar yağdırdığınız FETÖ denen alçaktan?..
 Atatürk’e hakaret eden bu alçaklardan birisi Artvin’e de gelmişti. Konferansına kimse de gelmeyince gece  yurtlarında dinlenen öğrencileri getirmişlerdi. Bu adamların amacı ne?  Aydınlık onların gözlerini mi kamaştırıyor. Köstebekler gibi karanlık içinde mi yaşamak istiyorlar?  Tabii benim en çok dikkatimi çeken bu tip adanlar(!) dini konuşurken örnekleri hep batıdan vermeleri. Yaşamak istedikleri ülkeler hep batıda yada Amerika!.  Kendi çocukları bilmem ne kolejlerinde okurken, halkın çocuklarını İmam Hatiplere vermelerini, verdikleri taktirde cennete yer açacaklarını söyleyen sözde din adamlarını sözde akademisyen, hocaların sözlerini duydum ben. Cuma hutbesi veren din görevlisi bile bu yönde insanlara telkinde bulunduğunu da…
Hayatında bir kere Atatürk’ün adını anmayıp, bir kere ruhuna Fatiha okumayan sözde din adamları bu düşmanlığın yayılmasına dolayı katkı sunmuşlardır. Hatta bir din görevlisi Atatürk’e duyduğu saygı ve minnetten her nerede dua etse Atatürk’ün de adını söylüyor diye bir başka din görevlisi tarafından Diyanet’e yani İl Müftülüğü’ne  şikayet edildi.  Müftülükten de bu hocamıza uyarı geldi.  Oysa yapması gereken o hocaya Bu Diyaneti Kuran Atatürk’tür. Kur’anı tefsir ettiren  Atatürk’tür. Din adamlarına saygılı bir insandı. Devlet protokolünde Diyanet  2. Sırada yer alıyorsa  bu güzel ve çok değerli insan sayesindedir. Siz de  adını anın, ve ruhuna dua gönderin demesi gerekirdi!. Benim ki sadece hayal!. Bu mümkün müdür?  
 Diyanet bu konuda maalesef cemaatlerin baskısı altında kalmıştır.  Camilere bayrak asılmasına bile müsaade etmeyen Diyanet asla kime, neye hizmet ettiğini söyleyememiş, her dönem değişen siyasi baskılara boyun eğerek susmuştur. Diyanet özgür olamadığı için bu boşluğu cemaatler, sahte hocalar doldurmuş, en büyük zararı ne yazık ki dinimiz ve inanan insanlarımız görmüştür. O insanların dini duyguları sömürülmüştür. 
 İşte Atatürk düşmanlığının kökünde, temelinde bu sahte din tüccarlarının hıncı yatmaktadır. Atatürk, din ile geçinen, geçimini dincilik yaparak insanları kandıranlara şeyh, şıh gibi çeşitli dini oluşumlara karşı “Laiklik” ilkesini getrdi. Dinle devlet yönetimi ayrıştırıldı. Çünkü bu sahtekârlar Osmanlıyı ele geçirdiklerinde çökerttiler.  Padişahlar bunlara sormadan hiçbir şey yapamıyorlardı!. Atatürk,  dini doğru anlatmak için Diyanet İşleri Başkanlığını kurdu. Ama maalesef burayı da cemaatler ele geçirdi.  Dİyanet, FETÖcüler, bilmem hangi cemaatler arasında kaldı.  
Atatürk’e hakaret eden sözde dindar bilmem neyin nesi,  necileri araştırın. Göreceksiniz bir tarikatın, bir cemaatin üyeleridir. Amaçları 1923 yılından önce kaybettikleri arpalıkları yeniden ele geçirmek. İnsanlara din adına zulmetmek. Atatürk’e dil uzatan bu alçak namussuzları kınıyor ve lanetliyorum…
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1357