BEN ARTVİN`İM DOSTLAR!

BEN ARTVİN`İM DOSTLAR!

BEN ARTVİN`İM DOSTLAR!
Tarihte Hallac-ı Mansur’u bilmeyen yoktur.
Söylediği yanlış anlaşıldığı için idam edilmiş bir âlimden bahsediyorum.
Hallac-ı Mansur bir sözünde “Enel Hak çağrı bani, bir cüra nuş edelim.”  diyerek insanları hak yoluna, doğruluğa, insanlığa davet etmiş. Fakat “Enel Hak derken “ben Hakk’ım” şeklinde anlaşıldığı için öldürülmüş. Ama o insanların kalbinde halen yaşamaya devam ediyor. Bakın bugün konusu geçti ve siz bunu muhtemelen internetten araştıracaksınız.
800’lü yıllarda yaşanmış bu yanlış anlama milenyumda, 2010 yılında günümüzde aynen devam ediyor!
Memleket anlama kıtlığı çekenlerle doludur. Anlamak işine gelmiyor olanlarda var.
Kör değildir, fakat kör taklidini iyi yapıyor!
Sağır değil, utanmadan ahlat taklidi çekiyor!
Artvin deyimi ile “safluğa vuriye!”
Ama bunları halk görüyor. Her kimse ve kimler ise net olarak izleniyorlar. Deve kuşu gibi meydanda duruyorlar!
Çünkü göz önünde olmak takip edilmek anlamını taşıyor.
Yıllardır hafta da 6 gün aralıksız köşe yazmaya çalışıyorum. Bunun yanında değişik haberler, röportajlar, çeşitli yazılar yazmaya çabalıyorum. Kendi özgür düşüncemi, içimde var olan düşüncelerimi yazı ile yansıtıyorum.
Elbette ki bunun zorlukları var. Bir kere kendinizi halka, okuyucularımıza kabul ettirmek gibi çok büyük bir sınav var. Bunu geçemezseniz yazamazsınız!
Ama köşe dolsun da nasıl dolarsa dolsun iş değil.
Benim gözümde yazarlık Allah’ın lütfettiği özel bir yetenek.
Yazı yazan herkes benim için özel insandır. Normal insan olma ihtimali yoktur.
Çünkü beyninde soyut olarak dolaşan duyguların harflere, kelimelere, cümlelere ve ardından okuyucuların dudaklarında sese, duyguya dönüşme süreci tam bir mucizedir.
Onun için bir kere yazarların hakkını teslim edelim.
Düşünün canınız bir makale okumak istedi.
Günde kaç yazar kaç defa Artvin’i yazıyor?
Herkes farklı bir sorunu yazıyor. Hele gazeteler günlüğe geçtikten sonra Artvin’in yazılmadık meselesi mi kaldı?
Yazılıyor, çiziliyor. Çünkü Artvin buna değer dostlar.
Yukarıda Hallaç’ı Mansur’u neden örnek verdim?
Çünkü Ben Artvin’im Dostlar’ı yanlış anlayacak art niyetli olanlar ortaya çıkabilir.
Onların önüne kilit vurmak için.
“Ben Artvin’im Dostlar”,yazar, şair Ruhan Odabaş’ın güzel Artvin şiirinin adıdır.
Güzel de bir şiirdir. Şimdi;
Ben Artvin’im dostlar;
Dereleri, suları ile ünlü, kırmızı benekli alabalıkların diyarı,
Ben Artvin’im dostlar;
İçinde Türkiye’nin en mert, en delikanlı, aynı zamanda aklı başında çağdaş, bilgili, en çok okuyan insanları barındıran,
Ben Artvin’im dostlar;
Dağlarında suyu altında gizlemiş lanker, yücelerde Karagöl,
Ben Artvin’im Dostlar
Tarihinde folklor yarışmalarında birinciliklere doymuş, asil ve asaletin diyarı…
Ben Artvin’im dostlar;
Üretirseniz kara toprağa aşık Veysel misali “sadık yarim” derseniz, dünyanın en lezzetli ürünlerini veren diyar olurum,
Yusufeli’nde kavunun en tatlısını, narını, cevizini, zeytinini,
Ardanuç’ta pestil, pekmez, peynir yağ,
Şavşat’ta nakışlı yün çorabı, Anadolu işlenmiş kilimleri, güzellerin elleri ile yaptıkları baklava dilimleri
Borçka’da erozyona dur diyen fındık bahçeleri, ormanlarında doğanın en lezzetli mantarları,
Murgul’un, Balcı’nın Camili’nin Papart’ın balları
Hopa ve Arhavi’nin çayları, börekleri, hamsisi, mıhlaması
Ben Artvin’im Dostlar;
Behçet Kemal Çağlar’dan gelir “Göğe Komşu Toprak oluşum”
Cennetin direklerinin bulunduğu yer oluşum.
Sonra çürüyen direklerden üstüme düşen cennet!
Ben böyle bir masal diyarıyım dostlar.
Şimdi sıkıntım var. Çoruh’tum boydan boya,
Şimdi çamur oldum Çoruh’la,
Lağva diyorlar vadilerime!
Bir daha geriye dönmek imkânsız.
Bir şeyler öldü eteklerde.
Damarlarıma girmeye çalışıyorlar,
Sırf kanımı emmek için!
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 182