• Ana Sayfa
  • »
  • BU ADAMLARIN HİÇ BİR SÖZÜNE İNANMAYIN!

BU ADAMLARIN HİÇ BİR SÖZÜNE İNANMAYIN!

BU ADAMLARIN HİÇ BİR SÖZÜNE İNANMAYIN!


Sosyal medya kirli, karışık ve güvensiz olduğu kadar sayısız faydaları da olan, öğretici, eğitici bir okul aslında... Tirajı milyarlarcadır!. Yalan, yanlış bilgilerde var. Ama biraz araştırdığınızda içinde doğruların adresini de veriyor. Kimse yalan söyleyemiyor. Sosyal medya en çok yalancılara darbe vuruyor!. Çünkü yalan bir şey söylediğinizde doğrusu ile anında karşılaştıracak zenginlikte bilgiler de mevcut!. Anında kabak gibi ortaya çıkarsınız!.
…..
Bildiğiniz gibi 1969`da Neil Armstrong ve Buzz Aldrin, ayın yüzeyine inmişlerdi. Bu seyahatten önceki aylarda ABD`nin batısında Ay`a benzeyen ıssız bir çölde eğitim görmüşlerdi. Bu alan pek çok Kızılderili topluluğuna ev sahipliği yapıyordu; bir yerliyle astronotlar arasında geçen gerçek bir hikâye vardır:

Bir gün eğitim sırasında astronotlar yaşlı bir Kızılderiliyle karşılaşır. Adam orada ne yaptıklarını sorar. Astronotlar kısa süre içinde Ay`a yapılacak bir araştırma seyahatinin parçası olduklarını söyler. Yaşlı adam bunu duyunca bir an sessiz kalır, sonra astronotlardan kendisine bir iyilik yapmalarını ister.
Astronotlar" ne istiyorsunuz?" diye sorar.

Yaşlı adam, " kabilemdeki insanlar Ay`da kutsal ruhların yaşadığına inanır. Onlara halkımdan bir mesaj iletmenizi isteyecektim."
Astronotlar" mesaj nedir?" diye sorar.
Adam kendi dilinde bir şeyler mırıldanır, sonra da astronotlara bunu ezberleyene kadar tekrar etmelerini söyler.
Astronotlar" bu ne demek?" diye sorar.
" Bunu size söyleyemem. Sadece bizim kabilemizle Ay ruhlarının bilebileceği bir sır," der.

Üsse geri döndüklerinde astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulurlar ve ondan mesajı tercüme etmelerini isterler. Ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalarla gülmeye başlar. Nihayet sakinleşince, astronotların o kadar dikkatle ezberlediği sözlerin, " Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler," olduğunu söyler.
Değerli dostlar, bu madencilerin, HES’çilerin hiçbir sözüne inanmayın.

Madencilerin tek bir amacı var. Madenleri çıkarıp bir daha uğramamak üzere dünyanın en büyük zehir alanı ve mezarını bırakarak defolup gitmektir!. HES’çilerin ise kaynak sularımızın, derelerimizin kullanım hakkını alıp su ticareti yapmaktır. Buna kanıt istiyorsanız bugün dünyada şişelenerek satılan su miktarına bakın. Dünyanın susuzluğuna bakın.

Derelerimizin nasıl ulaşılmaz kanalların içinden, tünellerden, cebri borulardan geçirildiğine bakın. Daha gökyüzünde damlacık iken satıldığına bakın!. 
Türkiye’de bütün nehirler, dereler barajlarla dolduruldu. Ancak enerjimizi hala %85 doğalgaz ve termikten üretiyorsak o zaman yüzlerce barajları ne diye yapıp ta doğayı mahvettiniz. Nehirleri öldürdünüz, yaşam alanlarını yok ettiniz. İnsanları göç ettirdiniz.şehirlere yığdınız! Varoşlar oluşturdunuz. Üreten Türkiye’yi tüketene ve tükenen ülke haline neden getirdiniz? Avrupa sizin gibi yapmadı!. 
Onların akarsuları akmaya devam ediyor. HES yapmışlarsa da doğaya zarar vermeden, yapılması gereken sayının üstüne tek bir fazla inşa etmemişler. Ya siz? Siz ne yaptınız? Ne dere bıraktınız, ne vadi.. 
Onun için bu adamların söylediklerine inanmayın’ Hep sorgulayın, sorun, soruşturun. Allah birdir diyorlarsa, “Allah zaten birdir. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Şimdi durup dururken yeni bir şey öğrenmişler de öğretiyorlar gibi neden tekrar ettiklerini sorgulayın!.
Sınırlarda mayın tarlaları olur. Oradan geçmek isteyen olursa basmama ihtimali sıfırdır!. Birinden kurtulsanız, diğerine basarsınız, Ondan sonra da dünyadan sonsuzluğa göç etme pasaportunuz onaylanmış olur.

Artvin’de tıpkı mayın tarlası gibi maden tarlası haline geldi. Maden tarlası mayın tarlasından daha korkunç daha öldürücü... Çünkü maden tarlaları insanları, doğayı, makro mikro ne kadar canlı varsa toptan imha ediyor!., Orada yaşam adına hiçbir şey kalmıyor. Tıpkı pranhalar gibi tüm canlı hücreleriniz kısa sürede yok ediliyor. Geriye kanıt olarak iskeletiniz kalıyor.

Cerattepe’de şimdiden korkunç katliamların fotoğrafları netleşmeye başladı bile. Dereler, ormanlar, yaşam alanları, içme suları S.O.S vermeye başladı bile. Hayvanlar zehirlenmeye başladı. Cerattepe Cennetinde zebaniler cehennem alanları açıyor!. Be demişlerdi? Teknoloji gelişti. Zarar vermeden maden çıkaracağız!..

Daha madene başlamadan neler yaptınız? Perşembenin gelişi çarçambadan belli!. Onun için Kızılderili hikayesindeki o cümleyi aynen Artvin’e uyarlayın. “" Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler," BU madenciler bizim geleceğimizi, geçmişimizi, yer altı, yerüstü ne varsa her şeyimizi çalmaya geldiler!..
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 368