• Ana Sayfa
  • »
  • CİTTASLOW ŞAVŞAT İÇTEN İÇE ÖLÜYOR!

CİTTASLOW ŞAVŞAT İÇTEN İÇE ÖLÜYOR!

CİTTASLOW ŞAVŞAT İÇTEN İÇE ÖLÜYOR!
Değerli dostlar; hepimizin derdi bir aslında. Parmağımıza diken batsa bütün vücudumuz acıyı duyar.  Artvin’i 312 köy merkez ilçe ile birlikte 8 ilçe olarak düşündüğümüzde bir beden olarak düşünebiliriz. 312 köy kılcal damarları, 8 ilçe de önemli organlarıdır. Artvin’i Artvin yapan ise tartışmasız, doğasıdır.  Dağları, yaylaları, köyleri, mezraları, vadileri, ormanları, suları, kültürü, insanı, yaban hayatı, makro mikro canlılarıyla Artvin eşsiz bir doğa hazinesidir.
Artvin için herkes aynı şeyi söyler de farklı şeyi yapar. Artvin doğa zenginliği, alternatif imkânlarıyla Alternatif turizmde Alternatifsiz il tespiti doğrudur. Bunun yanında eğitim kenti olma iddiası da yerindedir. Ama bunları konuşurken köy sayısından fazla maden ruhsatlarının satılmış olması,  resmi kaynaklarda 120, gayrı resmi 180 civarındaki HES projeleri turizm ve eğitim sözlerini çürütüyor. Beyler kimse kimseyi kandırmasın. Maden çıkarılan yerde turizm olmaz, nokta. Öyle olsa Damar’da 5 yıldızlı otel açılması gerekirdi. Burada 70 yıldır maden çıkıyor. Beldeydi, köye düştü.  Maden bitince kapanınca da burada insanlar yaşamayacak artık. Çünkü buraları devasa doğa mezarı oldu!
HES’lerin açıktan konuşulmaya başlandığı tarih 2005 yılıdır. Her dereye birden çok HES ile sözde enerji açığı kapatılacak!. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Çünkü su varsa HES işler. Dereler, nehirler yılın maksimum 3 ayı coşkun akar. 9 ay can suyudur. Hele art arda barajlar dizerseniz daha da kötü oluyor. Bu dere HES’leri yapım aşamasında da yapıldıktan sonrada çevreye çok kötü etki ediyor. Bir kere HES yapılan vadiye artık giremiyorsunuz. Girse girse ABD büyük elçisi, İsveç büyük elçileri girebiliyor. Girişlerinde “ Özel Mülktür Girilemez” yazabilecek kadar artık buranın sahibi olurlar. Siz ise  mültecisiniz doğduğunuz topraklarda!.
 Önceki gün Şavşat Vadilerini dile getiren bir haber yaptım. Bir çok kişi arayıp teşekkür etti. Meğersem ne çok insanın derdiymiş. Çok feryat etmelerine rağmen seslerini duyuramadıklarını söylediler. Bu haberi aslında daha önce yapmayı planlamıştım. Ama aman ne olacak, sonra yazarım diyerek erteliyordum. Ta ki Cittaslov şehirlerinin Şavşat’a gelmesine kadar. Türkiye’de 14, Kıbrıs’ta 3 olmak üzere 17 şehir Cİttaslov ilan edilmiş durumda. 3’ü Şavşat’ta cittaslov sertifikası aldı.
 Bu toplantıda HES ve  diğer doğayı bozacak projeler gündeme geldi. Doğanın korunması gerektiği vurgulandı. Bunun üzerine Adalet Ve kalkınma Partisi Artvin Milletvekili kendisi de Şavşatlı olan İsrafil Kışla bir açıklama yaparak, 50 HES’i daha önce iptal ettirdiklerini,  20 HES’in daha iptal edileceğini, resmi rakamlarla bu sayının 120 olduğunu, 70’i iptal edildiğinde önemli ölçüde doğa tahribatının önleneceğini savunmuştu. Ben de bunun üzerine iptal edilen HES’lerin yer ve isimlerini açıklamasını istemiştim. Henüz buna cevap gelmiş değil. Kamuoyu adına bu sorumu yineliyorum.  İptal edilen 50, iptal edilmesi düşünülen 20 HES hangileridir?
 Cittaslow konukları Şavşat yolu boyunca vadide dere kenarlarını adeta örümcek ağı gibi saran, kum çakıl ocakları, konkasör, tesisleri, HES’ler, Tüneller, molozlar ve diğer olumsuzlukları gördüğünde üzüntülerini dile getirdiler. Böylesine muhteşem bir doğaya, bu kadar büyük kötülük yapılır mı? Diye bize serzenişte bulundular. Gazetecilerin bu konuyu dile getirmesi gerektiğini söylediklerinde ben kendi adıma utandım. Keşke daha önce düşündüğüm zaman yazsaydım demedim değil. Ama bu katliam dün yazılmadı diye bugün yazılmayacak değil.
 Değerli dostlar Cittaslow Şavşat aslında çok özel bir yere sahip. Sadece doğal güzelliği, kültürü şiirleri, türküleri ile değil, tarihi eserleriyle, inanç turizminde de gözde bir yer. Bu nedenle cittaslov tabelaları Trabzon Havaalanından başlayarak Erzurum’a kadar ara ara konulması gerekiyor. Geçtim bunları, Artvin’e Cittaslow tabelaları astıramadık.  Diğer Artvin belediyelerinin Şavşat’a destek vermesi gerekirken, umurlarında bile değil. Sanırsınız ki Şavşat Moskova’ya bağlı!.  Varyanta’ta bulunan Şavşat Tabelasının üstü karalanıyor!. Aynı şey Berta Viyadükünden Şavşat’a dönüşteki tabelaya da yapılmıştı. Peki, ama neden? Neden böyle bir şey yapılıyor ki?
 Şavşat Vadisi boyunca dere yataklarının tamamı bozulmuş durumda. Ben şimdi elime teneke alsam kum, çakıl almak için dereye insem tepeme binerler. Buradan kum, çakıl alamazsın. Eyvallah. Ama bu derelere girenler nasıl giriyor?  Bu kadar çok makine, tesis, konkasör, HES nasıl oluyor da art arda diziliyor? Bu vadi kimler tarafından kurban ediliyor? Hepsine mi girin deniliyor.
Orman Ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik, Milli Emlak, İl Özel İdaresi, Artvin valiliği, STK’lar, ilgili kurum ve kuruluşları Şavşat Vadilerinde yaşanan doğa katliamına karşı göreve davet ediyorum. Gelip baksınlar denetlesinler. Buradaki çalışmalar yasal mı yasak mı? Bunun için gerekli izinleri kim, nasıl veriyor? 
Dere yataklarında bu işi yapanların uyaracağı kurallar neler?  Bunun için izin nasıl alınıyor? İzin alanlar kurallara uyuyor mu? İzinsiz çalışanlar var mı? İzinsiz ve kurallara uymayanlara ne gibi yaptırımlar uygulanıyor? Sözün özü Şavşat’ın vasilerini kurtarın. Dereleri ya borulara, ya tüneller hapsediliyor. Ağır ağır öldürülüyor Şavşat.. Çift Jandarma geliyor da Kaymakam Konağından. Jandarmalar gelsin, gelsin de buraları korusun. Görevliler denetlesin.  Şavşat’ta bir çok yer madenciler satılmış durumda. Hele onlar başlamadı. Ama nerede maden projesi varsa geniş geniş yollar o tarafa doğru yapılmaya başlanmış bile. Tıpkı Berta Yolu gibi. 15 metre yolu Bertalılar için mi yaptılar? Bunu Berta Halkı da biliyor ki, hayır!. Şavşat’a herkes sahip çıkmak zorunda... Yoksa Şavşat’ta ne cittaslow olur, ne turizm, ne tarım, ne de hayvancılık. Buna da kimsenin hakkı yok.
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 177