• Ana Sayfa
  • »
  • EVET” SERBEST “HAYIR” YASAK!

EVET” SERBEST “HAYIR” YASAK!

EVET” SERBEST “HAYIR” YASAK!
Türkiye Cumhuriyeti çok çok önemli bir referanduma gidiyor. Demokrasiden, parlamenter sistemden direk “tek” adamlığa geçiş rejimine ya “evet” diyecek ya da “hayır.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandum için maalesef taraf tutuyor. Taraf tutması yetmiyor, Hayır diyen herkese ağır hakaretlerde bulunuyor. Teröristlerle eş tutuyor. Fetö diyor, Vatan hainliği ile itham ediyor. Bir ara söylemleri yumuşattılarsa da bazen aynı söylemleri yineliyor. Bunu AKP’lilerin hepsi yapıyor. Bundan dolayı “evet”in ateşli savunucusu “tek adam” yalnız adam Devlet Bahçeli bile bu şekildeki nitelemelere haksızlık (!) dedi.

Sokakta “hayır” kampanyası yapanlar saldırıya uğruyor, sözlü sataşmalara maruz kalıyor. Bunun nedeni, tepedeki insanların konuşmaları ve sarf ettikleri sözlerdir. “Evet” ya da “hayırı” oylamak demokrasinin bir nimeti değil mi? Demokrasi olmasaydı böyle bir referandum olur muydu?. Ama ne acıdır ki bu oylama ile demokrasiyi öldürelim mi yaşatalım mı oylaması yapılıyor. Kaçımız farkındayız acaba bunun?

Ben “hayır” derken sayfalarca gerekçeyi buraya yazabilirim. 17 Nisan’da hayır çıktığında Türkiye yaşamına aynı şekilde devam edecek. Ama Evet çıktığında önümüzdeki yıllarda başımıza nelerin geleceğini, neleri kaybedeceğimizi, nasıl bir girdaba düşeceğimizi hiç kimse bilemeyecek.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diye bir sistem dünya üzerinde yok!.. Bu uyarlanmış, uydurulmuş gerçekte bildiğiniz gibi Ortadoğu krallığına eş bir başkanlık olacak!. Neden Ortadoğu krallıklarına eş diyorum? Çünkü Tek adam her şeyin belirleyicisi olacak. Denetlenemeyecek? Yargılanamayacak!.. Sorgulanamayacak. Bugün Erdoğan, onu tanıyor, biliyoruz. Yarın kim bilir kim? Çünkü değerli dostlar şunu sakın aklınızdan çıkartmayın;

Seçimler ister demokratik olsun, ister başkanlık olsun, ister yarı başkanlık, parlamenter sistem olsun, hepsinde paralı olanlar kazanır. Yani şirketler, baronlar, rantiyeciler kazanır. Parlamenter sistemde ve ABD tipi başkanlıkta denetleme mekanizmaları var. Hukuk var Bir şeklde denetleme ve kuvvetler ayrılığı mekanizmalarına takılıyorlar. Ama bize getirilecek rejimde hiç biri yok. Şekilde elbette ki var. Ama gerçekte olmayacak!.

Mesela meclis olacak. Hem de 550 değil 600 kişi!. Hem de 18 yaşındaki çocukların da girdiği meclisimiz olacak. Hepsinin adını tek adam listelere yazacak. Biz de sandıklara gidip sadece oylayacağız!.

(aklımdayken, ABD’nin toplam nüfusu 320 milyon. Bizden 4 kat fazla bu sayıya göre onlarda 2 bin 400 milletvekili olması gerekirken, ABD Temsilciler Meclisi ve ABD Senatosu olmak üzere iki ayrı meclisten oluşur. Kongre, 435 temsilci ve 100 senatör olmak üzere toplam 535 üyeden oluşur. Bu durumda Türkiye’de milletvekili enflasyonu yaşanmaktadır. Bunların maliyeti de öyle az değildir. Artı 50 milletvekilinin sadece maaşları 100 trilyon yük getirecektir.!.)

Yargı olacak. Ama üyelerinin neredeyse tamamını yine tek adam atayacak!. Oysa yargıçların cübbelerinde düğme ilik yoktur. Kimsenin önünde eğilmemek ve adaletli olmak içindir bu!.

Tek adamın bir sürü yardımcısı olacak. Bunları dışarıdan da seçebileceği gibi meclisten de seçebilecek. İlham Aliyev gibi tek adam eşini de yardımcısı yapabilecek. Tek adamın KHK’ları Meclis kararlarının üstünde olacak. Hangi vekil buna karşı çıkacakmış şaşarım!..

Bunlar, gökyüzündeki Güneş kadar gerçek. İster kulaklarınızı tıkayın, ister gözlerinizi kapayın. Gözlerinizi açtığınız anda sizi kör edecek kadar harlı bir gerçekle karşı karıyasınız.

Üzüntü verici olan şu; Bu gerçekleri söyleyip “hayır” diyenlere karşı takınılan tavır ve söylenen ağır sözler, hakaretlerdir. Evet diyenlere duyduğunuz saygıyı “hayır” diyenlere de duymadığınız taktirde bu referandumun adilliği tartışılır olacak. Hele hele Cumhurbaşkanının burada farklı düşünen insanlara eşit mesafede durması yasal zorunluluktur. Cumhurun başı taraf tutamaz. Birilerini alkışlatıp diğerini yuhalatamaz. Devletin bütün imkânlarıyla, parası, bürokrasisi, partisiyle “evet”e kucak açtığı kadar, “hayır”a da en azından kulak verip, TV’lerden yazılı basından eşit olmasa da azıcık (!) faydalanması gerekmez mi?

Adalet bu değil mi? Demokrasi bu değil mi? İnsanlık bu değil mi?

Bu ülkenin en az yarısı referanduma “hayır” diyecekse sonucun hayır çıktığını düşündüğümüzde tavrınız ne olacak? Size terörist dedik, vata haini dedik özür dileriz mi diyeceksiniz? Yada evet çıktığında ülkenin yarısını kara listeye mi alacaksınız? Referandum bizi bölen değil, birleştiren olması için sorumlulara sesleniyorum; lütfen söylediklerinize, davranışlarınıza dikkat edin. Çünkü başka Türkiye yok. Bizim bizden başka da kimsemiz yok.

ESEN KALIN
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 256