• Ana Sayfa
  • »
  • HAYAT- KAVAK VE KABAK! VE DERSİMİZ İLMİ SİYASET

HAYAT- KAVAK VE KABAK! VE DERSİMİZ İLMİ SİYASET

HAYAT- KAVAK VE KABAK! VE DERSİMİZ İLMİ SİYASET


İyi Düşünün Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi? Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi? Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı? Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz? Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?

Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız? Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınız sıkıca tuttu mu hiç?

Ve siz onu hiç kokladınız mı? Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl? Çimlere uzandığınız oldu mu? Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı? Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz? Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?

Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç? Kimseyle barıştınız mı bu yıl? Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi birçok “küçük şey”e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl? Yayılın çimenlerin üzerine….. Acele edin…. Er veya geç… Çimenler yayılacak üzerinize…

….

KAVAK İLE KABAK

Kavak Ağacı ile Kabağın Hikâyesi Kavak ve Kabak Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün kabak kavağa dayanamayıp:

-“Ey kavak! Sen kaç ayda bu hale geldin?” diye sormuş.

Kavak: -“On yılda” demiş.

Kabak:-“On yılda mı?” diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış ve:

-“Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!” demiş.

Kavak:-“Doğru.” demiş.

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Kavağa endişe içinde sormuş:

-Neler oluyor bana ağaç?

Kavak: -“Ölüyorsun.” demiş.

Kabak: -“Niçin?” diye sormuş.

Kavak: -“Benim on yılda geldiğim yere, bir kaç ayda gelmeye çalıştığın için.” demiş.

Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.

İLMİ SİYASET

Çok eski zamanlarda ülkeye nam salmış bir okul varmış. Bu okuldan mezun olmak çok zormuş. Bu okula bir genç girmiş çok başarılı bir öğrenciymiş okulu birincilikle bitirmiş. Hocaları demişler ki sen çok başarılı bir öğrencisin fakat bizim ilmi siyaset diye bir dersimiz daha var bu dersi okumak okumamak senin isteğine bağlı.

öğrenci hayır ben okulu bitirdim artık okumak istemiyorum diye ayrılmış okuldan o zamanlar araç falan yok giderken karşısına bir köy çıkmış, Köye vardığında köylüler, “hoş geldin yabancı” diye köy odası denen bir yerde bir yatak vermişler. Genç, gece orda kaldıktan sonra ertesi gün köylülerle birlikte camiye gitmiş camide imam anlatıyormuş...

Şunu yapmazsanız yanarsınız bunu yaparsanız eliniz kesilir bacağınız kesilir, bizim genç hocaya müdahale etmiş, “Hoca efendi senin anlattıkların böyle değil, sen yalan konuşuyorsun, yanlış şeyler söylüyorsun.” demiş..

Hoca bakmış köylünün gözünde itibar kaybedecek ey cemaat bu aramıza nifak sokmak için gelmiş. Bunun katli vaciptir.” diye köylüyü gence karşı kışkırtmış. B Bizim genç zor kurtulmuş köylülerin elinden. Hemen oradan okuluna geri dönmüş. Okulda hocaları genci yaralı paralı halde karşılarında görünce niye geldin diye sormuşlar. Genç, “İlmi siyaset dersi okumaya” demiş.

Hocaları, “Senin geri geleceğini biliyorduk ama bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştik .” demişler..Neyse bizim genç üç ay ilmi siyaset dersi okumuş okuldan ayrılmış..Tekrar aynı köye gitmiş tabii bu süre içinde sakal bırakmış tipini değiştirmiş..

Köyün girişinde köylülere ülkede çok ünlü olan okuldan mezun olduğunu söylemiş köyün ileri gelenleri hürmetle karşılamışlar. Köyün en güzel evinde misafir etmişler..Ertesi gün köylülerle birlikte yine camiye gitmişler. Yine aynı hoca aynı şeylerden konuşuyor. Köylüler gence hocalarını nasıl bulduklarını sormuşlar..

Genç, “valla sizin hoca gibi hoca zor bulunur. ben diyorum ki sizin hocanın sakalından, saçından başından bir kıl koparan cennete gider.” Demiş. Bu laf üzerine köylülerin tamamı hocadan bir kıl koparmak için hocaya saldırmışlar. Hoca köylülerin altında eziliyor ..Başını şöyle bir yukarı kaldırmış Gence, “ seni tanıdım,” demiş. “Sen geçen günlerde buraya gelen kişisin ama İ bu kez LMİ SİYASET okumuşsun.” demiş.

ESEN KALIN
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 154