HES`LER KİMİ BESLER?

samiozcelik08@hotmail.com

 Kötü bir benzetme olacak ama bir gerçeği açıklayabilmek için bu benzetmeyi yapacağım. Irak’ın başına ne geldi ise zengin petrol yataklarından geldi.
Eğer o petrol Irak’ın altında olmasaydı bu kadar kötülük başına gelmeyecekti. Belki de kimse haritada yerini bilmeyecekti.
Ama petrol zenginliği fark edildiğinden beri bu coğrafyada kan, gözyaşı, soykırım, tecavüz, işkence aklınıza gelen ne kadar insanlık dışı olaylar varsa hepsi ziyadesi ile yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bugün Irak diye bir devlet kalmadı. Nüfusu hızla eriyor, bir ülke dünya ülkelerinin gözleri önünde yok oluyor. Tıpkı Yugoslavya gibi!
Gelelim Artvin’e. Artvin’in neresi Irak’a benziyor? Artvin’in yeraltsı da yerüstsüsü de fena halde benziyor. Artvin’in yeraltı zenginliğini fark edenler fabrikalara inşa etiler. Dünyanın en çok bakır rezervi bulunan il olan Artvin, ülke zenginliğine 50 yıldan fazla katkı sağladı. Üreten iller arasında gururlu illerden biriydi.
Sonra Türkiye, 1983 yılından itibaren bir İngiliz oyunu olan  “Özelleştirme” kapsamına girdi. Halkın neyi varsa hepsi bir bir satıldı. Satılmaya devam ediyor.
Murgul Bakır Fabrikası da aynı şekilde satıldı. Gerekçe rezervin bittiğiydi. Lakin Devlette iken madeni biten Artvin’in özelleşince, birden bakır rezervi milyarlarca ton oldu!
Şu an hâlâ da en vahşi yöntemle çıkarılmaya devam ediyor!
Sonra Artvin’in yerüstü fark edildi. 50 yıl boyunca ormanları kesildi. Fabrikalarımız vardı Onlar kapatıldı, dağıtıldı, yok edildi.
Ormanlarımızdan elde edilen kerestelik ağaçlar, kütük olarak bir başka illere verildi. Ormanı olan bu muhteşem ilde bir mobilya fabrikası kurulmadı! Önemli bir sanat ve istihdam alanı değerlendirilmedi.
Daha sonra Çoruh’u fark edildi. Kimine göre gerdanlık olan, kimine göre bir çevre felaketi olan devasa barajlar inşa edildi. 
Halen de inşaatları devam ediyor. Her şeyimizi alın, alında bu derelerin satılışı da nerden çıktı? 
Dereleri satın alanlar 49 yıllığına kullanım hakkına sahip. İstediği şekilde değerlendirir. Anlaşmanın asıl konusu olan enerjiyi üretebilir, balıkçılık yapabilir, su ticareti yapabilir, su ile alakalı ne varsa hepsini gerçekleştirebilir. Çünkü 49 yıllığına suyu kullanma hakkını bir miktar(!) para ile satın almıştır. İyi de kardeşim Türkiye’nin tüm enerjisini Artvin mi karşılayacak?

Hele hele HES inşaatları olan yerlerdeki çevre katliamını görmek insanı kahrediyor. Şavşat Havzası boyunca gidin bakın. Bakında da insanlığınızdan utanın. Dereler mahvedildi. Hangisini söyleyeyim ki? Ve bu ilçe Cittaslow ilan edildi. Bundan sonra daha dikkatli olmaları gerekecek belki ama zaten katlettikleri kadar katlettiler. Şavşat yolu boyunca  Şavşat deresine bakın. Kaç tane  HES, kaç tane  konkasör, kaç tane beton santrali göreceksiniz? Bu inanılır gibi değil. Bu konuda özel bir yazım olacağı için geçiyorum…
Artvin’e bugüne kadar ne verdiniz?
Bir il bu kadar zenginliğe rağmen küçülüp duruyorsa bu soruyu her gün haklı olarak sorarım. Artvin’e ne verdiniz?
Derelerde kurulacak HES’lerle küçük miktarlarda elektrik üretilecek. 
Üretime karşı değilim. Türkiye’de buna karşı çıkacak insan olmaz.
Ancak üretim şekline karşıyım.
Halkın soru işaretlerini gidermeyen idareciler, bundan sorumludur. Nasıl ki bugüne kadar binlerce kalem halkın malı, halka sorulmadan ona buna, şuna, hükümetlerin işine geldiği para baronlarına verildi, dere satışlarında da aynı yöntem uygulandı. Halk kim oluyor? Halka sorulur mu?
Ama iş kanun çıkarılmasında sıkışmaya geldi mi referandum için “Halka gidelim derler!” Gelmeyin, bize gelmeyin.
Nasılsa siz işin iyisini biliyorsunuz. Bunu da sormayı verin gitsin!
Maden Yasası’nı çıkarırken halka gittiniz mi? % 98, % 2’yi çıkarırken az bir şey bize de sorsaydınız!
2010 yılında bir arkadaş gazete  kupürü getirdi. 
Bu bir köşe yazısıydı bu. Hani Başbakan’ın son günlerde sinirlendiği fırçaladığı köşe yazılarından bir tanesi.
Bu köşe yazısında; aslında yediden yetmişe hepinizin yakından bildiği bir konu işlenmiş. Elektrik kaçakçılığı! 
Yazar, Candaş Tolga Işık, doğu ve güneydoğudaki kaçak elektrik tüketiminin istatistiklerini yazmış. Güneydoğu elektriğin % 72’sini kaçak olarak tüketiyor.
O zaman soruyorum;
Benim derelerimi ne diye katlediyorsunuz?
Devleti hiçe sayıp kaçak elektrik kullananlara elektrik yetişsin diye mi?
Kuzey Irak’a üç sent’e yani beleşe elektrik vermek için mi?
Güneydoğuda yaşayan birinin evlerinin duvarlarına döşediği rezistansların ısıtılması için mi?
Ahırın altına döşedikleri ısıtma sistemleri için mi?
Benim derelerimi bunlar için mi katlediyorsunuz?
Nakil hatlarında kaçırdığınız %25 elektriği tutsanız bu katliamı yapmak zorunda kalmayacaksınız.
Artvin bu kadar devasa barajlar arasında elektriği en pahalı şekilde Türkiye’de olduğu gibi kullanıyor.
Kaçak oranı en düşük il. Milyarlarca dolar kazancı Çoruh Vadisi’nde üretecek olan Artvin, yine en pahalı elektriği tüketecek!
Ben kaçak elektrik kullanan Türkiye’nin halini okuduktan sonra HES’lere bir kez daha gıcık oldum. Bir kez daha tiksindim.
Bana kızanlar elektriksiz bir gün yapabilir misin? Karşı çıkıyorsun ama elektrikle yazıyorsun, elektrikle yaşıyorsun” diyorlar. Onlara cevabım şu olacak;
1- Babalarının hayrına kullandırmıyorlar. İki faturayı bir geçsin elektriği anında kesiyorlar.(Şimdi bu tek faturaya indi)  İçinde bin bir çeşit vergi listesi. Düşünebiliyor musunuz; TRT’nin bile parasını benden alıyorlar!
2 -Karadeniz’de derelerde en fazla HES inşaatı öngörülen il neden Artvin? Bunun altında ne var?
3 -HES’ler elektrik üretecek diye Artvin’i yok etmelerine gönlüm razı değil. Bırakın köylerimiz yerinde kalsın. 10 yılda 40 bin insanımızı bu baraj inşaatları yemedi mi?
Artvinli değişik illerde geçim derdi ile yaşarken, güneydoğudaki birisi ahırda ineğini kaçak elektrikle ısıtıyorsa, ben bu dereyi vermem arkadaş!
Sevgili Artvinliler bize ait hiçbir şey kalmadı.
Dereler birilerinin oldu!
Büyük barajlar da yakında özelleştirme kapsamında göbekli, öbekli, yerli ya da yabancı bilemem birilerin olacak!
Dağlar da bu furyadan nasibini alacak.
Candaş Tolga Işık’ın “İçimizdeki Enayi” isimli köşe yazısını okuduktan sonra enayi olduğumu hissettim!
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 250