• Ana Sayfa
  • »
  • O`NUN MAKAM KAPISI VE ÖZEL KALEMİ AYNASIYDI

O`NUN MAKAM KAPISI VE ÖZEL KALEMİ AYNASIYDI

O`NUN MAKAM KAPISI VE ÖZEL KALEMİ AYNASIYDI


Dünyanın her yerinde bir şekilde yer edinebilirsiniz. Paranız olur, şansınız döner, piyango vurur, maddi anlamda zengin olursunuz. Bununla da dünyanın herhangi bir yerinde ev, arsa, arazi, saray alabilirsiniz.

Ama bir yer var ki orada yer alabilmek için dünyanın en değerli paraları, altını, elması işlem görmez. Gönüllerde yer almak için kişiliğiniz, karakteriniz, dostluğunuz, yaydığınız pozitif enerji, varlığınızla verdiğiniz güven, samimiyet, dürüstlük,

Mevlana’nın dediği gibi “Ya olduğun gibi, ya göründüğün gibi ol”abilmek, büyükle büyük, küçükle küçük olabilmek, kızmak kadar gönül almasını da bilmek ve bahsettiğimiz gönüller sarayında yer edinmek her kişinin harcı değildir.

O başkan seçildiğinde O’nun makam kapısı öylesine desinler için kapıydı, Çok nadir özel toplantılarda kapatılırdı. Onun dışında halka kapı kapatmayı saygısızlık addederdi o kapı asla kapanmazdı. Kapının yerini kapı yanındaki boy aynası almıştı.

O ayna Artvin’i gözetleyen ve makamı hizmeti özetleyen bir semboldü. O Artvin’i, makam odasındaki panaromik penceresinden izlerken, kapıdaki aynadan ise Artvinlileri gözetirdi. Aynadan gördüğü kişilere adıyla hitap eder. İş çözülecekse anında, çözülemeyecekse onu da yüzüne söylerdi. Lafı dolandırmayı, yalanı dolanı hiç sevmezdi. Yüze söylenecekleri de kimsenin arkasından konuşmazdı.

O sabah ezanıyla uyanır, en geç sabahın 5’in sokağa çıkar Artvin’i turlardı. Yolda rastladıklarına Günaydın der, sigara içip yere atanlara ise çok sert çıkardı Onun zamanında Artvin’de çöp, izmarit olmazdı. Sokaklar pırıl pırıldı. Öğretmenevinde çalıştığım dönemde resepsiyona bakıyordum.

Kastamonu veya Kayseri, ikisinden birinden tur gelmişti. Öğretmenler Karadeniz Turuna çıkmışlardı Eşyalarını yerleştirdikten sonra şehri dolaşmaya çıktılar. Bir iki saat sonra emekli öğretmen elinde sigara izmariti ile geldi. Ve onu resepsiyonun yanında bulunan çöp kutusuna attı. Atarken bana şunu sordu. “Ben Türkiye’nin bir çok ilini gezdim, böyle temiz bir şehir görmedim.

Sigara izmaritini yere atacaktım, baktım yerde bir tane izmarit yok. Utandım atamadım. Elimde getirdim, buradaki kutuya attım. Bunu nasıl başardınız? Bunu O başarmıştı. İlk göreve geldiğinde “Sokağa Tükürmeyiniz, tükürtmeyiniz” Sigara izmaritlerini yere atmayınız” afişlerini astı.

Sonra bizzat kendisi izmarit atanları uyararak atıkları izmariti kendisi yerden alarak, atana bunu neden yaptın diye sorarak ders verdi.

Hiç unutmam bir 7 Mart Bayramında konuşma yapmak için kürsüye doğru giderken bir çocuğun elindeki bisküvi bitirip ambalajını yere attığını gördü. giderken o çöpü eğilim aldı ve cebine koydu. Herkes bu davranışı gördü. Artvin insanı asla çöpü yere atmadı. Çünkü başkanın hassasiyeti samimiyeti çok etkili olmuştu.Kısa sürede de Artvin insanı bu güzel alışkanlığıyla sadece Artvin’e değil, Türkiye’ye örnek oldu.

Muhalefet partisinden belediye başkanlığı yaparak ”Efsane” lakabını alabilmek herkesin harcı değil elbet. Düşünsenize, Başkan seçilmişsiniz paranız yok, bütçeniz yok, borcunuz çok, esnaf belediyeye hiçbir şey vermiyor, çalışanlarınız maaş alamamış. İşte başkanlık, liderlik, idarecilik burada anlaşılacaktı. Kısa sürede borçları kapattı. Çalışanların maaşlarını ödedi. Yeni işçiler aldı. Onlara aş, iş verdi. Artvin’in vizyonunu dağıtırdı. Yapacaklarını danıştı, konuştu ama doğru bildiği her şeyi kendi iradesiyle yaptı.

Artvin’e belediye özel teşebbüs işbirliği ile 30 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Belediyeye 10 trilyonluk bir gayrımenkul kazandırdı. Bugün merkezde turları ağırlayabilecek kadar lüks ve yıldızlı bir hotel varsa onun sayesinde var!.

Onun memleket tanımı da kendinse özgüydü. “Artvin’i görmeden Cennetin Tarifini yapamazsınız” gibi çok iddialı bir söz söylemişti. Tıpkı Aşık Efkari gibi “ Dünyayı Toplasan bir Artvin etmez” özdeyişi gibi Artvin’i yürekten seven bir insandı O.

O’nun için her zaman benim mezarım Şara’da olacak diyordu. Lakin onun elinde olsa inanın mezarı yine Şara’da olurdu. Bu mezarın Şara’da olmamasının birçok nedeni var. Zamansız ani ölümü var. Ama en başında dedim ya onun yeri Artvin Halkı’nın yüreğindedir. Onun için mezarının Ankara’da veya Şara’da olmasının çok fazla bir anlamı yok. Artvinlilerin kalbinde kurduğu sarayın bahçesinin ortasında yaşamaya devam ediyor O....

Değerli dostlar, Her insan hata yapabilir. Çünkü beşer, şaşar derler. Elbette ki zaman zaman hataları olmuştur, kırdıkları, kızdırdıkları olmuştur. Ama o gönül almayı da Çok iyi bilirdi. Kalbinde kin saklamazdı. O, ne yapmışsa, ne söylemişse art niyetsiz yapmıştır. Beyninin arkasında karanlık oda yoktu. Çantası da ajandası da yoktu. O Makam koltuğunu da pek sevmezdi. Bütün derdi Artvin’di. Artvin’in geleceğiydi.

Cerattepe’deki maden mücadelesinde hep en öndeydi. “Artvin varsa, belediye varsa, Biz var isek Artvin’in varlığıyla varız. Artvin yok olursa biz de yok oluruz” diyerek hep karşı çıktı. Büyük Maden mitinginde söyledikleri yüzünden yargılandı. Söz konusu Artvin olduğunda kimseden çekinmezdi. Bir misal vereceğim. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gelmiş, Artvin’i ziyaret etmişti Yıl 2013. Hatila Suyu projesi konusu açıldı. Cumhurbaşkanı Gül’e makam odasında şunları söyledi; “Bu proje ile Artvin Halkını 60 trilyon borçlandıracaklar.

Ben tüyü bitmemiş Artvinliyi borca sokamam. Bana 15 Trilyonu verin, o suyu ben getireyim.”diyordu. O su şimdi geliyor ve Artvin Belediyesi %50’sine borçlandırıldı. O da proje bittiğinde sanırsam bu su projesinden kaynaklı yaklaşık 20 Trilyon civarında borcumuz olacak!. Uzun kısa vade fark etmez.

Borç borçtur. Bunun yanında belediyenin başka borçları da artmaya başladı. Çevre yolu, Yeni yapılan giriş yolu, yürüyen merdiven, mezbahane projeleri için belediyenin kasasından 1 TL çıkmamasına rağmen borç sürekli neden artıyor. Bu da oldukça düşündürücü bir durum…

Neyse konumuz bu değil. O, Artvin’in efsane başkanı olarak hoş bir sada bıraktı. Cenazesine her görüşten insan gitti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı tarihinin en kalabalık cenaze törenine sahne oldu.

Siyasetin önemli simaları AKP, MHP, CHP, bürokratlar, küskünler, pişmanlık duyanlar, üzülenler, dostlar, aynı safta buluştu. Bugün O’nun aramızdan ayrılışının 1. Yıl dönümü.. Ruhun Şad olsun Kendinden Emin Artvin’e Özgün Başkan… Mezarın Ankara Karşıyaka’da olsa da Ruhun Artvin’de biliyorum. Harhavuç’tan bir Artvin’e bakıp, Bir de Cerattepe’ye bakıp, bakıp üzüldüğünü de..
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 602