• Ana Sayfa
  • »
  • SABANCI PEŞİNE NE GÖTÜRDÜ?

SABANCI PEŞİNE NE GÖTÜRDÜ?

SABANCI PEŞİNE NE GÖTÜRDÜ?

Değerli dostlar, Ramazan’ın 2’nci yarısındayız. Önümüzde bayram var. Ramazan ayı içinde ahrete intikal eden dostlarımız, akrabalarımız, tanıdığımız tanımadığımız insanlarımız var. Ardanuç’ta 15 yaşındaki genç Ümit Köse Dereye düşüp kafasını taşa çarparak hayatını kaybetti. Murgul’da Ercan Çelikarslan, Borçka’da iş lazası sonucu yaşamını yitiren Ali kılıç, Köyünde elektrik çarpması sonucu hayata veda eden Aslan Yavuz ve Artvin’in yüzakı, güzel insan, eğitimci Osman Peker’i ve adını unuttuğum daha nice dostlarımızı mübarek Ramazan’da ahrete uğurladık. Ruhları şadolsun.
 İnsan ne istiyor? Huzur, güven, namerde muhtaç olmayacak,  insanca yaşayabilecek kadar bir gelir ve mütevazı bir yaşam. Bütün dünya senin olsa ne olur. Bir dost, bir post yeter bana be gülüm…  Sakıp Sabancı, bu ülkede en çok sevilen en zengin işadamlarımızdan, renkli simalarımızdan birisiydi. Kansere yakalandı ve kısa bir süre sonra hayata veda etti. Amerika’ya gitti ama kurtarılmadı. Ne götürdü dersiniz?  Dünyada yaşadığı  71 yıllık yaşamında güler yüzü, sevecenliği, babacanlığı ve dobralığı ile akıllarda kaldı. Türk Halkı şımarık zenginleri sevmez. 
Zenginlerin de insan olduğunu, güldüğünü, ağladığını, üzüldüğünü Sabancı sayesinde öğrendik. Çünkü zenginler genelde somurtkan, halktan kopmuş, dünyayı kendisinin sanan yüzünde insani ifadeyi kaybeden,  kendisinden, çıkarından başka hiçbir şey düşünmeyen insanlar olarak bilinir! Maalesef çoğu bu şekildedir. Siz zenginliğini bir kenara atıp Ferrasini satan bir bilge duydunuz mu?  Para maalesef insanı bozuyor! Tipini, ruhunu, yürüyüşünü, insanlığını her şeyini bozuyor. Gözleri kör, kulakları sağır, yürekleri sevgisiz bırakıyor.
 Lidyalılar parayı icat ederek belki de bilmeden dünyaya çok büyük bir kötülük yaptılar. Paranın icadı kapitalizmin başlangıcıdır. Napolyon’un “Para para para” sözü bundandır. Nasrettin Hocanın “ Parayı Veren Düdüğü çalar” sözü de!. Ve dünyadaki tüm savaşların temelinde kapitalizmin,  paranın olduğunu biliyoruz.  Tarihteki tüm büyük savaşların çıkış nedenine bakın. Toprağa sahip olma, Dünyanın üstünü, altını ele geçirme, egemen olma dürtüsü savaşları tetiklemiştir.
 Kapitalist sistemin ekonomi tarifi sakat ve yanlıştır. Bu sistem insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu savunuyor. Dünyadaki kaynakların ise sınırlı olduğunu. Oysa Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın yazdığı Milli Ekonomi kitabında ise bunun tam tersi yazılır. Burada der ki, Kasnaklar sınırsız, İnsan ihtiyacı sınırlıdır. Yılda ne kadar elbise giyeceği, günde kaç oyun yemek, kaç dilim ekmek yiyeceği bellidir. O halde insan ihtiyacının sınırsız olması kapitalizmin doymak bilmeyen tüketim ve daha çok mal sahibi olma hırsının yanında sakat bir anlayışın benimsenmiş olmasından başka bir şey değil. 

Maalesef bu sistem para gelsin de nereden gelirse gelsin anlayışının hamisidir!. İnsan değil, para çok önemlidir. Onun için emek ve sermaye çatışması çıkmış ve bu savaş yüz yıllardır devam ediyor. Kapitalizm insanı arkaya parayı merkeze öne alır. Ne kadar paran varsa  o kadar insansın kapitalist sistem için!. Yoksulun yaşaması yük ve  gereksizdir bu sistemde!. Paran kadar varsın yada yoksulluğun kadar yoksun veya hiçsin!. Bu sistemde beynin, bilginin, aydın olmanın,  okumanın da bir önemi yok. Kısa yoldan köşe dönmenin ar-ge çalışmaları yapılıyor.
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 159