DOLAR 16,6752
EURO 17,4495
ALTIN 973,14
BIST 2.411,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 23°C
Az Bulutlu
Artvin
23°C
Az Bulutlu
Cum 23°C
Cts 21°C
Paz 23°C
Pts 25°C

“AHŞAPLAR ARTVİN’İ TANITMAYA ÇALIŞTIĞIM YEREL ÜRÜNLER “

26.10.2021
336
A+
A-


Baba mesleği olan ahşap hediyelik ürünlerin üretimini ve satışını yapan Kemal Saraç ile ahşaba şekil vermenin inceliklerini konuştuk.
20 yıl öğretmenlik mesleğini yapıp emekli olduktan sonra babasının dükkânını işletmeye başlayan Kemal Saraç, “Bu işin püf noktası sabırdır. Sabırlı ve istekli olmak gerekir. Bir defa denediğinizde olmadığında sonuna kadar tekrar tekrar denemeniz lazım” dedi.
Babasından devraldığı bu meslekte babasının yeteneklerinden bahseden Kemal Saraç, “Dere Mahallesi Balcıoğlu Kafkasör yolundaki tüm planlamalar babam zamanında yapıldığı yol çalışmaları babam yol çalışmasına gittiği zaman Bir hafta on gün hiç eve gelmezdi. Babam el sanatlarına daha yatkındır O yüzden maket yapma kararı aldı ve başarılı olduğu 7-8 sene maket yaptı ben onun yaptıklarını yapamadım çünkü bu sana tam bir el becerisi gerektiriyor düşündüklerinizi parçanın üzerine yapmanız gerekiyor. Ben onu yapamadım babam vefat ettiği zaman dükkânda bütün eserler kendisinin özel arşivine kaldırdık babamın özel Arşivi var orada tarihi eser olarak yok yok. Babam elde çalışırdı, bütün işlemelerini el ile yapardı. Biz şu an biraz daha teknolojik çalışıyoruz çizimini yeğenim yapıyor lazerle kesimini yapıyoruz ben dükkânda hem montajını hem sunumunu yapıyorum. Babam boş durma bir şeyler yap derdi boş durmak İnsanı yorar derdi Hiçbir şey yapamıyorsan bir ağaç al yumuşak o oy ağacı oynarken düşen talaşlardan rahatlarsın su kenarındaysan durgun suya bir taş at çıkan dalgaları seyret bu seni dinlendirir derdi” dedi.
Yerli halktan ziyade turistlerin bu tür ahşap hediyelik ürünlere ilgi gösterdiğini aktaran Saraç, mesleğinin püf noktalarından şu şekilde bahsetti: “Artvin’in yerlisi olan kişiler zamanında aldı gitti, o yüzden yerli kişiler çok alışveriş yapmıyor tatil zamanları dışarıya gidecek olanlar hediye olarak götürüyorlar. Ama genelde dışarıdan gelen turistler daha fazla ilgi gösteriyor yine de eskisi kadar satış yok. Bu işin en püf noktası sabırdır. Sabırlı ve istekli olmak gerekir. Bir defa denediğinizde olmadığında sonuna kadar tekrar tekrar denemeniz lazım. Bir işi sevip sabrettikten sonra yapılamayacak hiçbir şey yok. Yeteneğe de ihtiyaç var fakat yetenek kazanılmayacak bir şey değil. Çalışıp uğraştıkça Emek verdikçe yetenek elde edilir, merak etmek ilgi duymak gerekir. Bozuldukça Tekrar tekrar yapmak gerekir en iyisini yapana kadar. İsteksiz hiçbir şey yapılmaz.”
Yetiştirdiği öğrencilerinin bazılarının bu mesleği devam ettirdiğini anlatan Kemal Saraç, Ali Dedenin Hediyelik Eşya isimli dükkanına kendisinden sonra birinin sahip çıkarsa ona bırakabileceğini söyleyerek, “Artvin’de 7-8 tane öğrencim var, iş yerleri var. Kendi üretim fabrikalarında, atölyelerinde işi devam ettiriyorlar. 400’e yakın öğrencim oldu 20 sene içerisinde. Her bölümden öğrencilerim var İstanbul’da İzmit’te başka şehirlerde öğrencilerim var gurur duyuyorum onlarla. Benden sonra yeğenimin oğlu var, bakarsa o bakar. Yoksa benden sonra dükkân yönetecek, işi çevirecek kimse yok. Büyük ihtimalle kilit vurulur veya işi bilen severek yapmak isteyen birisi olursa ona bırakabiliriz. Aileler bir çocuğu işe alıştırmak anne babadan ve evden geçer. Evde bir çocuk iş yapmak istediği zaman yapma kırarsın, bozarsın demek yanlıştır. Önce nasıl taşıyacağını nasıl götüreceğini siz kendiniz öğreteceksiniz, bırakacaksınız yapacak. Çamaşır toplatacaksınız, minder kaldırtacaksınız, hamur yaptıracaksınız öğretmeden hiçbir şey olmaz. Şu an çok genç arkadaşlarımız var meslek öğretmek isteyen arkadaşlarımız da çok. Çocuğa ne öğretileceğini sormak lazım bir anahtarı bir ağacı tanımıyorsa eline bir çekiç dahi almamışsa usta onu öğretecek. En Büyük değer budur. Herkesin hayatta bazı el yatkınlıkları vardır. Yeter ki bir şeyler yapsın. Ne Kadar ücret alınacağı değil Ne iş öğretileceği önemlidir. Bir ebeveynin çocuğu Usta’nın yanına götürdüğü zaman ne kadar para vereceksin değil, benim çocuğum ne öğrenecek demeli. Eskiden kriko, vinç yokken araba altında ömürler geçerdi. Parası olmazdı karınları doyardı, iş öğrenirlerdi. Şimdi aynı şartlarda yetişmiş ustalarımız var. Kolalı gömlek, ütülü pantolon gezmeye yarar karın doyurmaya değil” şeklinde konuştu.
Kendi dönemindeki meslek okullarında verilen eğitimle şimdiki eğitimin aynı olmadığına vurgu yapan Kemal Saraç, “Bence eğitim sisteminde biraz fazla boşluk var. Öğrenci çalışmamıştır 7-8 dersi Zayıftır 12 ders içerisinde, öğretmenler Kurulu kararıyla geçirilmiştir. Çalışıp da geçen öğrencilerin hakkı nerede, zayıf notlarla geçen öğrencinin hakkı nerede. Eğitim Yok. Öğrenciler “neden çalışayım ki öğrenen de geçti öğrenmeyen de geçti” düşüncesine hâkim oluyorlar. Sınıfta kalma sistemi olmalı bence. Öğretmen dersinde ders anlatmalı, zaman geçirmeye çalışmamalı. Öğrenciye bir şeyler vermek için işinin başında olması gerekir, para daha sonra gelir bizim zamanımızda öyleydi. Endüstri meslek liselerinde bir tahtayı rendeleyecek öğrenci yok. Öğrenci kaza yapacağı için yasaklandığı söyleniyor. Meslek liseleri sanayiye geçişin ilk basamağıdır. En az 3 yıl olması gerekiyor 3 yıl içerisinde sanayiye gitmeden önce öğrencinin eğitim alması lazım. Eski kitaplar yok, eski alet edevat yok. Sadece bir Testere bir çekiçle sanat olmaz. Bizim dolaplarımızda 20-30 çeşit malzememiz vardı. Eğitim okuldan geçer, eğitim dersten geçer, eğitim uygulamadan geçer. Bozuldukça tekrar yapılacak, o iş olana kadar. Her yapım bir tecrübedir her yaptığında bir önceki hatayı yapmamaya başlayacak. Öğretmenler öğrencilere sert davranmak yerine sen başarırsın dedikçe o iş başarılır. Biz son senelerde 8-10 tane öğrenci sırası yapar gönderirdik. Bunları öğrencilerimiz yapardı. Öğrenci tatlı dille çalışır tatlı dille öğrenir ve tatlı dille yapar” diye konuştu.
Saraç, “Bir insan bir şey öğrettiği an bunun karşılığını almak ister Ben bunları yapıyorum Bunun karşılığını almam gerekir, emek veriyorum masraf ediyorum her şey dışarıdan gelen turistlerle olmuyor. İl İdare amirleri, il yönetimleri buna el atmalı Bunlar Artvin’i tanıtmaya çalıştığım ürünler, yerel ürünler. Artvin’e sahip çıkalım, kişisel olarak bir şey beklemiyorum. Tüm esnaflarımıza, yerlilerimize ve öğrencilerimize sahip çıkalım.”
Songül Şişman

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.