DOLAR 15,9415
EURO 16,7470
ALTIN 929,96
BIST 2.401,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 19°C
Az Bulutlu
Artvin
19°C
Az Bulutlu
Per 11°C
Cum 15°C
Cts 21°C
Paz 14°C

AİLE BİREYLERİNİN MAHREMİYET SINIRLARI

19.04.2022
216
A+
A-

Artvin İl Müftülüğü Şube Müdürü Yakup Halil mahremiyet alanlarından bahsederek, ailede mahremiyet konusunda açıklamalarda bulundu.
İslam dininin, mahremiyetin korunmasını teşvik ettiğini, ihlalini de büyük bir suç saydığını belirten Yakup Halil, mahremiyete saygının önemine değindi.
Şube Müdürü Yakup Halil; “ Mahremiyet; insanların, diğer insanlar tarafından bilinmesinin istenmediği özel hallerine denir. Her insanın bir mahrem(özel) alanı vardır ve başkalarının bu alana girmeleri kabul edilemez. Böyle bir teşebbüs mahremiyet ihlali olur ve bu durum asla hoş karşılanmaz. Herkes kendi mahremiyetine saygı gösterilmesini ister.
Mahremiyete saygı, Yüce Dinimiz İslam’ın üzerinde önemle durduğu bir husustur. Ayet ve hadislerle mahremiyetin sınırları çizilmiş ve bu sınırlara herkesin uyması istenmiştir. İslam dini, mahremiyetin korunmasını teşvik ederken ihlalini de büyük bir suç saymıştır.” dedi.
Mahremiyet alanlarını ana hatlarıyla üç başlıkta toplandığını belirten Halil,
“Birincisi; bir veya birkaç kişiyle yaptığımız ve başkaları tarafından bilinmesini istemediğimiz gizli konuşmalardır. Bu tür gizli konuşmaların/sırların başkalarına anlatılması insanlar arasındaki güvenin kaybolmasına ve bu güven duygusunun kin ve nefrete dönüşmesine sebep olur.
İkincisi; kişinin özel eşyaları, fotoğrafları, kişisel bilgileri vs. Bunların da kişinin izni olmadan başkalarına ifşa edilmesi dinimizce asla kabul edilemez.
Üçüncüsü ise; insanların içerisinde yaşadıkları evleridir. Ev içerisinde aile fertleri tarafından yaşanan ve sadece onları ilgilendiren hususların da başkalarına anlatılması mahremiyet ihlalidir. Aynı zamanda başkasının evine kapıyı çalmadan, selam vermeden izinsiz girmek, kapısından, penceresinden içeriye bakmak da hane mahremiyetini ihlaldir. Bütün bu mahremiyet ihlalleri dinimize göre kul hakkını doğurmaktadır. Kul hakkı ise büyük günahlardandır ve ahirette cezası da büyük olacaktır.” ifadelerine yer verdi.
Aile bireyleri arasında da mahremiyetin bazı sınırları olduğunu söyleyen Halil, “ Ailenin özeli, sırları, eşlerin birbirleri ile özel ilişkileri ve özel sorunları aile içinde kalması gereken, başkalarına yansıtılması hoş olmayan, hatta sakıncalı olan bir konumdadır. Bununla alakalı Hz. Peygamber (s.a.s.) efendimiz, kıyamet gününde insanların Allah nezdinde derecesi en fena olanların aile sırlarını başkalarına anlatanlar olduğunu bildirmişlerdir.
Yabancı kişilerle nasıl ki mahremiyetimizin sınırları varsa, evimizde hatta aile bireylerimiz arasında da mahremiyetin bazı sınırları vardır. Mesela; evimizin içerisinde odalara girerken kapı vurmak ve sesli olarak izin istemek gerekir. İçerideki kişi ister anne-babamız gibi aile büyüğümüz olsun ister çocuğumuz-torunumuz gibi küçüklerimiz olsun fark etmez. Bu hem mahremiyet eğitimi açısından hem de onlarla karşılaşmak istemediğimiz bir halde karşılaşmamamız açısından önemlidir.
Aile içerisinde eşlerin birbirleri ile, çocukların birbirleri ile ve ebeveynleri ile karşılıklı konuşmalarında saygılı ve ölçülü olmaları mahremiyetin gereğidir. Yine aile bireylerinin ev içinde kılık kıyafetlerine de dikkat etmeleri aile içi mahremiyet açısından çok önemlidir. Bu konuda dinimiz gerek yabancıların gerek aile bireylerinin yanında kıyafetlerimizin nasıl olması gerektiğini bizlere öğretmiştir. Bu sınırlara riayet etmek hem tarafların birbirine hem de kendilerine gösterdikleri saygının bir gereğidir.
Ebeveynler bu mahremiyet anlayışını, başka bir ifade ile utanma ve haya etme duygusunu, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına kazandırmakla yükümlüdürler. Çünkü sağlıklı bir mahremiyet duygusunun oluşması, çocukların sağlıklı bir psikolojik kimlik ve cinsel kimlik geliştirmeleri için gereklidir. Aynı şekilde aile mahremiyetinin aile bireyleri özelinde kalarak dış çevreye karşı da korunması gerekmektedir. Aksi taktirde aile üzerinde herkesin yorum yapma hakkı doğmakta ve özel hayatlar seyirlik hâle gelmektedir.” şeklinde konuştu.
Kadir Yılmaz

ARA REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.