DOLAR 15,9607
EURO 16,7967
ALTIN 933,59
BIST 2.401,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 19°C
Az Bulutlu
Artvin
19°C
Az Bulutlu
Per 13°C
Cum 16°C
Cts 21°C
Paz 14°C

BARIŞ VE KARDEŞLİĞİN EGEMEN OLDUĞU BİR DÜNYA DİLİYORUZ

17.03.2022
229
A+
A-


Ardanuç Eğitim Sen Temsilciliği, Ukrayna’da başlayan savaşın etkilerinin çocuklarda bıraktığı travmalara dikkat çeken metin paylaştılar.
“Savaş ve düşmanlığın değil barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünya” temennisinde bulunulan metinde, anne-babalara uyarı niteliğinde şu ifadelere yer verildi;
“Değerli Anne-Babalar
Son günlerde Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaşı hepimiz takip ediyor, savaşın etkilerini merakla ve korkuyla izliyoruz. Ebeveynler bu korkularını ister istemez çocuklarına yansıtabiliyorlar. İşte bu noktada çocuklar savaş görüntüleri ve anne babalarının kullandıkları ifadelerden oldukça hızlı bir şekilde etkilenebiliyor ve travmalar yaşayabiliyorlar.
Bu yaşantıların sonucu; çocuklarda gece uyanmaları, açık bir nedeni olmadan ağlama, öfke krizine girme, ışığı kapamak istememe, savaşla ilgili sorular sorma ve anne-babalarına yapışma;
Çok daha yoğun yaşanan durumlarda alt ıslatma, suskunluk, hiperaktivite veya içine kapanma olarak karşımıza çıkabilir.
Dünyada milyonlarca çocuk savaş, şiddet, açlık, hastalık ve ölümle karşı karşıya kalırken bu sorunları yaşamayan ama akranlarının çaresizliğini kitle iletişim araçlarıyla ve anne-babalarının konuşmalarından öğrenen çocukların sayısının bu sayının onlarca katına çıkmaktadır.
Yani güvende olduğunu düşündüğümüz çocuklarımız, evlerinin oturma odasında birden kendini savaşın ortasında, çocukların ağlaştıkları bir cenaze merasiminde veya hastanelerdeki hasta yataklarının başında bulabiliyorlar.
Çocuklar, sonsuz hayal güçleri ile bunları kendi dünyalarının bir parçası haline getiriyor Bu olumsuzlukların yarattığı kaygı ve korku, çocuğun gelişiminde, sanki olayı kendisi yaşamış gibi, önemli ve geri dönüşü oldukça zor olan ve yaşam boyunca onlarla birlikte olabilecek psikolojik problemleri de beraberinde getiriyor.
Unutmamamız gereken bir şey de, anne-babaların ve çocuğa bakım verenlerin de aynı olumsuz durumlardan etkilendikleridir. Ruh sağlığı açısından güçlükler yaşayan anne-babaların sevgi ve ilgisinden yoksun kalacak çocukların ihmal ve istismara uğrama tehlikesi de artacaktır.
Anne babalara düşen en büyük görev, bu tür haberlerin çocuklar tarafından izlenmesini mümkün olduğu kadar engellemektir. Ancak günümüz koşullarında bunun tam da gerçekleşmeyeceğini düşünürsek çocuklara gördüklerini onların anlayacağı bir dille anlatmalı, çocuğun korkularını azaltmaya çalışmalıyız.
Çocukların sorduğu sorulara doğru ve tutarlı cevaplar vermeliyiz.
Çocuklar gördüklerini anlayabilmek için soru sorarlar.
Örneğin Neden bomba atıyorlar? Bu çocuklar neden ağlıyor? Niye ormanlar yanıyor? Bu insanlar neden kaçıyorlar? Bize de gelirler mi? şeklinde sorular sorabilir. Bu soruların cevabı oldukça zor olmakla birlikte sade, samimi ve anlaşılır cümlelerle anlatmak en uygunudur. Ebeveynlerin çocuklarının yanında konu ile ilgili konuşmalarına dikkat etmeleri de ayrı bir önem taşımaktadır.
Savaş ve düşmanlığın değil barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünya dileğiyle esen kalın. “
Fatma Sarayoğlu

ARA REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.