DOLAR 18,4823
EURO 17,7875
ALTIN 970,60
BIST 3.302,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 27°C
Açık
Artvin
27°C
Açık
Çar 25°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 25°C

“BİR ÜLKENİN KALKINMASI İÇİN ÇOK OKUMASI GEREKİYOR”

17.01.2022
639
A+
A-


Edebiyatçı, yazar, eleştirmen Ömer Yerlikaya edebiyat ve eleştirmenlik üzerine açıklamalarda bulundu.
Edebiyatın ve sanatın önemine dikkat çeken Yerlikaya, “Cumhuriyetimizin kurucusu yüce Atatürk onlarca yıl önce bakın sanata ne kadar değer vermiş ve sanatı nasıl ifade etmeye çalışmış “Sanatkâr el öpmez, ancak sanatçının eli öpülür” diyor, yine sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Bir ülkenin kalkınması için mutlaka sanatın, kültürün, edebiyatın, Sosyolojinin, felsefenin öne çıkması ve halkın çok okuması gerekiyor. Bunları gerçekleştiren ülkeler dünyanın en gelişmiş en moderne hükümetleri olarak dünya gezegeninde yerlerini almıştır. Toplumu geliştirmek, bilinçlendirmek, toplumu kültüre ve sanata yönlendirmek çok önemli. İşte bunları yapan ülkeler kendilerini aşmış ülkelerdir, bizim bütün amacımız da ülkemizin daha kalkınmış bir ülke haline gelmesi daha eğitimli ve daha modern bir dünyaya entegre olabilmesi, tüm amacımız bu” dedi.
Eleştirmen Ömer Yerlikaya, eleştiri yaparken amacının eksiklikleri göstermek olduğunu belirterek,“Biraz eğitimsiz toplumlarda insanlar eleştirmeye kalktığınızda büyük sıkıntılar yaşıyorsun. Ben de son iki buçuk yıldır eleştirmenlik yaptığım için bana gelen eserleri biraz daha haksızlık ederek yüksek dozda eleştiriler yapıyordum bütün amacım eksiklikleri gösterebilmekti. Karşıdakilerde kırgınlıklar yaşandı, küsmeler ve dargınlıklar yaşandı böyle olunca ben kendime çeki düzen vermek zorunda kaldım yani kendinizi öyle ayarlayacaksınız ki hem karşıdaki insanı kırmayacaksınız edebiyata zarar vermeyeceksiniz hem edebiyat adına oluşan eksikliklerin bir şekilde göstermeye çalışacaksınız eleştirmenlerin en büyük püf noktası budur. Eleştiriye çok yüksek dozda girerseniz karşınızdaki insanda bir bıkkınlık oluşuyor bu benim işim değil diyor Dolayısıyla edebiyatın tutkusunu ve sevdasını bırakıyor bu eleştiri değil ki o insanı edebiyattan kopartıp, bütün ümitlerini yok ettiniz. Gerçek eleştirmenlik az önce de ifade ettiğim gibi kırmadan dökmeden hem onların eksiklerini göstereceksiniz hem de onure edeceksiniz karşılıklı istişare olacak, bunları Yapabiliyorsanız eleştiri kurumu edebiyat adına çok büyük katkılar sunuyor demektir” dedi.
Yerlikaya, edebiyatı değerlendirerek: “Hem doğal yeteneğimiz olacak hem altyapınız olacak hem de bu birlikteliği götüreceksiniz önce bir içtenlik olacak bir arzu olacak. Edebiyatı seveceksiniz okumayı seveceksiniz araştırmayı seveceksiniz eğer bunlarda yeteneğiniz varsa bunları bir araya getirdiğiniz takdirde bir edebiyatı insan olabiliyorsunuz yoksa kimse annesinin karnında edebi insan olarak dünyaya gelmedi. Sonradan doğal yetenekleri varsa bu eğitimle birlikte Alt yapıyla birlikte insan kendini sürekli geliştiriyor ve 2005 yılında rüzgârlı tepeler isimli bir Romanla edebiyat piyasasına girdim çok hacimli bir kitaptı 676 sayfalı. Rüzgârlı tepeler kitabında yer mekân ve karakterler tamamı ile Artvin’i aittir yaşanmış bir olaydı, ben o yaşanmış olayı Romanlaştırdım tamamıyla gerçeğe Sadık kalarak yüzde 90’lık bir pay gerçeğe Sadık kalarak Romanlaştırdım. 2’nci kitabım bu şehrin delikanlısıydı, çok sevilen bir kitap oldu tamam ile yaşanmış bir öyküydü. Ardından küçük Şehrin İnsanları geldi orada Hatila Vadisi ne anlattım, Hatila Vadisi’nde 1975 ve 1980’li yıllarda vadide yaşayan bütün insanımızın kitaptan nakli ettim Hepsinden birer paragrafta olsa özellikle bahsettim Hatila tamamı ile Artvin adanmış bir destandır Artvin’in o muhteşem doğal zenginliğini betimleme olarak anlatmaya çalıştım. Sonrasında Beyaz Ali’yi çıkardım, beyaz Ali post modern bir çalışmaydı. Batı tekniği ile çalışılmış bir romandı.”ifadelerine yer verdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.