DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
ALTIN 992,10
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 23°C
Hafif Yağmurlu
Artvin
23°C
Hafif Yağmurlu
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 23°C
Per 21°C

MAARİF KONGRESİNDE EĞİTİM RAPORU OLUŞTURULDU

22.10.2021
544
A+
A-


Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Başkanı Sinan Okan , kongrede eğitimin temel sorunları değerlendirildi.
Maarif Kongresinin 100’üncü yılında 2021 yılının Temmuz ayında sendika olarak kongreyi gerçekleştirildi. Eğitimle alakalı ve bütün sorunlar problemlerin neler olduğu ve bunların nasıl çözüleceği hakkında bir maarif kongresi düzenlemesi planlandı.
Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Başkanı Sinan Okan, sendika olarak Temmuz ayında düzenledikleri 2. Maarif Kongresini değerlendirdi. Okan, “Biz sendika olarak Türklük gurur ve şuuru İslam ahlak ve fazilet ile yaşayan ve yaşatan bir anlayışla hareketimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda biz de ilham kaynağımız olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde cumhuriyetin kurucu idaresi anlayışıyla eğitime bakmaktayız. Maarif Kongremizin 100’üncü yılında 2021 yılının Temmuz ayında bu kongreyi sendika olarak gerçekleştirdik. 81 ilde eğitimle alakalı ve bütün sorunlar problemler nedir bunların nasıl çözebiliriz bunlarla alakalı bir maarif kongresi düzenlemeyi planladık. Amacımız tabii ki eğitimde sıkıntılarını konuşmak erken çocukluk dönemindeki eğitimden başlayıp da anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite boyutunda da eğitimdeki problemleri bütün ayrıntılarıyla konuşmaktı bunlarla ilgili paneller ve sempozyumlar da yapıldı” dedi.
Üniversitelerin çok fazla kontenjan alması ve öğretmen adaylarının sayısının fazla olması sonucunda atanamayan öğretmen probleminden bahseden Okan, “Türk Eğitim-Sen’in üzerinde ısrarla durduğu bir konu var eğitimde Adalet eğitimde liyakat eğitimde öğretmen kalitesi. Eğitimin en büyük iki ana bileşeni var birincisi öğrencinin hazırlık bulunurluk seviyesi. Dünyada yapılan araştırmalara baktığımız zaman eğitimde başarıyı yakalamak için öğrencinin hazır bulunuş seviyesi yaklaşık yüzde 40 ila yüzde 50 arasında değişiyor ikinci sırada öğretmen faktörü var öğretmen faktörünün eğitimdeki kalitesini artırma noktasındaki başarısı yüzde 40 ila yüzde 45 arasında değişiyor. Öğretmen kalitesi anlamında eksiklik şuydu üniversitelerimizin maalesef çok fazla kontenjan alması ve öğretmen adaylarının sayısının kontenjanların fazla olması sonucunda atanamayan öğretmen problemi. Üniversite sayısı fazla olunca bu sefer nitelikli öğretmen yetiştirme noktasında sıkıntınız oluyor o yüzden bunu başarabilmek yolu da eğitim fakültesinin kalitesini artırıp sayısını azaltarak daha nitelikli öğretmen adayı yetiştirmek ve bu şekilde eğitimdeki başarıyı yükseltmek çözüm olarak sunuldu. Fatih Sultan Mehmet’in bir sözü var gerçekten takdir ile ifade ettiğim diyor ki “kadıyı satın aldığın gün Adalet ölür adaletin öldüğü gün devlet ölür.” Bu anlamda eğitimde yönetici atamalarında liyakatin esas alınması gerekiyor” diye konuştu.
Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve liseye geçiş sınavlarının öğrenciyi yarış atına çevirdiğine dikkat çeken Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Başkanı Sinan Okan, “Anasınıfı eğitimin yaygınlaştırılması ve bu anlamda çocuklarınızın daha ilk düzeyden birtakım ahlaki ve temel becerilerin alınması ve edinilmesi noktasında bir kamuoyu oluşturuldu ilkokul düzeyinde değerler eğitimi konuşuldu özellikle branş derslerine öğretmenlerin branş öğretmeni girmesi noktası İngilizce din kültürü ahlak bilgisi müzik ve resim derslerine branş öğretmenleri girmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle lise sınava hazırlanma LGS sınavına hazırlanma noktasında öğrencilerimizin bir yarış atının şeklinde daha ilkokuldan 4. Sınıftan 5 sınıftan test mantığına alıştırılması ve sınav psikolojisi ve sınav baskısı altında yetiştirilmesini yanlış olduğu ifade edildi bunun için de öneriler sunuldu. LGS sınavı daha kolay herkese hitap eden cinste yapılması ve öğrencilerimiz aşırı dedesinden baskısına maruz bırakılmaması noktasında bir takım çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. lise düzeyinde en büyük problemlerin bir tanesi derslerin sayısının fazla olması ve öğrencilerimizin bunlardan yorulması 2023 yılının vizyon belgesinde şu var okullarda ders sayısının azaltılıp yerine beceri atölyeleri koyulması nedir mesela bir resim atölyesi mesela bir müzik atölyesi teknoloji tasarım atölyesi gibi atölye tekniği ile öğrencimizin akademik anlamda değil de daha duygusal ve bilişsel becerilerini geliştirmeye yönelik bir takım programlar ortaya atıldı” ifadelerini kullandı.
Devletin bu kadar fazla üniversiteye maddi imkân ve AR-GE ayıramaması ve üniversitelerin de gerektiği kadar araştırma yapamaması neticesinde üretkenliğin düşmesi sonucu başarının azaldığını söyleyen Sinan Okan, “öğrencilerimiz 5. Sınıfta altınızda 7. Sınıfta öğrendiği bilgilerin yani liseye yerleşirken hiçbir şekilde temel alınmaması bir problem. Çünkü eğitim bir süreç işi siz 3 yıl 4 yıl boyunca eğitim alıyorsunuz ve iyi bir lise için sınava giriyorsunuz ama sizin o 4 yılda öğrenmiş olduğunuz. Öğretmenlerimizin yapmış olduğu bu yazıların çok geçerli olmuyor bu da eğitime baktığımız zaman ölçme ve değerlendirme yaklaşımları da uygun değil o yüzden merkezi sınavın yüzde sekseni geçerli ise yüzde yirmisi öğrencilerimizin 6, 7 ve 8 sınıftaki başarı ortalamasının kale alınması gerektiği yine orada ifade edildi. Bu da ölçme değerleme yaklaşıma son derece uygun bir durum. Orada öğrencilerimiz de vardı onlar da şunu ifade etti özel okulların şişirme notlarla bu ortaöğretim başarı puanını yükselttiğini üniversiteye geçişte onlara öncelik tanındığını ve bu da fırsat eşitsizliğine sebep olduğu ifade edildi. Ama biz ortaöğretim puanını başarı altına indirirsek yani o oranı düşürürsek bu sefer öğretmenlerin yazılılar da etkinliğini süreç odaklı ölçme değerlendirmenin biraz daha zayıfladığını görmüş oluruz. Çünkü sonuçta çocuk 4 yıl boyunca lise okuyor o 4 yılın her biri önemli her bir yılı anlamlı her bir yazılı anlamlı öğretmenlerimizin yazılılarının geçerliliğinin artması için ortaöğretim puanı çok çok önemli tabii özel okullarında bu şekilde denetimi de devletimiz tarafından sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde yapılırsa özel okullarımızın onların şişirme not diye tabir ettiğimiz bu sıkıntısı ortadan kalkmış olacağını düşünüyorum. Yükseköğretimde onlarca akademisyenimiz katıldı onların ortak sorunların özeti şu şekilde yükseköğretimden en büyük problemi ülkemizde 200’ü Aşkın devlet ve Vakıf üniversitesinde olması ve bu da eğitimdeki başarıyı, kaliteyi düşürüyor. Sorun fazla olmasında değil devletimizin bu kadar fazla üniversiteye maddi imkân ve AR-GE ayıramaması ve üniversitelerimizin de gerektiği kadar araştırma yapamaması neticesinde üretkenliğin düşmesi başarıyı çekiyor. Dünyada ilk 500 üniversite arasında ülkemizdeki çok nadir sıralamaya geliyor Bu anlamda da Türkiye’de üniversitelerin sayısının azaltılıp kalitesini yükseltilmesi ifade edildi” ifadelerini kullandı.
HATİCE DİLER

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.