DOLAR 17,0157
EURO 17,5102
ALTIN 981,64
BIST 2.392,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 29°C
Açık
Artvin
29°C
Açık
Çar 30°C
Per 25°C
Cum 27°C
Cts 31°C

NEREYE BAKSAK, ATEŞ PAHASI FİYATLARLA KARŞILAŞIYORUZ

22.06.2022
358
A+
A-

Eğitim- Sen Artvin Şubesi,  eğitim- öğretim yılının sona ermesinin ardından,eğitim çalışanlarının maaşlarının enflasyon karşısında erimesi hakkında basın açıklaması düzenledi.Eğitim- Sen Artvin Şubesi, hem eğitimde yaşanan sorunlar hem de ülkenin içinde olduğu ekonomik sorunlara dair açıklamalarda bulundu.

Eğitim-Sen Başkanı Köksal Gümüş: “Maaşlarımızı her gün, her an iliklerimize kadar yaşadığımız hayat pahalılığına göre değil, masa başında takla attırılan sanal rakamlara göre arttırmaya devam etmek istiyorlar.” dedi.

Halit Paşa Meydanında sendika mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklaması Eğitim-Sen Artvin Şube başkanı Köksal gümüş tarafından okundu.Gümüş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“2021-2022 eğitim- öğretim yılı bugün itibariyle sona ermiş ve 1 milyondan fazla öğretmen 18 milyondan fazla öğrenci için yaz tatili başlamıştır.

Bu eğitim-öğretim yılında da AKP hükümetinin gerek ekonomiyi gerekse milli eğitim bakanlığını yönetememesinin sorunlarını yaşamaya devam ettik.

Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaştıran çalışmalar, yönetmelikler,

Hiçbir sorunumuza çözüm olmayan ve öğretmenler arasında ayrımcılığa yol açan öğretmenlik meslek kanunu,

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin göz ardı edilmesi,Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın formasyonu bile olmayan kişilere teslim edilmesi,Kadrolaşma ve liyakatsizlik sorunlarımızdan sadece birkaçı Öğretmenler odalarında eğiti/öğretim, özlük haklarımızı nasıl geliştireceğimizden çok benzin fiyatlarını, artan hayat pahalılığını ve bu durumun nasıl düzelebileceğini konuşur olduk.

Eskiden teneffüslerde öğrencilerin doldurduğu kantinlerimiz gün geçtikçe tenhalaştı, bütün gün okulda olan lise öğrencilerimiz günü tek öğünle nasıl geçiştiririm derken Avrupa’da ki yaşıtları dünyayı gezmeyi planlıyor. Çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına daha fazla izin veremeyiz, vermeyeceğiz.

Ülke tarihinin belki de en karanlık döneminden geçiyoruz. Bir avuç mutlu azınlık dışında kalan 84 milyon, ülkeyi yönetenlerin aldığı yanlış kararların bedelini ödüyor.

Nereye baksak, ateş pahası fiyatlarla karşılaşıyoruz. Hangi birini anlatalım.

Yoksulluktan, işsizlikten bunalan milyonlarla dalga geçercesine, “Ülke büyüyor, çarklar dönüyor, insanlar iş buluyor” gibi nutuklara her gün bir yenisi ekleniyor.

Maaşlarımız daha cebimize girmeden buharlaşıyor.

Buna rağmen siyasi iktidarın temsilcileri “memur maaşları bütçeye yük” gibi pervasızca açıklamalara imza atmaya devam ediyorlar.

Ekonomi bakanı “bu sistemde dar gelirli dışındakiler kazanıyor,” deme pervasızlığını gösterirken o dar gelirlinin o çarklar arasında ezilmesini umursamıyor.

Ülkemizde yaşanan bunca sıkıntıya ve ekonomik yangına karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘’ Ekonomide kurtuluş savaşı veriyoruz’’ diyor.

Sizin savaşınız; kurduğunuz tek adam düzeni için çalışan ve üçer beşer maaş alan bürokratların cebi, bu iktidardan nemalanan havuz medyası, ihaleler yoluyla servetlerine servet katan şirketler ve tekelci sermaye güçlerinin çıkarlarını koruma savaşıdır.

Doğrudur, mevcut koşullarda bir kurtuluş savaşına ihtiyaç vardır. O da tek adam yönetimine ve onun sömürü, yağma ve baskı politikalarına karşı verilecek olan hak ve özgürlükler mücadelesidir.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, maaşlarımızı her gün, her an iliklerimize kadar yaşadığımız hayat pahalılığına göre değil, masa başında takla attırılan sanal rakamlara göre arttırmaya devam etmek istiyorlar.

Oysa acilen yapılması gereken şey 2023’te yapılacak olan toplu sözleşmenin öne çekilmesi ve mevcut şartlara göre yeniden düzenlenmesidir.

Bu gidişe dur demek için tüm halkımızı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

Gülsen Başar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.