DOLAR 17,2252
EURO 17,5678
ALTIN 976,22
BIST 2.387,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 30°C
Açık
Artvin
30°C
Açık
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 32°C
Paz 25°C

SİSTEMLİ OLAN TEK ŞEY EĞİTİMDEKİ YIKIM

23.06.2022
350
A+
A-

Eğitim-İş Şube Başkanı Filiz Yılmaz, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı değerlendirme raporunu yayımladı.

Eğitim-İş Şube Başkanı Filiz Yılmaz, “Milli Eğitimin Çöküşü” başlığıyla 2021-2022 eğitim-öğretim yılı değerlendirme raporunu yayımladı. “Ortada bir eğitim sistemi olmadığı, sistemli olan tek şeyin eğitimdeki yıkım olduğu rakamlarla bağıran sert bir gerçekliktir.” ifadelerine yer verdi.

Söz konusu raporda, 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde öne çıkan başlıklar şöyle:

“Sendikamızın titiz araştırmaları, bizzat MEB’in faaliyet raporları ve basına sızan haberler, bu eğitim döneminin eğitimde yaşanan tahribatın en görünür aralık olduğunu ortaya koymuştur. Ortada bir eğitim sistemi olmadığı, sistemli olan tek şeyin eğitimdeki yıkım olduğu rakamlarla bağıran sert bir gerçekliktir.

Kurucusu olan Başöğretmen’in “Eğitimde feda edilecek fert yoktur” dediği Türkiye Cumhuriyeti’nde; gerici, piyasacı ve kamusalcılıktan uzak eğitim yönetimi nedeniyle yoksul öğrencilerin nasıl feda ve heba edildiği, bu eğitim öğretim döneminde daha da netleşmiştir.

2021-2022 eğitim-öğretim yılında;

– Öğrencilerin geçen dönemlerden biriken öğrenme kayıplarının giderilmesine yönelik çalışma yapılmamış,

– İkili eğitim, taşımalı eğitim garabetleri devam ettirilmiş,

– İhtiyaç duyulduğu sayıda derslik ve okul inşa edilmemiş,

– Deprem gerekçesiyle yıkılan okullar yapılmamış, bunun yerine bir sihirbazlık örneği gösterilerek okul içerisinden okullar çıkarılmış, konteyner ve prefabrik sınıflarla yaraya pansuman yapılmış,

– Okullara kadrolu yardımcı personel ısrarla atanmamış,

– Dernek, vakıf maskesi takmış tarikatlar protokol köprüleriyle eğitimde cirit atmış,

– Okullar bir siyasi partinin propaganda merkezi haline getirilmiş,

– Öğrenciler ve eğitim emekçileri açılışlara ve törenlere zorla götürülerek siyasete dolgu malzemesi olarak kullanılmış,

– Üniversitelere tepeden inme şekilde getirilen kayyum rektörler ve yöneticiler eliyle, akademinin özerkliği ve bağımsızlığı yok edilmiştir.

-Ücretli ve sözleşmeli öğretmen ayıbı sürdürülmüş, Anayasal bir hak olan güvenceli çalışma hiçe sayılmıştır. Asgari ücretin altında bir ücretle öğretmen çalıştırılarak Devlet eliyle suç işlenmiştir.

– Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenler ayrıştırılmış, çalışma barışı bozulmuş, öğretmenlerin ekonomik ve özlük hakları sınav ve kariyer odaklı hale getirilmiş,

– MEB’in rakamlarından ortaya dökülen öğretmen açığı kadar dahi öğretmen ataması yapılmamış,

– Önü alınamayan şekilde yükselen enflasyonun karşısında yoksul öğrencilerin beslenme, kırtasiye, barınma ve ulaşım gibi ihtiyaçlarını sosyal devlet ilkesi gereğince üstlenmek için bir adım atılmamış,

– Alım gücü korkunç derecede düşen, angaryalarla ve liyakatsiz yöneticilerle boğuşan eğitim emekçilerinin mesleki, maddi ve özlük hakları için gerekli adımlar atılmamıştır.

-Kamusal ve parasız olması gereken eğitim iktidar tarafından satın alınabilir bir hale getirilmiş ve iktidar toplumu yurttaşların ekonomik gücüne göre sınıflara ayırmıştır.

-Siyasal iktidar kendi ideolojik görüşleri doğrultusunda okul türleri arasında ayrımcılık yaratmıştır.”

Esra Başar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.