DOLAR 18,8197
EURO 20,3115
ALTIN 1.128,47
BIST 4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 8°C
Çok Bulutlu
Artvin
8°C
Çok Bulutlu
Pts 3°C
Sal 3°C
Çar 4°C
Per 4°C

“TARİH BUGÜNÜ UNUTMAYACAKTIR”

29.11.2022
333
A+
A-

Filiz yılmaz, Eğitim emekçilerin tüm itirazlarına rağmen gerçekleştirilen kariyer sınavı hakkında açıklamalarda bulundu

Eğitim emekçilerin bütün itiraz ve karşı koyuşlarına rağmen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavı cumartesi günü yapıldı.

Türkiye genelinde 81 ilde 1489 okulda 28 bin 650 salonda merkezi sistemle tek oturum şeklinde gerçekleştirilen sınav, 150 dakika sürdü.

Sınavda beşer seçenekli 100 soru soruldu. Sınavın değerlendirilmesi 100 puan üzerinden yapılacak. Yanlış cevaplar, doğru cevap sayısını etkilemeyecek. 70 ve üzeri puan alanların başarılı sayılacağı sınavda, her soru eşit puan ağırlığına sahip olacak.Eğitim-İş Şube Başkanı Filiz Yılmaz sınava dair açıklamalarda bulundu. Sınavın eğitim sistemine vurulan en ağır darbelerinden biri olduğunu aktaran Yılmaz, “tarih bugünü unutmayacaktır” diyerek şu ifadelere yer verdi:

“Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli eğitim sistemini geliştirmek ve çağın ötesine taşımak maksadıyla kurulmuş olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın milli eğitim sistemine en ağır darbelerden birini bizzat vurduğu gündür.

Bugün, eğitim emekçilerinden görüş alınmadan, Saray’ın talimatı ve yandaş sendikaların oluruyla hayatımıza sokulan ve mesleğimizin üzerine kara bir bulut gibi çöken Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öngördüğü uzman öğretmenlik sınavları, bizlerin ve ilerici kamuoyunun tüm itirazlarına rağmen yapılmıştır.

Bugün zaten “güvenceli istihdam bir haktır” diyen Anayasamıza aykırı olarak öğretmenleri sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye ayrıştıran MEB, düzenlediği bu ezbere dayalı sınav sistemiyle yeni suni ayrıştırmalar için en somut adımlardan birini atmıştır.

ÖMK ve onun öngördüğü bu haksız sınavların, Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış olmasına rağmen inatla yapılması, hem sınava giren eğitimciler hem de girmeyen eğitimciler için yeni mağduriyetlerin kapısını aralamıştır. MEB, “mülkün temeli” olan adaleti bekleme zahmetine girmemiştir.

Yani bugün, eğitimci bile olmayan, Bakanlığın as kadrolarının çoğunu eğitimcilikle alakası olmayan şahıslarla dolduran bir Milli Eğitim Bakanı’nın kendi yeterliliğine bakmadan, ezbere dayalı bir sınavla öğretmenlerin yeterliliğini ölçmeye kalktığı bir gün olarak tarihe geçmiştir.

Daha da acınası olan, geçim derdiyle boğuştuğu için yüzbinlerce öğretmenin içlerine sinmediği halde, ölümü görüp sıtmaya razı olur bir vaziyette bu sınava girmesini, sınavın doğruluğuna bir kanıt gibi gösterilmeye çalışılmasıdır. Açıkça MEB, kendi aciz bıraktığı eğitim emekçisinin seçtiği mecburi istikametlerle gurur duyacak kadar hakkaniyetini yitirmiştir.

Ve fakat kimsenin şüphesi olmasın ki tarih bugünü unutmayacaktır!

Bizler dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, öğretmen görünce kulağını kaşıyarak arkasını dönen bu zihniyetin yaptıklarını unutmayacağız! Sınıfta öğretmenin önüne geçmeyi dahi doğru bulmayan bir bakış açısıyla kurulan bu ülkenin eğitim sistemine, öğretmenin gözüne bakacak yüzü bile olmayanların verdiği zararı unutturmayacağız!

O yüzden bugün MEB için utancın, biz eğitim emekçileri için ise direncin günüdür! Biz bu rezil tabloya bakıp kararlılığımızı pekiştirecek ve önünde sonunda mesleğimize hakaret niteliğindeki ÖMK’yı tarihin çöplüğüne, onu imal eden zihniyetin yanı başına göndereceğiz!

Ve Eğitim-İş olarak ilan ediyoruz:

Eğitim emekçisinin kazanımlarına göz diken, onun uzmanlığını görmezden gelip emeğini küçümseyen bu anlayışın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde riyakarca sarf edeceği ezbere övgüleri istemiyoruz!

Eğitim emekçilerinin yalan övgülere değil, gerçek saygıya ihtiyacı var. Eğitim emekçilerinin günde bir kez hatırlanmaya değil yıl boyu insani koşullarda çalışıp insanlık onuruna yaraşır ücretler almaya ihtiyacı var. Eğitim emekçisinin “yeterliliği” olan bir Milli Eğitim Bakanlığı’na ihtiyacı var!

Mesleğimize en çok zarar veren yöneticilerin, takiye yaparak mesleğimizi övmesini dinlemeyeceğiz.”

Songül Yılmaz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.